Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Her ay yeni bir olayla dünyanın çığırından çıktığını daha iyi anlıyoruz. Her yerde patırtılı gürültülü gelişmeler ortaya çıkıyor; eski yapılar yıkılıyor, kurumların içi boşalıyor, birileri yepyeni kimlikleriyle ortaya çıkıyor. Kafamız çok karışık, bizi nelerin aydınlatacağını anlayamıyoruz artık.

//php print_r ($fields); ?>
“Yaşamının onu etkileyen kişilerin girip çıkmasıyla belirlendi- Yazarın yolu açık, okuru bol olsun… ğine inanan bir insan o kişilerle, yaşamının kesiştiği anlardan söz ederse kendi yaşam öyküsünü de anlatmış gibi olur” Hep
Sondan Başlar

//php print_r ($fields); ?>
Gençlerin kendilerine sadece meşgale olarak değil, kariyer olarak da yazarlığı düşündüğü bir çağda yaşıyoruz; her daim geçerli olan “yazmasaydım çıldıracaktım” halini de unutmamalı tabii. Elbette yazarlık, birkaç büyük kariyer dışında, pek de kolay bir ekmek teknesi değil. Yazmanın güçlüğü bir yana, çok uzun bir süre boyunca alıcı bulmak da mümkün olmayabilir.

//php print_r ($fields); ?>
Her sene özellikle bu zamanlar adlarını daha çok duyduğumuz yazarların kitapları da yayımlandığına göre, yaz gelmiş demektir… Hatta geç bile kaldık. “Bu yaz ne okuyalım” listeleri konusunda da sıkıntı çekmediğimiz göz önünde bulundurulursa, bavula bu listelerin tepesinden bir iki kitap atıp tatile çıkabiliriz!

//php print_r ($fields); ?>
Yazarların çeşitli bağımlılıklarına, daha açık söylemek gerekirse çeşitli kötü alışkanlıklarına aşinayız. Örneğin Ernest Hemingway’in içkiyle olan ilişkisine dair bir şeyler, bir zaman bir yerde mutlaka okumuşuzdur ya da internette gezinirken, oluşturulan bir listede mutlaka gözümüze çarpmıştır.

//php print_r ($fields); ?>
İsveçli kimyacı Alfred Nobel anısına 10 Aralık 1901'den beri ödül dağıtan İsveç Akademisi, Leo Tolstoy, James Joyce, Virginia Woolf, Mark Twain, Joseph Conrad, Anton Çehov, Marcel Proust, Henry James, Henrik Ibsen, Emile Zola, Robert Frost, W.H. Auden, F. Scott Fitzgerald, Jorge Luis Borges ve Vladimir Nabokov'u atladığı için eleştirildi.

//php print_r ($fields); ?>
Naipaul şöyle demişti de hepimiz kızmıştık: “Bir iki paragraftan sonra, bir yazı, bir kadın tarafından mı yazılmış, anlarım. Ve benimle eşit olmadığını düşünürüm.” Cinsiyet vazgeçilmesi, saklanması gereken bir şey midir? Yoksa duyurulması gereken bir ses, kuşanılması gereken bir kılıç mıdır? Yazarken? Okurken? Önkabullerle yaklaşabilirsiniz.

//php print_r ($fields); ?>
Şehir yazılarının tarihi çok eskilere dayanır. Gezmek, görmek ve seyahatten geriye kalan izlenimlerini paylaşmak insanın doğasında olan bir özelliği gibi aslında. Gezmek, ruha şifa olduğu kadar kelimelere de bir canlılık katıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Dil ve edebiyat ayrılmaz ikili. Biz ölümlüler dili hırpaladıkça, edebiyat iyileştirmeye çalışıyor. Galat-ı meşhurlar, küreselleşme, çeviri, ideoloji, sokak, y nesli, teknoloji dili dönüştürüyor. Hayat, her sabah yeni bir sözcük eklediğimiz koca bir sözlük. Bir yandan sözlükler yazıladursun, dilbilimciler sonuçlar çıkarsın ama aasıl eğlenen yazarlar.

//php print_r ($fields); ?>
F. Scott Fitzgerald dendi miydi akla ilk gelenin Muhteşem Gatsby olması ya da Herman Melville'in adını duyar duymaz Moby Dick'i hatırlamak oldukça normal ve anlaşılabilir. Fakat bu usta isimlerin bu ünlü eserlerinin gölgesinde kalmış, öne çıkma fırsatı bulamamış kitapları da var. İşte pek çoğunu yakından tanıdığımız, ünlü yazarların gölgede kalmış eserleri:

















