Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Alper Canıgüz, bugünlerde yeni bir roman üzerinde çalışıyor. Çevredeki inşaatların gürültüsü daha da katlanılmaz hale gelmezse, bu yıl içinde tamamlanacak gibi görünüyor Kan ve Gül. Çalışma masasındaki hoparlörler, hem çevredeki gürültüye hem de yeni romanın ismine dair ipuçları veriyor zaten!

//php print_r ($fields); ?>
Erdal Öz
12 Mart olayları edebiyatımıza pek çok örnekle yansıdı da, 12 Eylül olayları neden pek az yansıdı?
Soru bu.
Düşünelim:
Türkiyemizin yaşadığı talihsiz, bir o kadar da uğursuz iki tarih: 12 Mart, 12 Eylül.

//php print_r ($fields); ?>
İletişim Yayınları’ndan, okurları 1940’ların Ankara’sına taşıyan bir grafik roman yayımlandı. Levent Cantek’in yazdığı ve bu doğrultuda Berat Pekmezci’nin çizdiği ikişer sayfayı haftada bir Levent Cantek’e gönderdiği, Levent Cantek’in de hikayeyi tekrar tekrar yazıp şekillendirdiği bir yıllık dolu dolu bir emeğin ürünü bir kitap Emanet Şehir.

//php print_r ($fields); ?>
Romantizm akımının en tanınmış yazarlarından biridir Victor Hugo. Daha ilk romanı olan Notre Dame'ın Kamburu ile ortaya koyar edebiyat alanındaki yetkinliğini ki bu roman ona dünya çapında bir şöhret de getirmiştir. Müzikallerden sinema filmlerine kadar birçok farklı görünüme giren Notre Dame'ın Kamburu, Disney animasyon stüdyosu tarafından çizgi filme dahi uyarlanmıştır.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz: Siz Tenten'in yaratıcısı Hergé'yi niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
Babil Kütüphanesi, Borges'in bir kısa öyküsüdür. Bu öyküde Borges, evreni sonsuz bir kütüphane olarak hayal eder. Buna göre tek bir kitap olmalıdır evrenin bütün sırrını taşıyan: Kütüphanedeki bütün kitapların kodlarının yazılı olduğu bir kitap, yani yine kütüphanenin kendisi!

//php print_r ($fields); ?>
Türk Dil Kurumu “bellek”i, “Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin,” olarak tanımlıyor. Bu tanım, her ne kadar nesnel bir açıklama sunsa da, belleğin farklı katmanlarını, karmaşık işleyişini ve uzlaşmaya yanaşmayan doğasını yansıtmakta yetersiz kalıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Dünya yepyeni bir hadiseyle meşgul birkaç aydır; kapının dışında durmak bilmeyen bir akıştan, pencerelere çekildik. O açıklıktaki cereyandan çarpıldıkça çarpılıyoruz şimdilerde. Yerküre nüfusu ilk defa aynı anda virütik bir meselenin her aşamasına hâkim, mutasyonunu dört gözle bekliyor. Cânım bağışıklığımız bizi yarı yolda bırakmasın diye organlarımızı şımarttıkça şımartıyoruz.

//php print_r ($fields); ?>
Üç kitabı baskısı, kapağı ve iç sayfaları yönünden değerlendirdiğimiz Karne'nin baskı kritikleri Libris Lipum, tasarım kritikleri Bila Perva tarafından yapılmıştır.
Saklı Şiirler, Ayşe Kulin, Everest Yayınları
Baskı

//php print_r ($fields); ?>
Keşfet'in bu ayki konuğu Mert Fırat.
Sizlere keşfetmeniz için Mehmet Bilal'in Béla: Osmanlı'da Bir Vampir isimli kitabını öneriyor, hem de kendi el yazısıyla!
Bu kitaptan altını çizdiği cümle ise şöyle: "Konağın alt katındaki odamda tabutumdan çıkmış kendimi bir an önce dışarı atmak için hazırlanıyordum."





.jpg)










