Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Virginia'nın olmadığı her şey

Virginia Woolf zaten hepimizin malumu, ben size Vita Sackville-West’ten bahsedeceğim. Köklü, aristokratik bir aileden gelen Vita, 365 odası, 52 merdiveni, 12 giriş kapısı ve yedi avlusuyla İngiltere’nin en büyük evleri arasında bulunan, 1566 yılında Kraliçe I. Elizabeth tarafından kuzeni Thomas Sackville’e verilen, günümüzde ise bir kısmı müzeye dönüştürülen Knole House’ta, 1892 yılında doğdu.



Hollanda havası

Jan Hendrik Frederik Grönloh ismi, çoğu kişiye bir şey ifade etmeyebilir. Fakat Nescio deyince, özellikle Hollanda civarında hayli tanınan bir yazar akla geliyor. Hollanda-Bombay Ticaret Şirketi’ndeki kariyerini etkilememesi için, Latince “bilmiyorum” anlamına gelen “Nescio” mahlasını kullanan Grönloh, ölümünden sonra ünlenenlerden.



Umutlu ve güneşli türküler

Yaşım –maalesef– var ve o günleri hatırlamaya yetiyor. 12 Eylül darbesi yapıldığında 15 yaşımdaydım. Ümitler kırılmıştı. 80 öncesinde özellikle solda görülen kültürel hareketlilik birden bıçak gibi kesilmişti. Yasaklar dönemi başlamış, “devrimci” şair ve yazarlar susturulmuştu.



Halının altına süpürülenler

Bazı kitaplar hakkında yazmak çok zordur. Bir müddet o kitapla yaşamanız, onu öncelikle zihninizde, sonra belki çantanızda taşımanız, kitap elinizdeyken uyuyakalmanız, belki sabah ilk iş tekrar onunla günaydınlaşmanız gerekebilir.



Cehennem ateşindeki halife

William Beckford korku edebiyatının ilk ürünlerinden birini kaleme almasıyla özgün iş çıkarmış bir yazar. Bunun dışında söz konusu romanı Vathek'i, bir İngiliz olarak Fransızca yazması da ilginç.

 



Metamorfozun Kaçış Hali

Mizah kulakta komik çınlasa da ciddi bir mesele. Hele de insanların öncelikli değer verdiği, hayatını etrafında biçimlendirdiği, eleştirisini önemsediği, hassasiyet kapsamındaki konulara değdiğinde tam anlamıyla barut fıçısına dönen bir mesele.



Erkeklik ve babalık ekseninde bir değişim öyküsü

Norveçli yazar Karl Ove Knausgaard, 21. yüzyılın en çok konuşulan yazarlarından biri. Kavgam serisi birçok dile tercüme edildi ve kısa sürede çok satanlar listelerine girdi. Knausgaard’un hatırı sayılır bir hayran kitlesi de oluştu ve hatta adına “Knausgaard-mania” denen bir çılgınlık bile türedi.



Kendimize acımamız yoktur*

Zadie Smith, enfes romanı NW'da yetişkinlerin çocukların anlamayacakları şakalar yaparak (upuzun saçlarını kestirelim, oyuncak ayın benim olsun, senin yatağında baban yatacak, bisikletine amcan binecek vb) ufaklıkları nasıl da -birkaç dakikalığına da olsa- üzüntüden tarumar ettiklerine (sanırım o “işkence” kelimesini kullanıyordu) şaşırdığını anlatır.



Kapkara yekpare bir bulut

Üzerinden kara bulutu eksik olmayan, baharın epeydir uğramadığı bir memlekette yaşadığımızdan ve okuduğumuz kitaplar bu toprakların güncel fenalıkları ile muhatap olduğunda, tuhaf bir okurluk deneyimi yaşattıkları aşikar.



Dikkat Burroughs var! (III)

Yine Burroughs, yine “baştan savma bir metin” ve “konu bütünlüğü olmayan” bir kitap (!) Yazarın anlam bütünlüğünü yıkmak için uğraştığını süzemeyenlerin ve uygarlığın yarattığı kalıp edebiyata bindirmelerini kavrayamayanların “haklı” suçlamaları karşısında gülünmez de ne yapılır?

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.