Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Eğer modası geçmiş bir Bond’dan söz etmek gerekiyorsa, sanırım büyük bir çoğunluğun aklına ilk gelen “bond tipi çanta”lar olacaktır. Ne de olsa artık neredeyse kimse taşımıyor o bir zamanların vazgeçilmez sanılan çantalarını.

//php print_r ($fields); ?>
Kelebek hiç olmadığı kadar düşünceli görünüyordu o gün. “Ne bu halin?” diye sordum. Derin bir iç çekti. “Bak, bu ay sözüm ona Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz ama kadınlara uygulanan şiddet hiç bu seneki kadar rahatsız etmemişti beni. İşte kısa bir süre önce Sarai Sierra’nın öldürülmesi, Samatya’da yaşlı kadınlara yapılan saldırılar…” dedi.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz: Siz Jules Verne'i niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
New Jersey eyaletinin sıradan bir kenti Paterson. New York’a çok uzak bir mesafede değil ama onun spot ışıklarından hayli uzakta. Durağan bir taşra kenti. Şelaleleriyle, bir de Amerikan şiir tarihine geçmiş şairleri William Carlos Williams’la övünüyorlar.

//php print_r ($fields); ?>
Son dönemde müzisyen biyografileri sayısında bir artış var ya da bana öyle geliyor. Türkçeye çevrilenler arasında ise en tazesi, Christopher Andersen’ın Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi: Mick Jagger’ı. Alan Light’ın Nina Simone biyografisi What Happened, Miss Simone? ise henüz Türkçede yok ama umarız en kısa zamanda olur.

//php print_r ($fields); ?>
Raymond Chandler tümüyle işsizlikten giriştiği polisiye yazarlığında bu denli başarılı olacağını hesap edebilmiş midir? Bilemeyiz. Ama Raymond Chandler'ın polisiye edebiyatın büyük ustalarından biri olduğu bugün su götürmez bir gerçek.

//php print_r ($fields); ?>
AKORDEONCUNUN OĞLU Bernardo Atxaga
Alef Yayınevi, Çeviren: Saliha Nilüfer (13 cm x 19,5 cm)

//php print_r ($fields); ?>
Yıl 2002, İstanbul’da serin bir ilkyaz sabahı Tahsin Yücel’le tanışmaya gidiyorum. Heyecanlıyım çünkü yazarın yeni kitabı Yalan, beni derinden etkilemiş. Türkçenin ve yazarın önemli eserlerinden biri olacağını, hep anılacağını hissediyorum için için. Diğer yandan da bir dil ustasıyla, çeviriye ve dile kendi yorumunu getirmiş bir edebiyatçıyla tanışmak elimi ayağımı kesiyor haliyle...

//php print_r ($fields); ?>
Metis Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılan Nuri Bilge Ceylan Sineması: Türkiyeli Bir Sinemacının Küresel Hayal Gücü adlı kitabın edebiyat ile sinema arasında mekik dokuyanlara hatırlattığı bir şey var.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz W. G. Sebald'ı niçin okuyorsunuz?
