Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Küresel ısınma son yıllarda söyleye söyleye alıştığımız, bize getireceği felaketi gündelikleştirdiğimiz bir tamlamaya dönüştü, biliyorum. Ama yok olmadan önce önlem almak için sadece iki üç yıl kaldı önümüzde, şaka değil. En büyük yanlışı, insan kültürünü doğaya uyum sağlama düşüncesi yerine, doğayla mücadele etmek üzerine kurmuş olmakla yapmışız gibi görünüyor.

//php print_r ($fields); ?>
A. Ömer Türkeş: “Korkma, içindeki o yüz bin yıllık ağının, korkunun üstüne yürü, ona başkaldır. (...) Getirdiğin iyilikler de, belki bir gün insanlar için kötülük olur, kendi iyiliğine de başkaldır. (İnce Memed, YKY, 2007)

//php print_r ($fields); ?>
Kişisel gelişim kitapları öyle büyük bir endüstri olmuş ki, başarılı kişisel gelişim kitabı yazmanın yolları diye kişisel gelişim kitapları bile mevcut. Çarpıcı bir kitap adı, kolay mutluluk ve başarıya ulaşma egzersizleri, iyimser ve hayalleri süsleyen bir geleceğe kısa yoldan ulaşma vaadi. Aslında akıllı birer pazarlama projesi böyle kitaplar.

//php print_r ($fields); ?>
Göbeğiniz, basenleriniz, gıdığınız ve siz... Farkındasınız değil mi, nisan-mayıs aylarında gevşeyen gönül yaylarınıza inat vücudunuzun sıkılaşması gerektiğini... Malum önümüz yaz, göbekler fora! Ee tamam erkekler için pek geçerli değil bu durum ama onlar da sıkı bir vücuda kısa zamanda ulaşmanın yollarını arayacak. Olabilir, insanlık hali.

//php print_r ($fields); ?>
Şimdilerde teknolojinin gelişmesi, iletişim araçlarının hiç olmadıkları kadar hızlanmasıyla unutulmaya yüz tutsa da bir zamanlar uzaklardaki sevdiklerimize ulaşmak için olmazsa olmazımızdı posta servisi. Kimi zaman ucu yanık mektuplar gönderilip cevabı bazen aylarca beklenir, kimi zaman hoşça vakit geçirilen bir tatilin anısı olarak kartpostallar gönderilirdi.

//php print_r ($fields); ?>
Stephen James Joyce’un ismini duymuş muydunuz? Joyce ile ünlü kahramanı Stephen Dedalus’un birleşmesinden oluşan, tipik bir Joyce buluşu gibi geliyor kulağa -ama Joyce üzerine çalışan, araştırma yapan, yapmaya çalışan herkesin bir biçimde fark etmek zorunda olduğu gibi, bu gerçek bir isim. Kendisi büyük yazarın torunu oluyor.

//php print_r ($fields); ?>
Erdal Öz
12 Mart olayları edebiyatımıza pek çok örnekle yansıdı da, 12 Eylül olayları neden pek az yansıdı?
Soru bu.
Düşünelim:
Türkiyemizin yaşadığı talihsiz, bir o kadar da uğursuz iki tarih: 12 Mart, 12 Eylül.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Roland Barthes'ı niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
Kaçmak istiyorsun. Sıcak yaz günlerinde, kucağına kitabını alıp, serinlikte saatlerce okuyabilirsin. Başka bir dünyanın maceralarını okumaya niyetlisin. Kahramanlarının, diyarlarının, yaratıklarının, kavgalarının bambaşka olduğu yapıtlar.

//php print_r ($fields); ?>
Dünya yepyeni bir hadiseyle meşgul birkaç aydır; kapının dışında durmak bilmeyen bir akıştan, pencerelere çekildik. O açıklıktaki cereyandan çarpıldıkça çarpılıyoruz şimdilerde. Yerküre nüfusu ilk defa aynı anda virütik bir meselenin her aşamasına hâkim, mutasyonunu dört gözle bekliyor. Cânım bağışıklığımız bizi yarı yolda bırakmasın diye organlarımızı şımarttıkça şımartıyoruz.
















