Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Herkesin makul fiyata, iyi standartlarda bir eve sahip olmasını hedefleyen İsveç Sosyal Demokrat Partisi, Milyon Programı adını verdiği bir projeyle 1965’ten 1974’e kadar bir milyon konut inşa eder.

//php print_r ($fields); ?>
Kelimelerin insan ruhunun aynası olduğuna inanıyorum. Kelimeler olmasa neye benzediğimizi tarif etmemiz pek mümkün olmazdı. Başka kişilerle benzerliklerimizi, tanımadığımız kişilerle aslında tanış olduğumuzu kelimeler olmasa nasıl fark ederdik bilmiyorum.

//php print_r ($fields); ?>
Özellikle çocukluktan hatırladığım uzun otobüs yolculuklarının en keyifli tarafı, kocaman bir camın/ekranın ardından akıp giden/değişen manzarayı izlemekti benim için. Birçok kişi için de olduğu gibi...

//php print_r ($fields); ?>
Edebiyatımızın biraz hakkı yenmiş, biraz gadre uğramış, biraz görmezden gelinmiş, çoğunlukla varlığı fark edilmemiş kendi halinde bir türüdür “portre.” Belki zaman zaman biyografi gibi türlerle karıştırılmıştır. Belki zaman zaman önemsenmemiş, üstü çizilmistir. Portre daha çok resim ve fotoğraf sanatının bir parçasıdır, akla resmi ve fotoğrafı getirir.

//php print_r ($fields); ?>
Korku ve fantastik imgeler her yaştan okuru olduğu kadar çocukları da çeken ögelerden birisi. Elbette doğru kullanıldığında ve edebiyat zevki ile buluşturulduğunda çocuğun zihinsel gelişimi için yararlı olduğu bir gerçek. Alman yazar Angela Somer-Bodenburg’un ilki 1979 yılında yayımlanan 21 kitaplık Küçük Vampir dizisinden söz edeceğim bu ay.

//php print_r ($fields); ?>
1977 doğumlu bir şair Eren Safi. Şimdilik yayınlanmış iki şiir kitabı var: Kamaşır ve Twitter Tepesindeki Okçular. Kamaşır toplamında yer alan Mürşidim Kocakarı ve Bir Kişi Bomba şiirleri öznel şiirler sayılabilir.

//php print_r ($fields); ?>
Bazen, yazdığınız metinle baş etmenin en iyi yolu, kafanızın içinden, evinizden, hatta ülkeden çıkıp gitmektir. Gideceğiniz yer, İtalya’nın göbeğindeki bir 15. yüzyıl şatosuysa ya da İzlanda'daki bir balıkçı köyüyse eğer, çoğumuzun buna bir itirazı olmaz!

//php print_r ($fields); ?>
Kalabalık ve karmaşık bir dünyada olup bitenleri anlamlandırmaya çalışırken, kimi zaman topladığımız verilerin çokluğundan başımız dönüyor ve her şeyi basitleştirecek bazı teorilere teslim olmayı tercih edebiliyoruz: Her şey bir şer kaynağından doğuyor ve gördüklerimizin hepsinin arkasında hep o şer şebekesi bulunuyor!

//php print_r ($fields); ?>
Modern dönemin efsanevî tarihçilerinden biri Fernand Braudel ise, diğeri Arnold Toynbee’dir. Efsane olmalarının nedeni, sadece tarih alanında yaptıkları araştırmalar değildir. Ayrıca bu tarih üzerine düşünce üretmeleridir. Yorumcudur bu iki tarihçi. Tarih felsefesi de yaparlar. Sosyologların birinci derecede kaynakları arasındadır kitapları. Sanatı da bilirler.

//php print_r ($fields); ?>
Bir internet sitesinde, fazlaca muğlak ifadelerle verilmesine karşın, şöyle bir haber var: “Henüz resmiyete dökülmeyen, herhangi bir kaynak tarafından onaylanmayan habere göre, ağustosta İstanbul’da bir Morrissey konseri izleyeceğiz.” Daha önce İstanbul’daki konserine katılma imkanı bulamayanlar için –muğlak ama– sevindirici bir haber elbette; her zaman bekleriz kendisini!

















