Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Kitap Berlin’de açılıyor, Wansee’yi aşıp Kladow’a giden bir feribotta. Üzerinde smokini, elinde evrak çantasını andıran tavlası, gözlerinde görüşünü bulandıran tavla taşını andıran bir leke... Roman boyunca odağımızda olacak kumarbazımız zengin bir iş adamının malikanesine tavla oynamaya gidiyor.

//php print_r ($fields); ?>
Bir şair her şeyden önce kurulu düzenle derdi olan kişidir. Furuğ, İran edebiyatının ve hatta dünya edebiyatının görüp görebileceği en isyankâr sanatçılardan biridir. Yalnız modern İran şiirine yepyeni bir soluk getirmekle kalmamış, kadın algısının da büsbütün değişmesinde büyük rol oynamıştır.

//php print_r ($fields); ?>
John Atkinson, klasikleşmiş kitapları hayli muzip bir dille, olabilecek en kısa şekilde özetlediği projesiyle tanınan bir illüstratör. İllüstrasyonlarla bezeli bu alışılmadık "özetleri" Abridged Classics adıyla kitaplaştıran Atkinson'ın çalışmalarından birkaç tanesini seçerek Türkçeye çevirdik.

//php print_r ($fields); ?>
Hayatın diğer alanlarına sızan rekabetçi ruhtan edebiyat da payını alıyor hiç şüphesiz. “İyi” yazarların birbirleriyle yarıştıklarını, alanlarında zirveye yerleşmek istediklerini düşünmek pek zor değil. Fakat sevginin gücünü arkasına almayı başaran bazı dostluklar, bu rekabetçi ruhtan da sıyrılmayı başarabiliyor.

//php print_r ($fields); ?>
Mahir Ünsal Eriş iki öykü kitabını -Kara Yarısı ve Sarıyaz- birlikte çıkardı, herkesin ilk aklına gelen soru benim de zihnimi kurcalamadı değil, neden tek kitap değil de iki ayrı kitap? Kendisi bu iki kitabın farklı zamanlarda yazılan iki ayrı dosya olduğunu belirtmiş. Aslına bakılırsa soru cevabını kitaplar okununca tam olarak buluyor. Bu yazının konusu Sarıyaz kitabı.

//php print_r ($fields); ?>
BANU GÜRSALER SYVERTSEN/MELİKE YILDIRIM

//php print_r ($fields); ?>
Şebnem İşigüzel, geçen seneye iki roman “sığdırmıştı.” Çalışma masasının fotoğrafını çekmek üzere, bu üretkenliğinin devam ettiğini düşünerek ziyaret ettik kendisini. Yanılmamışız!
.jpg)

//php print_r ($fields); ?>
Faruk Uysal’ın on sekiz yıl aradan sonra yeniden yayımlanan Kayıp Konuşmacı kitabı, bize insana dair sahici kaygıları hatırlatıyor ilk elde. Konuşmacı kayıptır çünkü insan nicedir içine, kalbine doğru akan sesleri duyamayacak kadar yoğun bir gürültünün içinde kalakalmıştır.

//php print_r ($fields); ?>
Henüz bu konuya kendini adamış tıp insanları ve klinikler yok, ancak onların varlığından hepimiz haberdarız. Eşimiz dostumuz, komşumuz, iş arkadaşımız ya da daha kötüsü, bizzat kendimiz!

//php print_r ($fields); ?>
Richard Kreitner, Amerika’yı bir uçtan diğerine kat eden yolculuklara takıntı derecesinde ilgi duyan bir yazar. Amerika’yı, tarihi, insanı ve edebiyatıyla hakiki biçimde anlamak için, Beat Kuşağı’nın miras bıraktığı geleneği devam ettirip, arabaya atlayarak küçük büyük demeden kasaba kasaba seyahat etmek gerektiği görüşünü paylaşan onun gibi pek çok isim var elbette.
















