Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Kerberos'un tuttuğu kapı

Barış Acar'ın Ekphrasis ismiyle üç cilt olarak tasarladığı kitabının ilk cildi Kült Neşriyat'tan yayımlandı. 2005’ten bu yana yazdığı sergi yorumu ve eleştiri yazılarının bir araya gelmesiyle oluşan Ekphrasis –I– Görünür ve Söylenir Arasında Geçitler, değerlendirmelerden ziyade sanata dair felsefi nitelikli problemleri ele alıyor.



Birbirine ulanan karşılaşmalar...

Son dönemde okuduğum “durgun” ama “çarpıcı” romanlara bir yenisi daha eklendi.  Dünyanın anaforlarından uzak yaptığım bu sakin okumaların ruhuma sunduğu iyilik bir tarafa, her seferinde bir okur olarak en çok durağanlığın o gizli gücüyle karşılaştığıma seviniyorum.



Masal kurdu

Masal insanın ruhuna kehaneti fısıldar. Herkes kendi yolunu bulmaya çalışırken başka şeyler öğrenir o kehanetin anlatısından. Okunan bir şifadır çoğu zaman, görülmeyenin görülmüş halidir anlatılan. Masallar evreni anlamlandıran anlatılardır, kandırmaz inandırır.



Bombay Blues

Hindistanlı yazar Jeet Thayil, ilk romanı Narkopolis'te 70'lerin Bombay'ını anlatıyor. Batılı turistleri ya da uzaklarda saklı cennetlerin bulunduğuna inanan modernizm kaçaklarını çeken bir ülkede, ülkenin karakteristiğini en iyi yansıtan şehrindeyiz. Ancak otantizme, Şark'ın büyüsüne kendisini teslim etmeye hazır zihinleri cezbedecek bir hikaye peşinde koşmuyor Thayil.



GrafikRoman // Kaybolan bir dünyanın peşinde

Sevindirici bir gelişme, grafik romanın itibarlı isimlerinden Seth, önemli bir çalışmasıyla, ilk kez Türkçede çünkü. Seth, bizde hiç tanınmadığı için, kısaca özgeçmişinden söz edelim. Asıl adıyla Gregory Gallant, 1962’de Kanada’da doğuyor.



Bir yanıyla tanıdık ama yine de farklı

Encore Yayınları'nın yeni dizisi Duygu Çağı Kitapları'nın ilk ürünleri, okura kara bir safradan, bir başka âlemden çıktıkları izlenimini veriyor. Dizinin hemen göze çarpanı, belki yazarın tanıdıklığından ötürü, Bulgakov'un Şeytanî'si.



Babayı hatırlamak

Ölüm döşeğinde insan neyi hatırlar? Az sonra ölmüş olacağımız için asla paylaşamayacağımız bir deneyim bu. Paul Harding’in Babamın Yalnızlığı isimli romanı da hayatının son sekiz gününde George Washington Crosby’nin zihninden geçenlerin bir dökümü. Gerçekçiliğinden asla emin olamayacağımız bir kurgu bu. 

 



Modern insanın vahşi tarafı

Bazen her şey gün gibi ortadadır, alman gereken kararlar, atman gereken adımlar, orada dimdik karşında duruyordur, kaleciyle aranda bir tek top vardır, vursan kesin goldür ama sen durursun. Bazen aylarca, bazen yıllarca, bazen bir ömür. Topa basmak resmen varoluş biçimin olur. Beklersin. Bir şeyi. Gökten yere bir şeyin düşmesini. Seni omuzlarından tutup sarsmasını.



DündenYarına // Bohem hayatın avare gençleri ve eğlenceleri

Fikret Adil, “bohem” kelimesiyle yan yana anılan bir isim. 1930'lu yıllardaki Türk bohem hayatının inceliklerini yazdığı Asmalımescit 74 adlı eseriyle bu döneme dair oldukça ilginç bilgiler veriyordu.



Kadın, kadının perisiymiş meğer

Öykü kitaplarının adları çok şey anlatır. Bağımsız kurmaca parçaları gibi görünseler de, aynı kitabın içinde yer almalarının nedenini çözümlememiz için gereken şifreyi vermiştir yazar. Hele kitap adını bir öyküden alıyorsa, iş kolaylaşır, seçkideki diğer öyküleri bu başrol verilmiş öyküyle kıyaslarız.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.