Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
“Şehrin neresinde olursak olalım, ister evden işe koşturalım, ister dost akraba ziyaretine gidelim, okuldan dönüyor olalım ya da bir cenazede sessizce düşünüyor olalım, bu merkezin hayali, kafamızın içinde hayatımıza bir çeşit, bir istek ve anlam vererek ışıldar durur. Orada, hayal ettiğimiz o yerde asıl hayat vardır. Oraya doğru gidilmelidir.

//php print_r ($fields); ?>
İstanbul sokaklarında yürürken nadiren de olsa bir şairin dizeleriyle, bir kitaptan ufak bir alıntıyla karşılaşabiliyoruz, ama bu bize pek yetmiyor. Özellikle de aşağıda göreceğiniz birbirinden güzel örneklerin varlığından haberdarken, "Keşke." diyoruz, "Bizim sokaklarımızda da daha çok edebiyat olsa!"

//php print_r ($fields); ?>
Çocukluğunu kitap ve dergi açısından kısıtlı zamanlarda geçirenler için atlasın önemi büyüktür. Sınıflarındaki kara tahtanın yanında coğrafi veya fiziki Türkiye atlası görenler şanslı, dünya atlası görebilenler hepten şanslı sayılırdı. Tabii bir de ülke ülke, kıta kıta dünya atlası fasikülü bulanlar için hayal dünyasının kapısı ardına kadar açılırdı.

//php print_r ($fields); ?>
Geçen günlerde bir kitapçının danışma bölümünde istediğim kitabın gelmesini beklerken bir konuşmaya şahit oldum. Bir anne oğlu ile danışmaya geldi ve elindeki listeden aradığı kitapları sıraladı.

//php print_r ($fields); ?>
Aslında öykü yazmaya başlarken ve onları “Heveskuşu” adı altında bir araya getirdiğimde, neden öykü yazdığımı bilmiyordum. Hala da tam olarak bunun nedenini bildiğimi söyleyemem. Sanırım hayatın parçalar halinde üzerime savurduklarını birleştirmek ya da yan yana koymak istemişim.

//php print_r ($fields); ?>
İnsanoğlu hiç durmadan yayılan bir tür. Tarih öncesinde ve tarih boyunca bulunduğu her yeri kendisine tabi kılma konusunda büyük ısrar göstermiş. Dünyayı ele geçirme, kendine mal etme, içini dışına çıkarma, doğasını kontrol etme, paylaşma mücadelesini hiç durmadan vites artırarak sürdürüyor.

//php print_r ($fields); ?>
Chuck Palahniuk'un söylediği gibi "Gerçek kurmacadan daha tuhaftır," ve bazı insanlar gerçek olamayacak kadar harikadırlar. Çok sevdiğimiz edebi karakterlerin pek çoğunda yazarlarından izler bulmak olasıdır tabi, peki ya başkalarından? Aşağıda, bazı meşhur karakterleri yaratırken yazarlarının ilham aldıkları kişileri bulacaksınız.

//php print_r ($fields); ?>
Her kavramın, kolayca tüketildiği bir dünyada yaşıyoruz. Öyle ki, “Her kavramın, kolayca tüketildiği bir dünyada yaşıyoruz” cümlesinin bile anlamının ne kadar tüketildiğini fark ediyorum yazarken... Nasıl da klişe geliyor kulağa!

//php print_r ($fields); ?>
Bazı kadınlar vardır ilk başta varlığını çok hissedemezsiniz, coşkulu ya da farklı değillerdir. Sanki hep oradadırlar, olmaları gereken yerde. Fakat bir şekilde dikkat kesilirseniz o durağanlığının içinde bambaşka denizlerin var olduğunu görürsünüz. Doğru yerde susar doğru yerde konuşurlar. En çok da dinlerler.

//php print_r ($fields); ?>
Kral, eşi ve üç kızı bir adada yaşamaktadır: İlk bakışta Shakespeare’in Kral Lear ve Fırtına’sını birleştiren tuhaf bir senaryo gibi duruyor. Kral, yani baba, tehlikeli dış dünyayla ilişkilenebilen, adada ihtiyaç duydukları araç gereçleri almak için dışarıya çıkabilen tek kişidir. Kızların adada yaşayanlar dışında birileriyle iletişimiyse mümkün değildir.
















