Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Hafıza, Bağ Ve Çocuk

Günümüz çocuklarının hafızasında biriken hikâyeler her geçen gün azalıyor. Hikâyesiz büyüyen çocukları bekleyen tehlikelerden söz etmenin sırası değil şimdi. Ama şu kadarını söylemek bile yeterli olacaktır: Geçmişe ait anısı ekran ışığından ibaret olan çocuğun geleceği aydınlık olamaz. Bu yüzden çocuklarımızla anı biriktirmek, onlarla konuşmak, hayatı yaşamak ve deneyimlemek önemli.



Önce kitabını mı okumalı, yoksa filmini mi izlemeli?

Önce kitabını mı okumalı, yoksa filmini mi izlemeli? Cevaplaması kolay bir soru değil... "Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi"nin bir başka versiyonu olarak nitelendirebiliriz. Önce filmi izlemeli diyenlerin de, önce kitabını okumalı diyenlerin de haklı nedenleri olacaktır hiç kuşkusuz.



Nobelliler Kulübünün yeni üyesi: Tomas Tranströmer

Ödüller. Yaptıklarımızın başkaları tarafından onaylanması. Yaptıklarımızın karşılığını almamız. (İngilizcede bir malın ya da hizmetin ederi anlamına gelen price ile ödül anlamına gelen prize ne kadar da yakınlar birbirine.) İçinde bulunduğumuz yolda, muhtemelen doğru istikamette ilerlediğimizi anladığımız anları işaretleyen ödüller.



Şiirin Türkçe Karakter’i

İnsan karakter özellikleriyle tanınır daha çok. İnsanın kelimeleri, yürüyüşü, dinleyişi, konuşması hepsi birlik olup karakter denilen hususiyetler toplamını oluşturur. Dil de bir karakter taşır sonuçta. Her dilin ayrı bir karakteri vardır. Çünkü dil, konuşulan ağızlarda, susulan gönüllerde bir kimliğe, bir aidiyet bilincine dönüşür daha çok.



Parklara bakmak

Ben kaç parktan geçtim ömrümde? Birkaç kuşağın kesintisiz kullandığı, sevgililerin yüce ağaçların altında el ele dolaştığı, sevdiğimiz yazarların gençlik anılarında yer etmiş kaç park tanırım memlekette? Özgürlük soluduğumuz mekanlar olarak parklar. Kırsal alanda doğayla kurduğumuz ilişkinin şehirli yüzü olarak parklar. Çocuklarımızın sokakla buluştuğu neredeyse tek nokta olan parklar.



Sakın evde denemeyin!

Kitapların sadece okumak için olduğunu düşünenlerden misiniz? Bu fotoğraflar sizin gibi birçok insanın düşüncesini tersine çevirecek.

İskoçyalı Georgia Russel, sanat için fırça ya da kalem yerine bistüri kullanıyor. Eserleri peri masallarındaki yaratıklara benziyor.

 

 



Sokaktan // Derin bir nefes al ve ver

Girişte, ellerinde manyetik cihazlar ile üst arama kabinlerinin ardında takım elbiseli bir koruma ordusu… Çepeçevre girişini sardıkları fuar merkezinin G8 zirvesine ev sahipliği yaptığını düşünebilirsiniz. Gerçeği, elinizdeki suyu ''Efendim içeriye dışarıdan su sokmak yasak.'' diyen görevliye bıraktıktan ve giriş ücretini ödedikten sonra öğrenebilirsiniz.



Baskının “kısa” tarihi

Shakespeare’in 36 oyundan oluşan toplu oyunlarının ilk baskısının iki yıldan uzun sürdüğünü ya da İngilizcede basılan ilk kitabın Kral Arthur olduğunu biliyor muydunuz? Şimdilerde baskı teknolojileri bir hayli gelişmiş olsa da baskının tarihine ilişkin bilmediğimiz pek çok şey var.



Gezdiren edebiyat: Az gittik uz gittik

80’lerin çocukları hatırlar; o dönemde çok çeşitlilik göstermeyen, eğitici çocuk programlarından birinin adıdır Az Gittik Uz Gittik. Çizgi film gibi başlayan bu programın jeneriğinde Evliya Çelebi ve atı Küheylan görünürdü.



Sokaktan: Sizce ozan kimdir?

Ozan şarkıcı denince, geçen yıllarda, gökte dolunay eşliğinde izlediğim Leonard Cohen geliyor aklıma. Ülkemizde ise ozan deyince aklıma Aşık Veysel, Mahsuni Şerif, Neşet Ertaş, Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok, Ahmet Kaya, Zülfü Livaneli, Selda Bağcan, Jehan Barbur.

 

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.