Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



KuşBakışı // Tuncer Erdem'in masasından

Tuncer Erdem’in masasının merkezinde yalnızca bir çizgisiz defter yer alıyor. Bir dolmakalem, birkaç fırça ve çini mürekkebi ile birlikte... Şimdiye kadar yayımlanan çizgi-şiir, anlatı, öykü, roman, şiir-desen, albüm türlerindeki kitaplarından da anlaşılacağı gibi, kimi zaman yazıyor, kimi zaman çiziyor ya da ikisini bir arada yapıyor çünkü...

 



Ruhumuzdaki yaralar

"Niye beni görmeyi istedin? Ah, beni görmek isteyen akılsız Christine! Öz babam bile asla görmemişken ve beni görmemek için annem bana ilk maskemi armağan etmişken!" Maskesini zorla indirdiğinde, Christine'ye böyle yakarıyor operadaki hayalet. Şüphesiz bu maske bir metafor değil. Beyaz maskenin hayaletin yüzünden zorla çekildiğini hepimiz görüyoruz çünkü.



Morrison'ın Nobel konuşması: "Nobel, medeniyetlerin sesidir"

İsveçli kimyacı Alfred Nobel anısına 10 Aralık 1901'den beri ödül dağıtan İsveç Akademisi, Leo Tolstoy, James Joyce, Virginia Woolf, Mark Twain, Joseph Conrad, Anton Çehov, Marcel Proust, Henry James, Henrik Ibsen, Emile Zola, Robert Frost, W.H. Auden, F. Scott Fitzgerald, Jorge Luis Borges ve Vladimir Nabokov'u atladığı için eleştirildi.



OdakYazar // Doğu Yücel

Katı olan her şeyin buharlaştığı dünyamızda Hayalet Kitap...




Bu yazarlar senaryo da kaleme aldı

Şimdiye dek hep kitaplardan ilham alan filmlerden bahsettik. Halbuki bazen de bunun tam tersi oluyor ve bir edebiyatçının sinemaya el attığını görüyoruz.

 

İşte, sinemaya da katkıda bulunan yazarlar:

 

William Faulkner:

 

 



Terapi koltuğunda...

Kelebek şu aralar terapi koltuğuna merak sardı. Aynı zamanda sıkı bir Woody Allen hayranı da olduğu için, konuya “takıntılı” bir şekilde ani ilgisi çok da şaşırtmadı beni. Woody Allen demişken, onun belli bir perspektiften edebiyattaki ruh kardeşi sayılabilecek Philip Roth ve Roth’un unutulmaz Portnoy’un Feryadır omanı geldi tabii ilk olarak aklına.



Bir öyküyü nasıl okursunuz?

Türk öyküsünün ve öykücülerinin kodlarını, zihin haritalarını, siyasi tarihe paralel olarak öykünün gündemine giren yeni konu ve kavramları, gündelik eşyaların öykücülerin elinde aldığı halleri bir araya getiren İpekli Mendil, Yekta Kopan editörlüğünde, Okumak Yazmak atölyesine katılan 25 öğrencinin çalışmalarıyla hazırlandı.



Zamanı kendisine münhasır bir mekan: Sanat eseri

Instagram denen sanal sergi salonunda herkes kendisini sanatçı olarak tanımlaya ve başparmak takipçilerince sanatçı zannediledursun, sanat, her zaman olduğu gibi ne zamanın içinde ne de büsbütün dışında yaşar. İstanbul Modern’deki Sanatçı ve Zamanı sergisi de Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, “Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında,” sözünü mihenk taşı bellemiş.



Ginsberg büstü

İnternet çağıyla serpilen neslin, entelektüel hiyerarşi hususunda nasıl bir etki yaratacağı bugünün en lezzetli tartışma konularından. Kimileri daha çok bilgiye erişim sağlamanın okur-yazar, düşünür-takipçi ilişkisindeki dikey yapılanmanın kökünü kazıyacağını söylüyor, bir kısım ise internetin gereksiz bir bolluk sunarak kirliliğe ve kafa karışıklığına yol açıp açmadığını tartışıyor.



KuşBakışı // Mine Söğüt'ün masasından

Havaların ısınmaya başladığı şu günlerde, masa başında kapalı yerlerde zaman geçirmek giderek güçleşiyor. Dolayısıyla kısa bir süreliğine de olsa İstanbul’dan kalkıp Bodrum’a gitmek konusunda çok kolay karar verdik ama masa başından vazgeçmedik yine de. Üstelik Mine Söğüt’ten sonbaharda, yani havaların yavaşça soğumaya başlayacağı dönemde çıkacak yeni bir roman müjdesi de aldık!

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.