Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Ahmet Cemal.
Geçtiğimiz ay kaybettik.
Öyle yazıldığı gibi okunmuyor bu cümle. Okunsa bile kolay anlaşılmıyor.
Çevirmen, yazar, şair, akademisyen… Daha özele inersem dost, komşu, hoca… Bir kayıpla birden fazla eksiliş.

//php print_r ($fields); ?>
Sinema severlerin heyecanla beklediği dönemlerden biri yaklaştı! Bu yıl 17.'si düzenlenen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali 15-25 Şubat'ta İstanbul'da, 1-4 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir'de... Filmlerin yanı sıra !f Music de, Müjde Ar ve Tuğrul Eryılmaz’ın !f İstanbul’a özel sohbeti ve hayat verecek etkinlikleriyle çok konuşulacak gibi görünüyor. Bu yılın teması ise "Hayat Var!”

//php print_r ($fields); ?>
Erich Maria Remarque ismini, Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok romanından ayrı düşünmek olanaksız gibi.

//php print_r ($fields); ?>
Türk öyküsünün ve öykücülerinin kodlarını, zihin haritalarını, siyasi tarihe paralel olarak öykünün gündemine giren yeni konu ve kavramları, gündelik eşyaların öykücülerin elinde aldığı halleri bir araya getiren İpekli Mendil, Yekta Kopan editörlüğünde, Okumak Yazmak atölyesine katılan 25 öğrencinin çalışmalarıyla hazırlandı.

//php print_r ($fields); ?>
Kelebek şu aralar terapi koltuğuna merak sardı. Aynı zamanda sıkı bir Woody Allen hayranı da olduğu için, konuya “takıntılı” bir şekilde ani ilgisi çok da şaşırtmadı beni. Woody Allen demişken, onun belli bir perspektiften edebiyattaki ruh kardeşi sayılabilecek Philip Roth ve Roth’un unutulmaz Portnoy’un Feryadır omanı geldi tabii ilk olarak aklına.

//php print_r ($fields); ?>
Günün uzadığı, havanın ısındığı, insanın yaylarının gevşediği yaz mevsimi, yolculuklar ve hayaller için elverişli bir zaman. Gerektiğinde hiç uyumadan günleri birbirlerine bağlamak bile mümkün. Kapsamlı okumalar için, uzun uzun düşünmek için ne kadar da uygun. Zamanları birbirine katmak için de...

//php print_r ($fields); ?>
Şimdiye dek hep kitaplardan ilham alan filmlerden bahsettik. Halbuki bazen de bunun tam tersi oluyor ve bir edebiyatçının sinemaya el attığını görüyoruz.
İşte, sinemaya da katkıda bulunan yazarlar:
William Faulkner:

//php print_r ($fields); ?>
Instagram denen sanal sergi salonunda herkes kendisini sanatçı olarak tanımlaya ve başparmak takipçilerince sanatçı zannediledursun, sanat, her zaman olduğu gibi ne zamanın içinde ne de büsbütün dışında yaşar. İstanbul Modern’deki Sanatçı ve Zamanı sergisi de Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, “Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında,” sözünü mihenk taşı bellemiş.

//php print_r ($fields); ?>
John Fante ile tanışma hikâyem, Salinger’in Çavdar Tarlasında Çocuklar romanıyla kavgalı olduğum günlere denk geliyor olsa gerek. Hafızam beni yanıltıyor olamaz. Sıradan bir hikâye ama bu, şöyle ki; rafta gördüğüm bir kitabın Toza Sor ismini sevdim ve alıp eve geldim. O ana kadar hakkında hiçbir şey duymadığım bir yazardı Fante.

//php print_r ($fields); ?>
İnternet çağıyla serpilen neslin, entelektüel hiyerarşi hususunda nasıl bir etki yaratacağı bugünün en lezzetli tartışma konularından. Kimileri daha çok bilgiye erişim sağlamanın okur-yazar, düşünür-takipçi ilişkisindeki dikey yapılanmanın kökünü kazıyacağını söylüyor, bir kısım ise internetin gereksiz bir bolluk sunarak kirliliğe ve kafa karışıklığına yol açıp açmadığını tartışıyor.

















