Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Borges'in görme yetisini kaybettikten sonra çizdiği otoportre

Dünya edebiyatının büyük ustası Jorge Luis Borges yaşamının bir noktasında kör olacağını biliyordu. Körlük Borges ailesinde nesilden nesile geçiyordu. Yalnızca babası değil, babasının anne-babası da yaşamlarının bir safhasında kör olmuşlardı. Borges kendi durumunun çok da dramatik olmadığını düşünüyordu.



Editörden // İki bacağı kırık bir masa

Dünyanın birtakım yalanlar ve birtakım kötülükler üstüne kurulu olduğu bilgisiyle yaşıyoruz. Demokrasi yalanları, medeniyet tuzakları her şeyin üstünü örten bir perde gibi, perdenin altında neler olduğunu -galiba- hepimiz biliyoruz. Hayal ettiğimiz dünya hiç gelmedi, gelmeyecek. Belki de hayal ettiğimiz gibi bir dünya bir yerlerde var, ama biz oraya ait olmayı hak etmiyoruz.



Dünyadan // Romancı incelemeye kalkışırsa

Kendi hayallerini yazıya aktarıp kurgulayarak roman kotarmaya alışmış bir yazarın, günün birinde, merak alanlarını açık edecek biçimde bir inceleme kitabını yazmaya kalkışmasını okur olarak nasıl değerlendireceğime bir türlü karar veremem.



Editörden: Tam olduğu yerde

“Bir şeyi olmadığı yerde değil, olduğu yerde aramaktır lanetlenmiştik”. Bu sözü nerede, nasıl duyduğumu hatırlamıyorum. Ama bildiğim şu ki, duyduğum andan bu yana, tam olarak olduğu yerde arayıp da bulamadığım bazı şeylerin olduğu fikri hep kafamı kurcalamıştır. Bir odanın içindeyken o odayı aramak gibi bir şey bu. Bazen, içinde kıpırdama gücünü aramak gibi mesela.



Kararsız Okur: Bir hazineyi yeniden keşfetmek

Balkanlar; hani o çok dilli, çok kültürlü, çok renkli, çok sesli güzelim yarımada... İşte tam da bu yüzden milliyetçi cinnetin, kendi topraklarının insanlarını uzaklara püskürttüğü, püskürtemediklerini ise kendi içinde sürgüne, kendi içinde azınlığa, kendi toprağında yabana, yabancıya, kimisini de azgın ve zalim bir çoğunluğa dönüştürdüğü Balkanlar...



Ballardvari bir kaos laboratuvarı

Başrollerinde Tom Hiddleston, Jeremy Irons, Luke Evans, Sienna Miller ve Elisabeth Moss’un oynadığı, yönetmenliğini Ben Wheatley’nin yaptığı High-Rise’ı, İstanbul Film Festivali’nde izleme imkanı bulduk ilk olarak. Orijinali 1975’te yayımlanan, bizde Dost Körpe çevirisiyle 2012’de Sel Yayıncılık tarafından okurla buluşturulan J. G.



Jack London: Meksikalı

Bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biri de Can Yayınları’ndan çıkan Jack London’un (1876-1916) Meksikalı’sıdır.

 



Yazarlar ve mahlasları

Pek çoğunu öylesine özümsemişiz ki, yıllarca telaffuz ettiğimiz bazı yazar adlarının takma isim olduğunu öğrenince şaşkınlığımızı gizleyemiyoruz. Sanki kimliklerinde yazan isimle hitap etsek kişilikleri de farklı bir hale bürünecek! Belki de kullandıkları isim sayısı kadar farklı şahsiyetleri bir arada taşıdıklarına inanıyoruz.

 



Osmanlı'nın Öncü Kadın Yazarlarından Emine Semiye

On dokuzuncu yüzyıl, Avrupa karşısında gerileyen Osmanlı İmparatorluğu’nun bu durumu bir tür uygarlık kaybı olarak gördüğü ve buna karşı düşünülen çarelerle toplumsal ve siyasal düzeyde modernleşmenin getirdiği değişimle yüzleşmek durumunda kaldığı bir dönemi kapsar.



A'dan Z'ye Hulki Aktunç

Şiirleri, öyküleri ve romanlarının yanı sıra Büyük Argo Sözlüğü ile tanıdığımız Hulki Aktunç'un yaş gününü İpekli Mendil yazarlarından Dilvin Tüfekçioğlu’nun hazırladığı A’dan Z’ye Hulki Aktunç Sözlükçesi'yle kutluyoruz.

 

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.