Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Aynada bir yere gidemezsin

Uzak kıtalarda kaybolmaya karar veren birinin peşinden giderseniz coğrafyadan çok parapsikoloji bilmeniz gerekir. Hislerinizin kehanete, reflekslerinizin sağduyuya dönüşmesi, aydınlanmanızın yolculuk denen “bedene yeni kafes temini” işlemi esnasında fazla yıpranmaması içinse imge ve katkısız halüsinasyon mertebelerini iyi bellemeniz şarttır.



Kötü bir şey yok / sadece kötü bir şey oldu

Leke her zaman bir kir işareti midir? Elbette hayır; çoğu kere bir yaşanmışlıktan arda kalanın izlerini, aydınlatılması gereken bir durumun ipuçlarını, ruhtaki travmayı, şaibeyi, her şeyden önemlisi var olanın varoluş nedenini zedelemeyi de tanımlar. Leke bazen de ışığın göze oynadığı oyunla gölgedekinin durumudur.



Her şey bundan mı ibaret?

 

Neil Gaiman, Yokyer romanının anakarakteri Richard Mayhew’u “Temiz yüzlü,  çocuksu bir genç adamdı; koyu renk, hafif dalgalı saçları ve büyük, ela gözleri vardı,” sözleriyle tasvir etmiş. Roman boyunca gelişecek hemen her olayın merkezinde yer alan Richard’a yakından bakalım.

 

 



Toshihiko Izutsu'nun anlamaya çalıştığı ''İşaret'ler

İklim, yalnızca bitkilerin yetişmesinde değil insanın yetişmesinde de belirleyiciliği yüksek bir etmendir denebilir mi? Hikmete müptela olanlardansanız, hoş bir iklimin size sağladığı olanakların gidişatınıza yön vermesi kaçınılmaz bir durum olarak görünüyor. İklim ve soluk, görünüşte olmasa bile çağrışım düzeyinde bir yakınlığa işaret ediyor.



her şey kötüye giderken

korktuğumuz ama olacağını öngördüğümüz birçok şey gerçekleşmiş; büyük bir ekolojik kriz var, başta su olmak üzere doğal kaynaklar tükenmeye yüz tutmuş, bütün gıda maddeleri hormonlu, gdo’su değiştirilmiş.

 

 

 

 



İnancın peşinde “Tuhaf” öyküler

Gazeteci yazarların kitapları genellikle daha önce yayınlanmış yazılardan oluşur. Yılboyunca hemen her gün yazdıkları köşe yazılarından bazen belli bir mantıkla, bazen de kronolojik sırayla seçmeler yaparlar. İnternet icat edilmeden önce bu tip derlemeler önemliydi ve ilgi çekiyor, çok okura ulaşıyor, yazarına da yayıncısına da para kazandırıyordu.



Çocuklar, aptallar ve diğer masum ucubeler

Seçimler yaklaşıyor. Büyüklük ucubeliğinin ardına sinmiş Amerikan yalnızlığını, toplumsal ve bireysel ölçekte tedavi etmeyi amaç edinmiş bir başkan adayı var. Grotesk çirkinliği ve iriliği yüzünden anne ve babası tarafından istenmeyen, ikiz kardeşinden ayrılmış biri bu adam. Yalnızlığın ne olduğunu iyi bilir. Seçim sloganı ‘Artık yalnız değilsin!’

 



Bir erkek ne zaman özgür olur?

Dennis Lehane, Kanunsuz’da yine sinematografik üslubu ile bir filmin peşi sıra sahnelerini anlatır gibi yazıyor. Yirmi yaşının tüm uçarılığı ile karşımıza çıkan Joe ile, 1926 yılından itibaren Boston’dan başlayarak farklı coğrafyalardaki içki ve suç ekonomisinin tüm bileşenlerine tanık oluyoruz.



Keşifler dönemi

Tarihte “coğrafi keşifler çağı” olarak anılan dönemde neler yaşandığını, daha da önemlisi bu dönemi başlatan unsurları hepimiz az çok hatırlıyoruzdur, ezberlemiştik zamanında; ne de olsa, coğrafya sınavlarının vazgeçilmez (banko) sorusudur!



Üst üste kaç kaza bir hayat kurtarır

Bir söylentiye göre Baudrillard, “Kaza hem yaşamı biçimlendiren bir şeydir hem de yaşamın cinsel organıdır,” demiş. Kazanın ileriki anlarla ilgili bir kırılma noktası olması, rastlantısallığı, aslında tamamen açtığı çatışma alanıyla ben ve öteki(ler) üzerinden sorgulamalara sebebiyeti kafayı sıyırmak için yeterli.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.