Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Terskarga

Evdeyiz hâlâ değil mi? Yoksa yavaş yavaş normalleşme çabası içinde miyiz? Aman! Aşı, ilaç vb. bulunmadı hâlâ, biliyorsundur da düşün bunu… Dur! Yine mi aynı şey deme… Ellerini yıka. Elleri yıkamak çok önemli… Bıktın değil mi? Elleri yıkamanın aslında birçok hastalığın çözümü için basit ve ilk yöntem olduğunun keşfi üzerinden çok zaman geçmemiş, biliyor muydun?



Kara Kule serisi okurları için yeni okuma önerileri

Seri kitaplar okumayı sevenler iyi bilirler: Yeni bir seriye başlamak uzun bir yolculuğa çıkmak gibidir. Bu yolculuğun ne kadar süreceği sizin okuma hızınız kadar serinin yazarının yazma hızına da bağlıdır. Serinin yeni kitabını beklerken yaşlanan da, birbiri ardına eklenen yeni kitapları okuyacağım derken ömrünü vakfeden de çoktur.



10 Fotoğrafla // 2017 Erdal Öz Edebiyat Ödülü töreni

Can Yayınları’nın kurucusu Erdal Öz’ün anısını yaşatmak için ailesi tarafından her yıl düzenlenen Erdal Öz Edebiyat Ödülü, yeni sahibini buldu. Ödül dün akşam, 18 Eylül pazartesi günü İstanbul'da, Pera Palace Hotel Jumeriah'ta düzenlenen törenle şair, çevirmen, akademisyen Cevat Çapan’a verildi.

 



Haysiyetli Olma İddiasındaki Bir Adamın Mahcubiyet Dolu Hikâyesi

Kuzey Avrupa edebiyatının bol ödüllü yazarı Dag Solstad’nın 1994’te yayımladığı Genanse og Verdigheit romanı, Mahcubiyet ve Haysiyet adıyla bu yıl ülkemiz okurlarına ulaşabildi. Şimdiden dördüncü baskıya giden bu kitabı elinize aldığınızda muhtemelen dikkatinizi çekecek ilk unsur olan mütevazı boyutu sizi yanıltmasın.



Fotoğraf // Geçmiş aslında geçmiyor

Düşünüyorum, ama var olmak yetmiyor. Bakıyorum, görüp görmediğimi bilmiyorum. Sanıyorum, anlayıp anlamadığımdan emin değilim. Derin bir şüphe, her türlü görsel deneyimle birleşip yeni bir insan olma yolunda rotamızı belirliyor.



İkisiBirArada // Kamaradan kamaraya

Evine giren hırsızla yüz yüze geliyor Laura Blacklock: “Birbirimize bakarak öylece durduk. Parlayan gözlerini gözlerime dikmişti. Aklımdan binlerce düşünce geçiyordu: Telefonum hangi cehennemde? (...) Tek kelime etmedim ve kıpırdamadım da. Rüküş sabahlığımın içinde öylece dikilip titremeye başladım. (...) ‘Lütfen,’ diye geçirdim içimden.



Editörden // Mars'taki tuzlu su

“Dünyaca ünlü Lübnan asıllı şair Adonis ile ressam Habib Aydoğdu ortak bir sergi projesi için bir araya geldiler. İki sanatçı ‘Dizeler ve Renkler’ adını taşıyan proje kapsamında birbirlerinin sanatından etkilenerek yeni üretimler yapıyorlar.



Zamanımızın bir kumarbazı: Tavla ustasının açıkları

Kitap Berlin’de açılıyor, Wansee’yi aşıp Kladow’a giden bir feribotta. Üzerinde smokini, elinde evrak çantasını andıran tavlası, gözlerinde görüşünü bulandıran tavla taşını andıran bir leke... Roman boyunca odağımızda olacak kumarbazımız zengin bir iş adamının malikanesine tavla oynamaya gidiyor.



Klasiklerin en kısa ve en acımasız özetleri!

John Atkinson, klasikleşmiş kitapları hayli muzip bir dille, olabilecek en kısa şekilde özetlediği projesiyle tanınan bir illüstratör. İllüstrasyonlarla bezeli bu alışılmadık "özetleri" Abridged Classics adıyla kitaplaştıran Atkinson'ın çalışmalarından birkaç tanesini seçerek Türkçeye çevirdik.

 



Arkadaş yazarlar

Hayatın diğer alanlarına sızan rekabetçi ruhtan edebiyat da payını alıyor hiç şüphesiz. “İyi” yazarların birbirleriyle yarıştıklarını, alanlarında zirveye yerleşmek istediklerini düşünmek pek zor değil. Fakat sevginin gücünü arkasına almayı başaran bazı dostluklar, bu rekabetçi ruhtan da sıyrılmayı başarabiliyor.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.