Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Virginia Woolf’un (1882-1941) yaşarken basılı tek öykü kitabı olan Pazartesi ya da Salı (1921) bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biridir. Virginia Woolf, Mrs. Dalloway, Dalgalar, Deniz Feneri romanlarıyla bilinç akışı tekniğinin başarılı örneklerini vermiş bir öncüdür. Bu akım günümüzde de etkisini yoğun bir şekilde göstermektedir.

//php print_r ($fields); ?>
Kaç zamandır pek çoğumuz, tatil için de olsa, Batı’ya doğru göç ediyoruz ve kendimizi bir Yunan adasına atınca sanki çocukluğumuzun bakir zamanlarına gitmiş gibi hissediyoruz (elbette zamanın ruhunun acı verdiği bir göçmen olarak sürüklenmemişsek).

//php print_r ($fields); ?>
Son yıllarda, hem hayvan hakları hem de ekoloji konusunda tüm dünyada belirgin bir hareketlenme var. Doğaya yönelik tahribat ve hayvanların yaşam alanlarının talan edilmesi artık gezegenin geleceğini tehdit eden bir boyuttayken, geç de olsa, insan dışındaki türlerle de duygudaşlık kurmak yaygın bir hal aldı.

//php print_r ($fields); ?>
The Handmaid's Tale artık sadece Margaret Atwood'un kaleminden dökülen distopik bir evren değil, aynı zamanda son dönemin en çok konuşulan televizyon dizilerinden biri. Emmy Ödülleri'ni silip süpüren The Handmaid's Tale 10 bölümlük ilk sezonuyla kendi sadık kitlesini hızla yarattı.

//php print_r ($fields); ?>
Mahir Ünsal Eriş iki öykü kitabını -Kara Yarısı ve Sarıyaz- birlikte çıkardı, herkesin ilk aklına gelen soru benim de zihnimi kurcalamadı değil, neden tek kitap değil de iki ayrı kitap? Kendisi bu iki kitabın farklı zamanlarda yazılan iki ayrı dosya olduğunu belirtmiş. Aslına bakılırsa soru cevabını kitaplar okununca tam olarak buluyor. Bu yazının konusu Sarıyaz kitabı.

//php print_r ($fields); ?>
Bir şair her şeyden önce kurulu düzenle derdi olan kişidir. Furuğ, İran edebiyatının ve hatta dünya edebiyatının görüp görebileceği en isyankâr sanatçılardan biridir. Yalnız modern İran şiirine yepyeni bir soluk getirmekle kalmamış, kadın algısının da büsbütün değişmesinde büyük rol oynamıştır.

//php print_r ($fields); ?>
Sevim Burak, kendi tabiriyle, “cambaz” bir yazar; hakikate ulaşmak için bir adımı boşlukta, bir adımı ipin üzerinde dengeyi bulmaya çalışan… Yazdıkları aracılığıyla başkasının benliğine girmeyi, görünümleri tersyüz etmeyi, gerçekleri değiştirmeyi, gerçekleri değiştirmekle yetinmeyip gerçeğin yerine geçmeyi isteyen bir cambaz… Bunu da yaşamını ve düşünce dünyasını üzerine inşa ettiği sezgileriyl

//php print_r ($fields); ?>
Polisiyenin kraliçesi sayılan Agatha Christie, bizde de sevilen bir yazar oldu hep. Yoğun olarak 60’lı yıllardan itibaren, yanılmıyorsam, ilk olarak Ak Kitabevi’nin yayınlarıyla (1962) ve ekseriyetle Gönül Suveren tercümesiyle yıllık ortalama on kitapla günümüze kadar sürekli varoldu.

//php print_r ($fields); ?>
Takip ettiğimiz ya da hayranlık duyduğumuz bir yazarın, dünyanın neresinde yazarsa yazsın, yeni kitabının yayımlanacağını genelde sosyal ağlardan ya da internet sitelerinden anında haber alıyoruz artık.
















