Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
“Alt tür” olarak anılagelmiş ve bir süre daha öyle anılmaktan kurtulamayacak gibi görünen eserler (bilimkurgu, fantastik kurgu, polisiye...), elbette kitapçıların “alt” raflarında durmuyorlar ama çoğunlukla birbirlerinden pek ayrı yerlere konulmadıkları söylenebilir; hatta bulundukları raflar yan yana dizilir genellikle.

//php print_r ($fields); ?>
Yaratım sürecindeki sanatçılar uzun yıllardır, özellikle de Hollywood’un gözde konularından biri olmayı sürdürüyor. Kimi gerçek kişilerin hayatını anlatan biyografik filmler, kimiyse kendi sancılı karakterlerini doğurmayı tercih ediyor. Bu kategoriye dahil edilebilecek en yeni filmlerden biri de The Rewrite (Çapkın Profesör).

//php print_r ($fields); ?>
Hâlâ mektup yazıyor, birileriyle mektuplaşıyor musunuz? E-postalar, telefon mesajları, görüntülü konuşmalar hayatımızın bu denli içindeyken pek de sık yaptığımız bir şey değil artık mektup yazmak. Oysa ne heyecanla beklenir, aynı heyecanla da yazılır ve postalanır mektuplar. Pul seçimi de ayrı bir zevktir, hele ki bu pullarda sevdiğimiz edebiyatçılar varsa!

//php print_r ($fields); ?>
O yılbaşı günü, kelebekle evde yalnızdık. Yeni yıla girmemize saatler kalmış olmasına rağmen, bir yılbaşı ağacından başka her şeye benzeyen zavallı salon bitkisinin hediyesiz, bomboş görünümü iyice moralimi bozuyordu. “Hediyesiz bir yılbaşı, yılbaşı değildir,” diye mırıldanmışım farkında olmadan.

//php print_r ($fields); ?>
Gerçek susturulamayan, bas bas bağıran küçük bir çocuk gibidir, derler. Nasıl, nereden çıkacağını bilemediğiniz tehditkar gerçek, bir o kadar da aktarılması zor bir meseledir. Gerçek bir hikayeyi olduğu gibi anlatmak, onu illaki ve illaki kendi dilimize, kültürümüze, bakış açımıza göre bir başka şekle sokmak anlamına gelir.

//php print_r ($fields); ?>
Geçmiş hem uzak hem de sandığımızdan çok daha yakındır. Geçmişi hatırlamak kolay, hesabını vermek ise zordur. Süperegomuz bizi bilinçaltındaki yalnızlığına mahkum etmeden önce, yaşadığımız günler nostaljinin askerleri tarafından çoktan kuşatılmıştı. İnsanlığın, zamanın geçtiğini hatırlatacak yeni buluşlara gereksinimi vardı.

//php print_r ($fields); ?>
Ben o kuşaktan değilim; ama koca bir kuşak, çizgi romanı western ekseninde tanıdı.

//php print_r ($fields); ?>
“Yaşamının onu etkileyen kişilerin girip çıkmasıyla belirlendi- Yazarın yolu açık, okuru bol olsun… ğine inanan bir insan o kişilerle, yaşamının kesiştiği anlardan söz ederse kendi yaşam öyküsünü de anlatmış gibi olur” Hep
Sondan Başlar

//php print_r ($fields); ?>
Gençlerin kendilerine sadece meşgale olarak değil, kariyer olarak da yazarlığı düşündüğü bir çağda yaşıyoruz; her daim geçerli olan “yazmasaydım çıldıracaktım” halini de unutmamalı tabii. Elbette yazarlık, birkaç büyük kariyer dışında, pek de kolay bir ekmek teknesi değil. Yazmanın güçlüğü bir yana, çok uzun bir süre boyunca alıcı bulmak da mümkün olmayabilir.


















