Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Kelebek Etkisi// Ve aralıksız kar yağıyor, kar yağıyor

Açık kalmış penceremin aralığından soğuk bir esintiyle birlikte bizim kelebek de kendini içeri atıverdi. “Uff,” dedi, “kış gelmekte!” Ve sonra bir çırpıda, artık o çok iyi bildiğim trans haline geçerek Pablo Neruda’nın Kış Bahçesi adlı şiirini okumaya başladı: “Kış gelmekte.



Keşfet: Bitirgen

Keşfet'in bu ayki konuğu oyuncu Devin Özgür Çınar.

 

Sizlere keşfetmeniz için Figen Şakacı'nın Everest Yayınları tarafından yayımlanan Bitirgen isimli kitabını öneriyor, hem de kendi el yazısıyla!

 

Bu kitapta altını çizdiği cümle ise şöyle: "Bence annem bir katil, hem de azılı bir katil. Bugün beni sıkıştırıp kulakmememe yorgan iğnesi soktu."



Simenon’la yeni bir randevu

Yaklaşık dört yıl önce, bir başka vesileyle, yine yazmıştım bu sayfalarda; “450 kadar roman ve novellaya imza attığı söylenen bir yazarla karşı karşıya olsak da, külliyatının en azından 'önemli bir yekun'unun Türkçeye kazandırılmasını ısrarla bekliyoruz!” diye.



T.S. Eliot'ın Nobel konuşması: "Şiir, sanatın en yerel dalıdır"

İsveçli kimyacı Alfred Nobel anısına 10 Aralık 1901'den beri ödül dağıtan İsveç Akademisi, Leo Tolstoy, James Joyce, Virginia Woolf, Mark Twain, Joseph Conrad, Anton Chekhov, Marcel Proust, Henry James, Henrik Ibsen, Emile Zola, Robert Frost, W.H. Auden, F. Scott Fitzgerald, Jorge Luis Borges ve Vladimir Nabokov'u atladığı için eleştirildi.



Çizgi Roman // Siyah beyaz bir görsel şölen

Çizgi romanda her okurun beklentisi farklı olsa da, aslen herkes “güzel şeyler” görmeyi sever. Güzel çizgileri, kimi zaman şeffaf kağıtlarla kaplayıp saklayacak kadar değer verir okurlar. Hikayenin yarattığı atmosferi de destekliyorsa bu “güzel” çizimler, akılda öyle bir kalırlar ki, yıllar sonra bile çizgi romandan bir cümle anımsandığında, çizilmiş o sahne de akla gelir. 



Toplum buhar çıkarıyor: Metropol için isyan vakti

Alışveriş merkezinin yapılmasıyla mahallenin çarşısı, küçük esnaf çok büyük oranda maddi kayıp yaşayacak. Futbol takımının taraftarları çatışacak. Ulusalcılar bayraklı tişörtleriyle yürüyüşler yapacak. En sonunda halk ayaklanması gerçekleşecek ve o zamana kadar müdahale etmemiş polis ayaklanmayı bahane ederek mutenalaştırılması beklenen mahallelere acımasıza girecek. Tanıdık geldi, değil mi?



Karne: Büyük Yönetmenlerin Gizli Hayatları, İlk Filmim, Alfred Hitchcock

BÜYÜK YÖNETMENLERİN GİZLİ HAYATLARI
Robert Schnakenberg
Domingo, Çeviren: Emre Gözgü (13,3 cm x 20,3 cm)

 

 



Onların payı

Son dönemde müzisyen biyografileri sayısında bir artış var ya da bana öyle geliyor. Türkçeye çevrilenler arasında ise en tazesi, Christopher Andersen’ın Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi: Mick Jagger’ı. Alan Light’ın Nina Simone biyografisi What Happened, Miss Simone? ise henüz Türkçede yok ama umarız en kısa zamanda olur.



Kelebek Etkisi// Çarpışmalardan doğan edebiyat

Bizim kelebek kısa bir bahar tatilinden döndü geçenlerde. Yolculuğunu gözüne kestirdiği araçlara konarak gerçekleştirmiş. Eve pek bir heyecanlı girdi ve “Yolculuk ettiğim son aracın şoförü trafikte öylesine çılgınca gidiyordu ki eve sağ salim varmış olmam bir mucize!” dedi bir solukta.



Niçin Okumalıyız? // Martin Heidegger

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Martin Heidegger'i niçin okuyorsunuz?

 

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.