Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Susanna Tamaro deyince nedense aklıma hemen Paulo Coelho gelir ve vice versa. Onları bir çift olarak düşünürüm, kuzeyde yaz olunca Susanna'nın Orvieto'daki çiftliğinde 'dört köpeği, on kedisi, on beş kırmızı balığı, pek çok papağanı, beş kaplumbağası' vesaire ile mutlu, huzur içinde yaşadıklarını, mızrak ve ot attıklarını, badminton oynayıp, karate yaptıklarını hayal ederim.

//php print_r ($fields); ?>
Ebubekir Eroğlu, son dönemin en iyi ve önemli şairlerinden biridir demek yetmez; büyük bir şairdir o. Özellikle yeni yayımlanan kitabı İçkale onun bu gerçeği, şiirinin zirvesine çıkarak mühürlediği bir kitap.

//php print_r ($fields); ?>
Polisiyeler ve bilumum dedektif kitapları neden klişelerle dolu olmak zorundadır? En baştan itiraf edeyim, bayıldığım bir tür değil polisiye. Güvendiğim kaynaklardan bilgi akışı, hatta ısrar olmasa ilk hamleyi yapmakta oldukça utangaç davranırım. Her seferinde başka türlü sorulmuş, ama aslında aynı problemi, aynı formül yardımıyla çözmeye benzetirim suç romanlarını.

//php print_r ($fields); ?>
Yıllardır Türk Edebiyatı’na yaptığı değerli katkılarıyla* tanıdığımız Ömer Lekesiz, sekiz güzel şiirden yola çıkarak hazırladığı Ateşten Kelimele

//php print_r ($fields); ?>
Anna Kavan, ilk romanını 1929, son romanını 1967 yılında yazmıştı; ancak Türkçeye ilk kez, son romanı Buz’la, 1993 yılında çevrilebildi. Kafkaesk bir atmosferde geçen distopik hikayesiyle Buz’u okuduğumda, Anna Kavan’la bu denli geç tanışmanın büyük bir kayıp olduğunu düşünmüştüm.

//php print_r ($fields); ?>
J. G. Ballard, Öteki Dünya adlı romanında bir AVM’yi yadırgatma aracı olarak kullanmış, kapitalizm eleştirisini gizemli bir öyküye yedirmişti. Gündelik yaşamımızın büyük bir parçası olan AVM’ler tekinsiz bir mekan olarak resmedilmiş, kitle kültürü ile bireysel korkular arasındaki çizginin o kadar da kalın olmadığı gösterilmişti bu romanda.

//php print_r ($fields); ?>
Son dönemde okuduğum “durgun” ama “çarpıcı” romanlara bir yenisi daha eklendi. Dünyanın anaforlarından uzak yaptığım bu sakin okumaların ruhuma sunduğu iyilik bir tarafa, her seferinde bir okur olarak en çok durağanlığın o gizli gücüyle karşılaştığıma seviniyorum.

//php print_r ($fields); ?>
İlk okuduğum ve aklıma kazınan kitap Behrengi’nin Küçük Kara Balık’ı idi. Sonraları büyüdüğüm şehirden tamamıyla yabancı bir şehre geldiğimde o kitabı ilk okuduğum güne geri döndüğümü sanmıştım. Küçük turuncu bir balık... Sonraları hayatıma Ursula Le Guin girdi.

//php print_r ($fields); ?>
Coğrafyayı anlamak için harita olmazsa olmazdır. Harita kelimesi Grekçe “chartestir”den Arapça yoluyla dilimize geçmiş, harita kelimesinin harta, hartı şeklinde kullanımı da muhtemelen Piri Reis ile gelişmiştir.

//php print_r ($fields); ?>
Barış Acar'ın Ekphrasis ismiyle üç cilt olarak tasarladığı kitabının ilk cildi Kült Neşriyat'tan yayımlandı. 2005’ten bu yana yazdığı sergi yorumu ve eleştiri yazılarının bir araya gelmesiyle oluşan Ekphrasis –I– Görünür ve Söylenir Arasında Geçitler, değerlendirmelerden ziyade sanata dair felsefi nitelikli problemleri ele alıyor.

















