Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Her sıradan okur gibi, kitabevinin raflarından bir kitap seçip kasada parasını ödedikten sonra, o kitabı önce okuyor ardından kendi kitaplığıma koyuyorum. Bu esnada bin yıllar boyunca güçlükle tamamlanmış bir döngüyü, basitçe yerine getirmiş oluyorum. Barış koşullarında yaşamanın ve kültür endüstrisinin mümkün kıldığı bu basit eylem, bir zamanlar silah tehdidi altında, gizli gizli yapılıyordu.

//php print_r ($fields); ?>
Bizim kelebek son zamanlarda hiç olmadığı kadar coşkuluydu. Baktım bloguna, “Güzel insanlar benim doğal yaşam alanım olan parka, ağaçlara sahip çıktı. Üstelik orada bir parkta yapılacak en güzel eylemin kitap okumak olduğunu gösterdiler,” diye yazmış.

//php print_r ($fields); ?>
Latin Amerika edebiyatının önemli isimlerinden Julio Cortazar’ın, 1980 yılında Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nde edebiyata ve edebiyatçılık serüvenine dair verdiği konferansları Edebiyat Dersleri’nde toplandı. Süleyman Doğru’nun çevirisiyle okurlarla buluşan kitapta, Cortazar’ın öğrencilere verdiği sekiz derslik konuşma ve ek bölüm, okuyanları uzun bir yolculuğa çıkarıyor.

//php print_r ($fields); ?>
İnternet üzerinde yayın yapan “televizyon” kanalları arasındaki rekabet, bu yaz Netflix’in, janr severlere armağan ettiği Stranger Things kisvesinde o beklenen meyveyi verdi. Merkezine, onlu yaşlarının başındaki Will Byers’ın 1983 yılında, yaşadığı küçük Amerikan kasabasında ortadan kayboluş hikayesini alan dizi, 80’ler pop kültürüne yazılmış bir aşk mektubu gibi.

//php print_r ($fields); ?>
Baharın erken gelişiyle dışarıda daha çok vakit geçirmeye başlayan kelebek, pencereden, “Çiçek kokularıyla dolgunlaşan hava gönlümüzü bir saadet vaadiyle kaplar,” diyerek giriverdi. Çiçek kokularının peşinde uçup durmuş bizimki. “Saadetin daim olsun. Abdülhak Şinasi Hisar’ın Boğaziçi Mehtapları’ndan mı o alıntı?” diye sordum.

//php print_r ($fields); ?>
Galip Tekin’i kaybettik. İsmi çizgi romanla birlikte anılan önemli bir sanatçı, çizgili dergileri takip eden herkesin ilk aklına gelen üreticilerden biriydi. Yüzlerce çizer ve hikayeci arasında hatırlanması, sempati ve saygı görmesi birkaç haklı nedene dayanıyordu. Her şeyden önce, halihazırda çizgi roman çizmeyi, her hafta iş üretmeyi sürdüren bir emekçiydi.

//php print_r ($fields); ?>
Keşfet'in bu ayki konuğu Genç Osman.
Sizlere keşfetmeniz için Yaşar Kemal’in Kuşlar Da Gitti isimli kitabını öneriyor, hem de kendi el yazısıyla!
Bu kitaptan hiçbir cümlenin altını ise çizmiyor: “Kitaba kıyamadığım için çizemiyorum; ama aynı sebepten dolayı da sevdiğim bir cümleyi ertesi güne unutmuş oluyorum...”

//php print_r ($fields); ?>
Keşfet'in bu ayki konuğu Aydilge.
Sizlere keşfetmeniz için Antoine de Saint-Exupéry'nin Küçük Prens isimli kitabını öneriyor, hem de kendi el yazısıyla!
Bu kitaptan altını çizdiği cümle ise şöyle: “İnsanlar hızlı trenlere biniyorlar, ama ne aradıklarını bildikleri yok. Kaşıyor heyecanlanıyor, dönüp duruyorlar. Bunca çabaya değse bari…”

//php print_r ($fields); ?>
Uzun yıllar kitap tanıtım yazıları kaleme aldım. Kaleme aldığım metnin okuduğum kitabı henüz okumayanları gözeten bir tanıtım yazısı olduğunun da her daim farkındaydım. Ancak kitabını tanıttığım yazarlardan “eleştiri yazısı” için teşekkür mesajları almaya başlayınca bir şeylerin yanlış gittiğini düşünmeye başladım. Çünkü kaleme aldığım metinler birer eleştiri değildi.

















