Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Keşfet'in bu ayki konuğu Jehan Barbur, AZ'ı neden seçtiğini kendi el yazısıyla yazdı! Hakan Günday'ın AZ romanı için "Dahiyane bir kurgu. Bana iyi bir tokat attı," diyen Barbur'un seçimini kendi el yazısından okuyun.

//php print_r ($fields); ?>
Adınız, cisminiz her ne ise, her ne renk ve kumaştan giyinmeyi seçiyorsanız, yolda yürüyen adama sinirlendiğinizde ağzınızdan hangi kelimeler dökülüveriyorsa... Hep biraz da siyasi. Değil mi ki, bir fabrika işçisini bembeyaz kıyafetler içinde pek de göremezsiniz.

//php print_r ($fields); ?>
Televizyon dizilerinin altın çağında bir edebiyat profesörü, Nic Pizzolatto, 2014 yılının en çok ses getiren dizilerinden biri olan True Detective’i yarattı.

//php print_r ($fields); ?>
Selim Baki’nin “Kısa Camel”ı

//php print_r ($fields); ?>
Twitter'a erişimin dün gece mahkeme kararıyla engellenmesinin ardından totalitarizm üzerine yeniden düşünmeye başladık. Bunun siyaseten ne anlama geldiği televizyon programlarında ve üniversite kürsülerinde de çokça tartışılıyor ve tartışılacak da şüphesiz. Fakat böylesi rejimlerin bireyler üzerindeki etkisine hiçbir dal edebiyat kadar yakından bakamayacak.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Raymond Carver'ı niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
Vücudun görünür yerindeki bir yarayı taşımak zordur. Hele hakkında sorulan sorulara hikayesini anlatarak yanıt vermek, taşımaktan bin kat daha zordur. Bu lafı öylesine söylemiyorum, yaram olduğundan biliyorum. Şehzade Yangını isimli çizgi romanının başkarakteri Osmanlı kabadayısı Tahir’in dış görünüşünde de, kitabın kapağından itibaren en çok dikkat çeken unsur yüzündeki kocaman yara.

//php print_r ($fields); ?>
Muhafazakarlar, gençler arasında sorumsuzluğun yaygınlaştığı, sosyal düzenin sekteye uğradığı bir dönem olarak tanımladı 1960'ları. Geri kalanların büyük çoğunluğu ise özellikle ırkçılık, cinsiyetçilik, militarizm konularındaki tabuların sorgulandığı bir dönem olarak gördü o yılları.

//php print_r ($fields); ?>
Yazarların daima geceleri el ayak çekildikten sonra yazmaya başladığı düşünülür. Sanatçıların ve yaratıcı bir uğraşıyla meşgul kişilerin en verimli olduğu saatin de gecenin çıt çıkmayan, sadece düşüncelerin akışının tıkırtısının duyulduğu gece saatleri olduğu türlü çalışmalarla da savunulmuştur.

//php print_r ($fields); ?>
Hayatla ölüm arasında pencereden bir sınır

















