Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Niçin Okumalıyız? // Franz Kafka

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Franz Kafka'yı niçin okuyorsunuz?

 



Kutsal kitapların KDV'sinin düşürülmesinin ardından

Bakanlar Kurulu'nun Resmi Gazete'nin geçen hafta yayınlanan sayısında yer alan “Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değşiklik Yapılmasına Dair Karar” ile Kur'an-ı Kerim, Tevrat, Zebur ve İncil kitaplarına uygulanan KDV oranı yüzde 8'den yüzde 1'e düşürüldü. Tam olarak karar şöyle:

 

 

 



Paulo Coelho Dosyası "Dünyayı romanlar değil, okurlar değiştirir..."

Bazı vakitler bir de bakmışız yaşam, içimizdeki sonsuz arayış gibi uzanıp gitmekte önümüzde, ikisi birbirinden ayrılmaz olmuş, en fenası, içinden çıkılamaz olmuş. Arayışın bir noktasında, geçmişten ve gelecekten azade bir “şimdi” de takılıp kalırız. Ama an gelir tüm tıkanıklıklar açılır, istediğimiz noktaya vardığımızda ne yapmak istediğimizi çok iyi bildiğimizi fark ederiz.



Başkalarına Tanıdık kendine Yabancı

İtalyan edebiyatının Nobel Ödüllü yazarı Luigi Pirandello, yazın hayatına kısa hikâye ve romanla başlar, ancak oyun yazarlığı ile ün kazanır. Kurduğu tiyatro topluluğu Teatro d’Arte için yazdığı oyunlarla “yazar tiyatrosu” olgusunun önemli bir temsilcisi haline gelir. Varlıklı bir aileden gelen Pirandello, genç yaşında evlenir ve iki çocuk sahibi olur.



Moğol Kurdu: Bir Cani Bu Kadar Mı Güzel Anlatılır?

Yazının başlığı da methiye cephesini epeyce açığa çıkarıyor ama en sonda ulaşmam gereken yargıyı en başa taşıyarak atayım ilk adımı: Türkçe yazılan ya da Türkçeye çevrilen kalburüstü bütün tarihî romanları okuduğunu varsayan, kendisi de az çok ilgi görmüş hacimli üç örnekle bu alana katkıda bulunan biri olarak, bugüne dek Moğol Kurdu’ndan daha iyisine rastlamadım.



Daha az internet, daha çok kitap

İnternet bağlantısı hemen hepimizin hayatının ayrılmaz bir parçası artık. Bir yandan sosyal medya kanalları gündelik iletişimimizin ayrılmaz bir parçası haline gelirken internete girme yaşı da gitgide düşüyor. Eskiden tuvalete girerken yanımıza alınan kitapların yerini bile hızla akıllı telefonlar alıyor! İnternette geçirdiğimiz zaman uzadıkça okumaya ayırdığımız zaman da kısalıyor.



Bir rol modeli olarak Virginia Woolf

Virginia Woolf, günümüzde büyük bir yazar ve erken bir feminist olarak kabul edilse de ilk romanının yayımlanmasından 50 yıl sonraya kadar, eserleri kabul görmemişti aslında. James Joyce ve diğer çağdaşlarını eleştiriyor, edebiyatta modernizmin resmi olmayan sınırlarına hapsolmayı reddediyordu fakat günümüzde daha çok kadın sorunlarına dikkat çekmesiyle anılıyor.



Bir Simon Garfield Romanı: Zaman Her Şeyi Çözer Mi?

Simon Garfield’ın Saatler isimli eseri, Turkuvaz Kitap’ın ciddi emek sonucu yayına hazırladığı bir çalışma olarak raflardaki yerini aldı. Kitabın çevirisini bir saat tutkunu, Esquire’in saat editörü Özge Dinç’in yapmış olması, kitaba karşı ayrıca bir merak uyandırıyor.

 



Britanya'nın Çalışkan Şeyhülislamı William Abdullah Quilliam

Yirminci yüzyıl başlarında İngiltere genelinde Müslümanlara yönelik hasmane tavırlar öne çıkarken, İslam’ı seçenlerin sayısında da gözle görülür bir artış söz konusudur. İslam’la müşerref olan bu şahsiyetler, yeri geldiğinde İslam dünyasının savunucuları olarak da önemli faaliyetlerde bulunmuşlardır.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.