Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Bu yazıya başlamadan önce Beatles’ın Help! albümünü dinledim. Elim o albüme gitti. Doğrudan grup hakkında değil ama grubun biyografisi üzerine, kısacık bile olsa bir yazı yazabilmek için, içimden geçirmiş olmalıyım bu yardım çağrısını...

//php print_r ($fields); ?>
Yalçın Tosun’u, Bir Nedene Sunuldum kitabıyla 2016 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü kazandığının açıklandığı günlerde ziyaret ettik. Üstelik doçentlik tezinin yazımı tamamlanmış, hukuk kitapları çalışma masasının biraz daha kenarına çekilmişti. Ama anlaşılan o ki, ister bir hukuk metni yazılıyor olsun ister kurgu, müziğin merkezi konumu hiç değişmiyor...

//php print_r ($fields); ?>
Edebiyat, doğduğu günden beri gerçeği arıyor. Gerçeği bulmak çünkü adaleti, çünkü insanı bulmak demek aynı zamanda... Ya da şöyle söylenebilir, edebiyat gerçeği bozuyor, çünkü gerçek hayatta insanı da, adaleti de bulmak çoğu zaman imkansız... Ondan mıdır bilinmez, edebiyat, hukuk eğitimi almış yazarlarla, suçun ve zanın hikayeleriyle dolu.

//php print_r ($fields); ?>
Mad Men dizisinin bir bölümünden hatırlıyorum: Don Draper, ilk eşinden ayrılma sürecinde yaz boyunca kentte kalacaktır, New York’un meşhur görüntüleri eşliğinde kentteki dairesine taşınır.

//php print_r ($fields); ?>
Olimpiyat ışıkları Rio’yu aydınlattı. Brezilya’nın politik ve ekonomik krizleri, tahrip edilmiş doğası, “brazilyonerleri” ve “favelaları” arasındaki gelir uçurumları rengarenk bir seyirlik oldu. Machado de Assis, Brezilya edebiyatının belirleyici özelliğini milliyetçi içgüdü olarak tespit eder. Başkahramanı bireyden çok ülkedir, üzeri edebiyatla boyanır.

//php print_r ($fields); ?>
Aysu Önen, Charles Dickens'ın 200. doğum günü şerefine Kararsız Okur karar verip okusun diye Dickensvari kitaplar hazırladı:

//php print_r ($fields); ?>
ANNEM VE BEN VE ANNEM Maya Angelou
Everest Yayınları, Çeviren: Sinem Er (13,5 cm x 19,5 cm)

BASKI – 1,5 yıldız

//php print_r ($fields); ?>
İntikam, kan, şiddet, gerilim... Kulağa çoksatarlar dünyasından bir şeymiş gibi geliyor değil mi! Biraz öyle, ama bir yanıyla da hiç değil. Kadına şiddetin tersine çevrildiği yeni bir hikaye etme tarzı gelişmeye başlıyor yavaş yavaş dünya edebiyatında. Kadınlar, bir yandan onlara uygulanan toplumsal şiddeti kurcalarken bir yandan da intikam meleklerine dönüşüyorlar bu hikayeler aracılığıyla.

//php print_r ($fields); ?>
Selfie çılgınlığı hız kesmeden devam ededursun; anlaşılan o ki Mashable, yeni bir "akımın" peşinde. Asansör aynaları karşısında, dudakların büzülerek verilen pozlardan sıkılmadınız mı, diye sormuşlar ve bir önerileri var... #MashShelfie hashtag'iyle herkesi, sevdikleri kitapların bulunduğu rafların (shelf) önünde fotoğraf çekip paylaşmaya çağırıyorlar.

//php print_r ($fields); ?>
Eğer hidâyet yazılmışsa bir kişinin alınyazısına, kişi ne denli farklı mecralarda dolaşırsa dolaşsın dönüp gelmesi muhakkaktır takdir olunana. Gai Eaton da Lozan’dan İngiltere’ye, Jamaika’dan Mısır’a hakikat arayışıyla gezinirken, bu yazgının izini süren son devir Müslüman entelektüellerinden birisidir.















