Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Estergon Kalesi’nde küçük Bezmenler

Genç kuşaklar hikâyesini bilmeyebilir, Halil Bezmen bir zamanların ünlü işadamı. Sonra ani bir düşüş yaşadı, iflas etti, ABD'ye kaçtı; orada yakalandı, Türkiye'de mahkum oldu. Bu düşüşten sonra iş dünyasından elini eteğini çekip yazmaya başladı. Yaşadıklarını yazdı, edebiyata yöneldi.



Renksiz öyküler kitabı

Biz, adına insanoğlu/kızı denilen varlıkların dünyası kesinliklerden oluşmadığından olsa gerek, bizim için belirsizlikler çok tedirgin edicidir. Hayatımızın herhangi bir parçasında oluşabilecek ufacık bir belirsizlik dahi bizi telaşlandırmaya ve endişeye sevk etmeye yetecektir.



Bir Yeryüzü Eşiği: Şahdamar-Körfez-Sesler

Sarsıcı ve ters yüz edici bir modernleşme tezgâhından geçen toplumlarda, gelenek en çok tartışılan kelimelerden biridir. Kimi, geleneği günü geçmiş, köhnemiş bir olgu diyerek elinin tersiyle iter; kimi de geleneği bir anakronizm tuzağına düşerek biçimsel bir oyuna dönüştürür. Bu köklerini unutan tarihsizlikten, bu biçimsel ve hamasî şiir akrobasilerinden geriye ne kalabilirse artık.



Hınzır satirist

Stanislaw Lem'i, 20. yüzyıl Batı “uygarlığı”nın hedef tahtasına yerleştirip ıskaladığı dâhiler listesine yazabiliriz. Bir yandan kendisinin bile farkında olmadığı Yahudi kökeni nedeniyle Nazilerin hedefi olacak, öte yandan 2. Dünya Savaşı sırasında Polonya'nın Sovyet işgali sırasında “burjuva”lığı nedeniyle Politeknik'te eğitim yapmasına izin verilmeyecektir.



Karanlık bir fikir

Giorgio Agamben, Nesir Fikri kitabında kesitler halinde ve kendi üslubunca farklı fikirler üzerinde durur. Her biri bağımsız olarak ve defalarca okunabilir parçalardan -daha doğrusu fikirlerden- oluşan kitapta yazar/düşünür, okuruna fikri bir kaynak sağlar; metinler, basitçe okuyanı farklı fikirlere götürür: nesir fikri, ölüm fikri, adalet fikri, hafıza fikri, fikir fikri…



Teoriden sonra hayat ya da romancının zulmü

“ 'Artık yoruldum ve yarın dinleneceğim, siz de öyle yapın." Kitabın son cümlesi de bu cümle idi.' ” Yankılamak gibi olacak ama işte Yedinci Gün’ün sonu, son iki cümlesi… Heyecanlı aşk ve polisiye romanları seven okurlar yılların alışkanlığıyla kitabın sonunu başta



Göçmenler

Faslı yazar Tahar Ben Jelloun Avrupa’da en tanınmış Arap yazarlar arasında sayılır. Elbette bunda Joullun’un Fransızcayı tercih etmesinin de rolü olmalı. 1984'te Fransız Yazını Yüksek Konseyi'ne seçilen, 1987de Kutsal Gece romanıyla Fransa'nın en prestijli edebiyat ödülü Goncourt’u kazanan Tahar Ben Jelloun, yaşamını da Fransa’da sürdürüyor.

 

 



Hayat Atölyesi

Murathan Mungan, çok yazan çok okunan yazarlardandır. Her yıl birden çok kitap yayınlar. Bunların bazılarına, özellikle roman türünde olanlarına özel önem verir tanıtımına yoğunlaşır ama bazılarını hemen hiç tanıtmadan okuyucunun himmetine bırakır. Özellikle şiir kitapları ve yazılarının toplamından oluşturduğu kitapları bu türden okurun arayıp bulması istenen kitaplardır.



İntikamın taze eti

En son Jonathan Safran Foer’in Hayvan Yemek kitabını okuduktan sonra etlerle olan ilişkimi yeniden düşünmüş, aramıza biraz olsun mesafe koymaya karar vermi



Yazgülü Aldoğan, nereye böyle acele?

Gazeteci Yazgülü Aldoğan’ın ilk romanı Kiralık Adam (Alfa yay. 2009) “Güçlü, başarılı, çekici iş kadını” Hayal’le mesleği kadınlara eskortluk etmek olan “genç, duyarlı, yakışıklı” sevgilisi Uğur’un tanışmalarını anlatarak başlıyor. Kadınlara eskortluk etmek en azından ülkemiz için pek bilinen bir şey değil.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.