Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Edebiyat tarihi çocuklarının üzerine titreyen, dişi bir kartal gibi üzerlerine kol kanat geren, müşfik ve sevecen anne karakterleriyle doludur hiç şüphesiz. Hatta, yan karakterler söz konusu olduğunda, bu prototipin işleyen bir denklem olduğu bile söylenebilir. Peki edebiyat tarihinin tüm anneleri bu denli özverili ve sevecen midir? Elbette hayır!

//php print_r ($fields); ?>
Çocuklar okumayı sever evet ama kitabı yazan kişinin nasıl yazdığını, nelerden etkilendiğini de acayip merak ederler. Konferans ve imza günlerimde sıkça karşılaştığım soruların başında geliyor bu: “Nasıl yazıyorsunuz, nerede yazıyorsunuz, kimden ilham alıyorsunuz, kitap nasıl yapılıyor?” Yazarın kitabının raflara çıkıncaya kadarki serüveni çocukların ilgisini çekiyor.

//php print_r ($fields); ?>
“Bir hikâye takip edilecek bir yol değildir… Daha ziyade bir ev gibidir. İçine girer, bir süre kalırsınız, oradan oraya gezinir, beğendiğiniz yere yerleşip odalarla koridorların birbirlerine nasıl bağlandıklarını keşfedersiniz,” demiş Alice Munro. Hakkı da var. Zira roman yazmak, kurgulamak aslında bir ev ya da bina tasarlayıp inşa etmeye, yani mimariye benziyor hiç kuşkusuz.

//php print_r ($fields); ?>
Hayatla ölüm arasında pencereden bir sınır

//php print_r ($fields); ?>
Resmi tarihin görmekte ve göstermekte isteksiz olduğu ne varsa, edebiyat görmeye hep meraklı oldu. Dikkatli bakarsanız, insanlık da.

//php print_r ($fields); ?>
Papağanlardan ne farkımız var ki? Dil dediğin koskocaman bir taklit sistemi; hepimizin her an içinde olduğu, yeniden yeniden yaratıp tekrarladığı.

//php print_r ($fields); ?>
Bir ülkenin kraliyet ailesine mensup olmak kulağa biraz da bütün gün sefa sürmekmiş gibi geliyor; gel gelelim işler hep böyle yürümüyor. Örneğin, pek çok işle meşgul olabilecekken kitap yazmayı seçmiş çok sayıda kraliyet mensubu var. Üstelik, bu kitaplar her zaman kısa yapıtlar da değil; Kraliçe Victoria'nın bir kısmı kitaplaştırılan günlüklerinin 141 cilt ve 43 bin sayfa olduğu biliniyor.

//php print_r ($fields); ?>
Lost’un tüm dünyayı kasıp kavurduğu bir dönemdi; çevremdeki herkes diziden ve bir gecede kaç bölüm izlediğinden bahsediyordu. Ucundan bir bakayım dedim ama o kervana hiç katılmadım. Yeni evli çift eğlencesi gibi algılıyordum dizileri.

//php print_r ($fields); ?>
Yeryüzünün en özgür varlıklarından biri olarak, kelebeğin anlam veremediği konuların başlarında kitaplardaki yasaklar, yani ifade özgürlüğünün kısıtlanması geliyor.

















