Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
İnternet, e-kitaplar, akıllı telefonlar elimizin altında olabilir, ancak kitapların saltanatı kolay kolay sona ermeyecek! Az bulunan, değerli kitapların ise pahada oldukça ağır olduklarını biliyoruz. 1640 yılına ait 400 sayfalık bir kitabın, açık artırmada 30 milyon dolara satılacağının öngörüldüğü bir çağdayız halâ! Bakalım bu çok değerli, az bulunan kitaplar hangileriymiş?

//php print_r ($fields); ?>
Guernsey adası Fransa ve İngiltere arasında yer alıyor ve İkinci Dünya Savaşı’nda Alman işgaline uğramış. Adanın sakinleri Nazilerle geçirdikleri günlerde hayata tutunmak için bir kitap kulübü tesis ederler. Ne var ki insanların bir araya gelmesi işgal yasalarına göre yasaktır ve bunu aşmak için tuhaf yöntemler izlerler.

//php print_r ($fields); ?>
Birbirlerine düşman iki kişi gemiye binerler; üstelik aynı gemiye. Birbirlerinden olabildiğince uzakta durmak için, biri geminin pruvasına, diğeri de kıça geçer. Ve oldukları yerden kıpırdamazlar. Gemi ansızın bir fırtınaya yakalanıp batmaya başladığında, kıçta duran, gemicilerden birine geminin önce hangi taraftan batacağını sorar. “Pruvadan,” olur cevap. Adam rahatlar.

//php print_r ($fields); ?>
13 Aralık 1977'de ayrılmıştı aramızdan Oğuz Atay. Ama geride bıraktığı eserleriyle birlikte hep yanı başımızda. Aralık ayı sona ermeden onu bir kez daha hatırlamak/anmak istedik. İpekli Mendil öykü sözlüğünün yazarlarından İzzetiye Keçeci, Korkuyu Beklerken kitabından mini bir Oğuz Atay sözlüğü hazırladı.

//php print_r ($fields); ?>
Mart ayında KomşudaPişen'lere hoş geldiniz! Yine edebiyat dergilerinin dolu dizgin geçirdiği bir aydan sizin için farklı türlerde bir çok eser seçtik.
Notos

//php print_r ($fields); ?>
Birçoğumuz onları çocukluk günlerimizde okuduğumuz eğlenceli kitapların yazarları olarak tanıyoruz. Oysa neşeli çocukluk günlerimize eşlik eden kimi yazarlar aslında yetişkinlere hitap eden bazı kitaplara da imza atmışlardı. Üstelik bu kitapları kimi de oldukça erotikti! Fakat baştan uyaralım, duyacağınız isimler sizi biraz şaşırtabilir!

//php print_r ($fields); ?>
Önce hikayenin kendisi geldi: İnsanı sarsan, afallatan, duyunca elini ayağına dolaştıran bir hikayeydi.

//php print_r ($fields); ?>
Marguerite Yourcenar, 1951’de yayınlanan Hadrianus’un Anıları’nın girişinde “Zamanımızda, roman tüm öteki biçimleri yiyip yutuyor; anlatım aracı olarak insan sadece roman biçimini kullanmaya zorlanıyor.” demişti. Romanın zaferini ilan eden epey bir metne sahibiz. Ancak bir not düşmek zorundayız ki 20. yüzyılın ilk yarısında Netflix abonesi olmamıştı Yourcenar.

//php print_r ($fields); ?>
Türkiye’de 1960 ve 70’li yıllarda kitlelerce çok sevilen Amerika ve İtalya kökenli çizgi romanların popülaritesi, yıllar içinde inişli çıkışlı bir seyir izledi. Hâlâ Zagor koleksiyonu yapanlarla birlikte sıfırdan Martin Mystere’e başlayan küçüklerin ya da Örümcek Adam’ı sinema dışında okumayı da sevenlerin sayısı hiç az değil.
