Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Rap müziğinin “istihza ustası” Gil Scott-Heron’un 2010 yılındaki Brixton konserinden önce, albümlerinin satıldığı tezgahta şiirleri de vardı, romanı da. The Vulture’ı ilk defa orada gördüm. Satın almadım ve tabii çok kısa bir süre sonra da bundan pişmanlık duydum.

//php print_r ($fields); ?>
Alt türlere “edebi nitelik” üzerinden kuşkuyla bakılır ama o alt türü ortaya çıkaran ortamın ve koşulların toplumsal boyutu her zaman ciddiye alınır. Feminist ütopya için de durum böyle. Feminist ütopyayı alt tür yapan, içeriğinden, savunduğu temalardan, hicvettiği kavramlardan ziyade, bilimkurgu özelliklerinin baskınlığıdır. Gelecekte, başka bir gezegende ya da evrende geçer.

//php print_r ($fields); ?>
Türkiye’nin söz konusu medya olduğunda ne durumda olduğu herkesin malumu. En çok tutuklu gazeteci Türkiye’de. Sürekli görüyoruz, özellikle Gezi direnişi esnasında yapılan eylemlerde polisin saldırısından nasibini alanlar yine gazeteciler oldu. Eylemlerde gazetecilerin hedef alındığı ve tehdit edildiği videoları henüz unutmuş değiliz. Birçoğu susturulmaya çalışıldı.

//php print_r ($fields); ?>
“Benim için yaşadığım yerin sesi bu. Bunu açıklamak zor. Hep orada, kalp atışların gibi. Her zaman, tüm hayatımız boyunca müzik vardır. Müziğimiz harikuladedir. Deniz bizimle konuşur. Konuşan, yaşadığımız yerdir. Anlıyor musun?”

//php print_r ($fields); ?>
Televizyon dizilerinin altın çağında bir edebiyat profesörü, Nic Pizzolatto, 2014 yılının en çok ses getiren dizilerinden biri olan True Detective’i yarattı.

//php print_r ($fields); ?>
J.K. Rowling, başka yazarların kitapları üzerine pek konuşmaz. Buna rağmen Jessica Mitford'un mektuplarını bir araya getirerek, 2006'da basılan Decca için bir makale yazdı.

//php print_r ($fields); ?>
Çok değil iki ay önce, 74 yaşındaki ozan Joan Baez, Berlin’de Amnesty International’ın “Vicdan Elçisi Ödülü”nü sanatçı Ai Weiwei ile paylaştı. Henüz 21 yaşındayken, yani 1962’de, Life dergisi onu “en iyi folk şarkıcısı” ilan etmişti ama daha da öncesinde, 1959’da Newport Folk Festivali’nde iki düet için sahneye çıktığında, “çıplak ayaklı madonna” olarak belleklere kazınmıştı zaten.

//php print_r ($fields); ?>
Savaşlar ve felaketler insanlık için büyük yıkımlar getirir. Acı, gözyaşı, sürgünler ve kayıplar bireysel ve toplumsal ölçekte kapanmayan yaralar açar. Yaşamdaki bu nedenli derin acılar, edebi alanda aynı derecede nitelikli eserler doğmasını sağlar.

//php print_r ($fields); ?>
Ev dediğiniz şey hatıra kumbarası. Kumbarada ne kadar hatıra varsa o kadar uzağa gidebiliyor, uzaklaştıkça biriktirdiklerinizi harcıyorsunuz. Harcadıklarınızı yerine koyacak imkana sahip değilseniz, ev bilgisini gittiğiniz yollarda tüketiyorsunuz. Evden uzaklaşmayı heyecanlı olduğu kadar hazin kılan da bu.

//php print_r ($fields); ?>
Yazarların daima geceleri el ayak çekildikten sonra yazmaya başladığı düşünülür. Sanatçıların ve yaratıcı bir uğraşıyla meşgul kişilerin en verimli olduğu saatin de gecenin çıt çıkmayan, sadece düşüncelerin akışının tıkırtısının duyulduğu gece saatleri olduğu türlü çalışmalarla da savunulmuştur.
