Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Uzaydan gelen "davetsiz misafirlerle" iletişim kurma çabası üzerinden şekillenen hikayesiyle Arrival bu sinema sezonunun en dikkat çekici filmlerinden biriydi. Uzaylılarla fiziksel bir mücadeleden ziyade, iki farklı tür arasındaki barışçıl iletişim çabasını anlatmasıyla sıyrılıyordu Arrival benzer uzaylı istilası temalı filmlerin arasından.

//php print_r ($fields); ?>
Erik Satie’nin en çok "Gymnopédies" ve "Gnossiennes" isimli besteleriyle tanındığına, sevildiğine kimsenin itirazı olmaz. Hatta yaşarken, kendisinin de itirazı olmamış ama müziğinin “sıkıcı” olduğunu da söyleyip durmuş. Satie’yi tanımayanların bile bu parçaların melodilerini duymuş olmaları yüksek ihtimal. Kulağı modern müziğe açık olanları kastediyorum elbette.

//php print_r ($fields); ?>
Bundan tam 10 yıl önce, 6 Mayıs 2006'da aramızdan ayrıldı Erdal Öz. Tam da bugün için, İpekli Mendil öykü sözlüğünün yazarlarından Mehtap Akdeniz, Öz'ün eserlerinden yola çıkarak mini bir sözlük hazırladı. Bu vesileyle, biz de Erdal Öz'ü bir kez daha anıyoruz...

//php print_r ($fields); ?>
Yayımlanan ilk romanı Trendeki Yabancılar, aynı yıl içerisinde Alfred Hitchcock tarafından sinemaya uyarlanan Patricia Highsmith, televizyon ve sinemadaki popülaritesini o zamandan beri hiç kaybetmedi; eserleri perdeye uyarlanmaya devam ediyor. 65 yıldır sinemayı etkileyen Highsmith, bir yüzyıl kadar daha “polisiye romanın filozofu” olarak yönetmenlere ilham verecek büyük olasılıkla.

//php print_r ($fields); ?>
Bundan tam 48 yıl önce, 28 Mart'ta doğdu Yekta Kopan. Tam da bugün için, İpekli Mendil öykü sözlüğü yazarları, Kopan'ın eserlerinden yola çıkarak mini bir sözlük hazırladı. Bu vesileyle, biz de Yekta Kopan'ın doğum gününü kutluyoruz!
A

//php print_r ($fields); ?>
Yazar yönüyle veya müzisyenliğiyle öne çıkan sanatçıların, gizli kalmış diğer yeteneklerini keşfetmekte insanı cezbeden bir yan var. Marilyn Monroe'nun şiirleri de, Hans Christian Andersen'in çizimleri de, Flannery O'Connor'un karikatürleri de insanda böyle bir etki yaratıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Ahmet Uluçay’ın geçtiğimiz günlerde Küre Yayınları tarafından okurlarla buluşturulan güncesi, çocukluğun düş dünyasından yaşamı boyunca çıkmayan, çıkmayı reddeden bir hayalcinin yaşamından izler taşıyor. Uluçay’ın öyküsüne vâkıf olanlar anımsarlar; Kütahya’nın Tepecik köyünde doğar, küçük yaşta film çekme sevdasına tutulur.

//php print_r ($fields); ?>
Bir gün bir roman yazarsınız ve hayatınız değişir: Romanınız edebiyattan anlamayan insanlar tarafından okunur, siyasi ve dini liderler tarafından şeytanlaştırılırsınız, taşlanmanız ya da kitabınızın yakılması yetmez, öldürülmeniz gerektiği söylenir. Kütüphanelerin insanı olmaktan çıkar, jeostratejik paylaşım mücadelelerinin manevralarından biri haline gelirsiniz.

//php print_r ($fields); ?>
Yeni yıl diye adlandırdığımız takvim dönemine yaklaşırken, yayınevleri, bizi heyecanlı tutmak adına yazarlarının beklenen yapıtlarını müjdelemeye başlar; biz okurlar da, sıkıntılı zamanlarımızda sığınabilmek ve günü geçirebilmek için okunacak yeni kitapların beklentilerine kapılırız.

//php print_r ($fields); ?>
Burun deliklerimizden düzenli olarak havanın girmesi ve çıkması, takdir edilmek için yeterli bir emek ve beceri. Hem de, bu esnada bir yandan saçlarınız ve tırnaklarınız uzayacak, teniniz yağlanacak, kaslarınız kurşun askerler gibi her türlü emre hazır duracak ve bazı doğal dürtülerinizin peşine düşeceksiniz. Size ait olan her bir parça sürekli çalışacak.

















