Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Kulaklığınızı taktınız, Leonard Cohen ya da ne bileyim Aşık Mahzuni, fısır fısır bir şeyler söylüyor. Dikkatli dinlerseniz, sizi ayan beyan edebiyatın sularına buyur ediyor.

//php print_r ($fields); ?>
Dünyanın bilgisini kurgusuna katan, kahramanın bilimin biriktirdikleri ve filozofların açıkladıkları arasında dolanırken zamane kuramcısı ya da sanatçısı gibi sorgulamalara girdiği romanlar yazılıyor ve ben bu soydan gelen romanları büyülenmiş bir biçimde, poetik bir hazla okuyorum.

//php print_r ($fields); ?>
Tiyatro onda dinamizmine, kalabalıklığına, kolektifliğine ve birden çok duyuya seslenen heyecanının yarattığı enerjisine rağmen sonunda edebiyata ve edebiyatın daha dingin, yalnız ve bireysel yaratımına tarih boyu ihtiyaç duymuş.

//php print_r ($fields); ?>
Türkiye’de 1960 ve 70’li yıllarda kitlelerce çok sevilen Amerika ve İtalya kökenli çizgi romanların popülaritesi, yıllar içinde inişli çıkışlı bir seyir izledi. Hâlâ Zagor koleksiyonu yapanlarla birlikte sıfırdan Martin Mystere’e başlayan küçüklerin ya da Örümcek Adam’ı sinema dışında okumayı da sevenlerin sayısı hiç az değil.

//php print_r ($fields); ?>
Alt türlere “edebi nitelik” üzerinden kuşkuyla bakılır ama o alt türü ortaya çıkaran ortamın ve koşulların toplumsal boyutu her zaman ciddiye alınır. Feminist ütopya için de durum böyle. Feminist ütopyayı alt tür yapan, içeriğinden, savunduğu temalardan, hicvettiği kavramlardan ziyade, bilimkurgu özelliklerinin baskınlığıdır. Gelecekte, başka bir gezegende ya da evrende geçer.

//php print_r ($fields); ?>
L. Al-Zubaidi, M. Cassel ve N. C. Roderick'in Devrimleri Yazmak: Tunus'tan Suriye’ye Arap İsyanından Sesler kitabı (çev. Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları) pek çok açıdan ilginç ve ufuk açıcı bir kitap ama özellikle “Devrimi nasıl yazmalı” sorusuna bir yanıt arayışında olmasından alınabilecek ilhamlar var gibi görünüyor.

//php print_r ($fields); ?>
Sanat hikayeler anlatır. Masallardan, destanlara, mağara resimlerinden, İlkçağ heykellerine dek geriye gittiğimizde hem edebiyatta hem de görsel sanatlarda hikaye anlatma geleneğinin inanç, iktidar ve kahramanlık anlatılarının tasviriyle başladığını ve edebiyat ile görsel sanatların daima bir etkileşim içinde olduklarını söyleyebiliriz.

//php print_r ($fields); ?>
Paris yalnızca bir aşıklar şehri değil, aynı zamanda birçok sanatçıya da yuva olmuş bir şehir. Özellikle yirmili yıllarda edebiyatçıların akınına uğramış ve F.Scott Fitzgerald'dan Ernest Hemingway'e kadar birçok yazara ilham vermiş olan Paris, kitap kurtları için de birçok durağı içinde barındırıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Çok değil iki ay önce, 74 yaşındaki ozan Joan Baez, Berlin’de Amnesty International’ın “Vicdan Elçisi Ödülü”nü sanatçı Ai Weiwei ile paylaştı. Henüz 21 yaşındayken, yani 1962’de, Life dergisi onu “en iyi folk şarkıcısı” ilan etmişti ama daha da öncesinde, 1959’da Newport Folk Festivali’nde iki düet için sahneye çıktığında, “çıplak ayaklı madonna” olarak belleklere kazınmıştı zaten.

//php print_r ($fields); ?>
Eğitim hayatımızda hepimize dayatılan belli başlı bazı kitaplar vardır. Edebiyat, Dil ve Anlatım dersleri için okuduğumuz yahut okumuş gibi yaptığımız bu kitapların isimleri herkes tarafından bilinir.

















