Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Yazar tıkanması denen, o oldukça güç ve kimi zaman da suçlulukla dolu halden mi mustaripsiniz? O halde küçük bir seyahate çıkmaya ne dersiniz? Üstelik yalnızca tebdil-i mekanda bulunan ferahlık sebebiyle değil. Seyahat etmek yazarlık konusunda size sandığınızdan çok daha fazla yardımcı olabilir. İşte seyahat etmenin yazarlara sağladığı 6 katkı...

//php print_r ($fields); ?>
Çocuklar için yazılan ya da daha doğrusu bir büyük eşliğinde çocuklara felsefeyi anlatmayı gaye edinen kitapların sayısında hızlı bir artış var. Elbette yetişkinler için felsefe yapmak işin kolay tarafı ama kişiliğin oluştuğu bir çağdaki çocuklara felsefeyi anlatmak esaslı bir mesele.

//php print_r ($fields); ?>
On İki Gezici Öykü, Gabriel García Márquez’in (1927-2014) gerçekler ve düşleri iç içe anlattığı büyülü gerçekçilik yaklaşımını en iyi yansıtan, onun baş eserlerinden biridir. Kitap, Márquez’in on sekiz yıl boyunca aralıkla birkaç kez yazdığı öykülerin bir araya getirilmesiyle oluşur.

//php print_r ($fields); ?>
“Bir yolculukta arabanın ön koltuğuna oturur pencereden akan görüntüleri pek de heyecanlanmadan seyrederiz. Aynı arabaya yerleştirilen bir kameranın çektiği görüntüleri koltuğumuza oturup beyazperdede seyredersek içimizi bir heyecan kaplar. Sinemanın büyüsü denen şey budur belki.”

//php print_r ($fields); ?>
Garip Akımı ile Türk şiirine yeni bir tavır getiren Orhan Veli, 36 yıllık hayatında şiir başta olmak üzere hikâye, deneme, çeviri, eleştiri gibi edebiyatın çeşitli alanlarında metinler yazdı. Cemal Süreya der ki, “Orhan Veli Türk şiirine kasket giydirdi.” Attila İlhan’a göre ise Türk şiirine geleneksel sesini kaybettirmiştir.

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz: Siz Georges Simenon'u niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
Dili eril aklın ürünü olarak kabul eden uygarlığımızın tarihi, edebiyatta da erkek yazarların, erkek kahramanlarının görkemli hikayeleri olarak kendisini gösterir.

//php print_r ($fields); ?>
Yazarların okunmadığından, okurların da yeterince yazılmadığından dert yandığı eleştiri, deneme ve edebiyat incelemeleri üzerinden bir dünya kurmak mümkün mü; ya Türkçe edebiyatın bugününü bilmek ve geleceğini kestirmek? Edebiyatı anlamak elbette öncelikle okumaktan geçiyor. Ama iyi bir edebiyat okuru işi asla şansa bırakmaz, sadece kendi bakış açısına ve kişisel beğenisine saplanıp kalmaz!

//php print_r ($fields); ?>
Nazilerin 1933 yılından itibaren toplu kitap yakma eylemlerine hız verdiği, 1945 yılına dek de bu tarihe geçecek utanç verici pratiği sürdürdüğü biliniyor. Naziler tarafından yakılan tüm kitapların bir listesini hazırlamak imkansız olsa da, 4 bin farklı yapıtın kopyalarının yakıldığı tahmin ediliyor.


.jpg)











