Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Stella Ovadia, Yazko Somut 4. Sayfa, İlk Feminist Yazılar, adlı kitabın sunum yazısında iddialı konuşuyor: "Gezi direnişi, onu yaşayan gençler için neyse 4. Sayfa da bizim için aynı işleve sahip. İkinci cins olma bilincinin yarattığı şaşkınlığın, öfkenin, isyanın paylaşılır olabilmesi inanılmaz bir enerji doğurmuştu."

//php print_r ($fields); ?>
Doksanlı yılların modası olan uzun telefon görüşmelerinin yerini şimdilerde çeşitli mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürüyen bitmek bilmez sohbetler aldı. Fakat ne olursa olsun parmakların hızı dilin hızına kolay kolay yetişemiyor. Hal böyle olunca modern çağın iletişim araçları da kendi yöntemlerini yaratıyor. Bu yöntemlerden biri de emoji denen semboller.

//php print_r ($fields); ?>
Alain de Botton’dan çevirdiğim ilk kitap olan Romantik Hareket, ilk kez Sel Yayıncılık Genel Yayın Yönetmeni İrfan Sancı tarafından 2 Haziran 2000 tarihinde Beyoğlu’nda bir kafede karşıma getirildi.

//php print_r ($fields); ?>
Bildiğimiz her şey değişiyor. Soluduğumuz havanın içeriğinden yüzdüğümüz denizin asit seviyesine her şey, bizden öncekilerin bildiğinden farklı. Önceki nesillere yeten sıcaklık haritaları, günümüzde eski moda kalıyor. Bizler, bu acayip havaları yansıtabilmek için sıcaklık haritalarına yeni renkler ekliyoruz.

//php print_r ($fields); ?>
1841’in şubatında bir grup insan, New York limanında, Master Humphrey’s Clock dergisinin son sayısını İngiltere’den getirecek olan gemiyi bekliyordu. Dergi, merakla bekledikleri sorunun cevabını taşıyordu: Küçük Nell yaşıyor mu?

//php print_r ($fields); ?>
Başkaldırı, tükenmek bilmeyen bir yenilik arayışı, tüketim karşıtlığı, sınırsız cinsel haz ve uyuşturucu... Beat Kuşağı sadece geçen yüzyılın 10-20 yıllık dönemine damgasını vuran çılgın bir gençlik akımı değil, bugün hâlâ etkilerini hissedebileceğimiz, bugün hâlâ aradığımız ve özlediğimiz bir ruh hali.

//php print_r ($fields); ?>
Kalabalık bir dünyada, metalarla çevrili ve her biri kendine özgü karaktere bürünmüş, birbirine benzer ama nüanslarla eşsiz kılınmış mekanların arasında, her kişinin ve her şeyin iletişim değeri hiç de kolay başa çıkılmayacak bir boyuta getirilmiş bir dönemde yaşıyoruz. Herkesin birden çok öyküsü var, her şey hakkında birçok anlatı aynı anda ortalıkta dolaşıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Yalnızca kendini kaptırarak kitap okudun diye, görebildiğin dünya da genişleyecek sanma. Ne kadar bilgi depolasan bile, kendi kafanla düşünüp kendi ayaklarınla yürümedikçe her şey sahte, havada ve gelip geçici şeyler olarak kalır.”
- Sosuke Natsukawa, Kitapları Kurtaran Kedi

//php print_r ($fields); ?>
Sabah uyandığımda yanı başımda kelebek, onun gözlerinde de yaş vardı. “Düş gibi bir kitap okudum, kitabın içinde bir düşe yattım,” dedi bana. Söz konusu kitap Hacer Yeni’nin Turnalar Sıcak İklimlere Geçiyordu’suymuş. “Orada çok hüzünlü bir kadın vardı. Ne zaman hüzünlense gökyüzüne, bulutlara, yıldızlara ve bazen de gökte uçan turnalara bakıyordu. Bir de kuzusu vardı.
















