Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
İsveçli kimyacı Alfred Nobel anısına 10 Aralık 1901'den beri ödül dağıtan İsveç Akademisi, Leo Tolstoy, James Joyce, Virginia Woolf, Mark Twain, Joseph Conrad, Anton Chekhov, Marcel Proust, Henry James, Henrik Ibsen, Emile Zola, Robert Frost, W.H. Auden, F. Scott Fitzgerald, Jorge Luis Borges ve Vladimir Nabokov'u atladığı için eleştirildi.

//php print_r ($fields); ?>
Alkolün sağlığa zararları artık hepimizin malumu. Peki, yazma süreci üzerindeki tesiri sanıldığı gibi bunun tam tersi mi gerçekten?

//php print_r ($fields); ?>
Memleketin kuşkusuz en önemli sinema festivallerinden biri olan Filmekimi, 28 Eylül- 6 Ekim tarihlerinde 12. kez seyirciyle buluşacak. Yaklaşık 40 filmi sinemaseverlerle buluşturacak festivalde bu yıl edebiyata da yer var!
La Vie d'Adèle (Adele’in Yaşamı)

//php print_r ($fields); ?>
Şarkı sözleri şiir midir, değil midir diye tartışmayalım. Müzikle edebiyat arasındaki bağlar tartışılmaz. Bu iki yaratıcı ifade şekli birbirini besliyor, birbirine dönüşüyor sık sık. Müzisyenler bu edebiyat işini epey ciddiye almaktalar. Şiirler, romanlar, hatta senaryolar yazıyorlar müzikle ilgisi olan ya da olmayan. Edebiyatçılar müziği tema ediniyorlar romanlarında.

//php print_r ($fields); ?>
Dünya dışından gelmiş ya da doğaüstü güçlerle donanmış, bu yüzden de yenilmez karakterlerdir süper kahramanlar. Toplumun üstesinden gelemediği problemleri bireyin nasıl halledebileceğini, bireyin gücünü ve yenilmezliğini göstererek bizi liberal iktisat teorilerinde betimlenen “istediğini yapabilecek özgürlükteki insan” modeline alıştırırlar.

//php print_r ($fields); ?>
Günümüz çocuklarının hafızasında biriken hikâyeler her geçen gün azalıyor. Hikâyesiz büyüyen çocukları bekleyen tehlikelerden söz etmenin sırası değil şimdi. Ama şu kadarını söylemek bile yeterli olacaktır: Geçmişe ait anısı ekran ışığından ibaret olan çocuğun geleceği aydınlık olamaz. Bu yüzden çocuklarımızla anı biriktirmek, onlarla konuşmak, hayatı yaşamak ve deneyimlemek önemli.

//php print_r ($fields); ?>
Neden polisiyeyi yaz mevsimine yakıştırdığımı bilemiyorum. Polisiye, hafif kitapların bence en ağırı olduğu, yaz için de hep “hafif kitap okunur” dendiği için ben yazın polisiyeyi tercih ediyorum sanırım. Kumsalda, kahvede, pansiyon odasında varoluşumdan uzaklaşmaya çalışırken, içine en rahat girip çıkabileceğim dünyayı polisiye sağlıyor.

//php print_r ($fields); ?>
“Şehrin neresinde olursak olalım, ister evden işe koşturalım, ister dost akraba ziyaretine gidelim, okuldan dönüyor olalım ya da bir cenazede sessizce düşünüyor olalım, bu merkezin hayali, kafamızın içinde hayatımıza bir çeşit, bir istek ve anlam vererek ışıldar durur. Orada, hayal ettiğimiz o yerde asıl hayat vardır. Oraya doğru gidilmelidir.

//php print_r ($fields); ?>
Ankara'nın adı kitapçılarla özdeşleşmiş Olgunlar Sokağı'nda bir bozkır ikindisi. Gölgelik kitapçı önleri, bunaltıcı temmuz sıcağında Ankaralılar için kitap bakmanın yanı sıra usulca bir nefeslenme yeri gibi. Vampir edebiyatına ve sinema uyarlamalarına dair görüşler ekseriyetle gençliğinin ilk demlerindeki taze belleklerden.

//php print_r ($fields); ?>
ABD'li Kurt Vonnegut öyle bir yazar ki insanlar onu ya çok sever ya da yok farz eder (Zira bir insanın ondan nefret edeceğine ihtimal vermek zor). Ama onun için ne hissederseniz, hissedin, insana ilham veren cümleler kaleme aldığını yadsıyamazsınız muhtemelen. İşte, onun hayat ve edebiyat hakkında yazdığı 10 güzel şey:
















