Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Modern İran edebiyatını, sanırım bir kısım özel ilgili okur haricinde pek tanımıyoruz. Öykü ve romanda Sâdık Hidâyet, şiirde Furuğ Ferruhzad dışında bir isim verebilmek pek de kolay değil.

//php print_r ($fields); ?>
Tim Parks, Yaşam ve Yapıt kitabındaki denemelerinde Charles Dickens’tan Haruki Murakami’ye, Çehov’dan James Joyce’a toplam yirmi yazarı ele alıyor ve bu ünlü yazarların eserleri ile hayatları arasındaki kesişimleri ortaya çıkarıyor. Kitap, yazar ve elbette okur arasındaki “yaşam” ve “yapıt” bağını oldukça anlaşılır ve incelikli bir şekilde ele almayı başarıyor.

//php print_r ($fields); ?>
İnsanın Anlam Arayışı, Victor E. Frankl

//php print_r ($fields); ?>
Koronavirüs’ün ortaya çıktığı ilk günlerden itibaren salgın edebiyatına ilgi arttı. Tarihteki salgınları konu edinen romanları yeniden elimize aldık. Evlerimize kapanıp şaşkınlıkla başımıza geleni anlamaya çalışırken edebiyata sığınmak yapabileceğimiz en iyi şeylerden biriydi.

//php print_r ($fields); ?>
Üzerimizde etkisi büyük olan yazarların yaşamlarını da merak ederiz. Doğduğu, büyüdüğü coğrafyayı, kültürü ayrıntılarıyla bilmek isteriz. Ömrünün geçtiği şehirleri, yürüdüğü sokakları, hatta ebedi mekanları olan mezarlarını ziyaret etmek bizim için yazara olabildiğince yaklaşmak anlamına gelir.

//php print_r ($fields); ?>
Mizah unsuru çocuklar için vazgeçilmez ve ilgi çekici konuların başında gelir. Okurken kahkaha atmayı sever her çocuk. Tabii bir yazar onu güldürmeyi başarabilirse… Ülkemizde çocuklara kaliteli mizahı edebiyatla harmanlayarak sunan kitap sayısı çok fazla değil. İngiliz yazar David Walliams çocuk kitaplarına mizah katma becerisiyle dünyanın en çok okunan yazarlarından birisi.

//php print_r ($fields); ?>
Yalnızca şimdiki zamanın içinde kendimizle özdeşleşerek tıpkı bir kalbin düşünmeksizin çarpması gibi yaşıyor olsaydık acaba hikâye anlatabilir miydik?

//php print_r ($fields); ?>
Edebiyat, salt bize görmediklerimizi göstermeye yarayan bir araç değildir. Ya da göremediklerimizin altını çizen, tek boyutlu kalınca bir çizgi... Çoğu zaman edebi eser, bize iki-üç cümleyle anlatıp geçtiğimiz her ne varsa şu hayatta, aslında daha daha fazlasının olduğunu hatırlatır: Sesi kısık olayların, durumların, ayrıntıların, şeylerin pek de öyle olmadığını serer gözlerimizin önüne.

//php print_r ($fields); ?>
Zombi nedir? Onu kapitalizm ve tüketim kültürüyle mi ilişkilendirmek doğrudur, yoksa sömürgecilik, ırkçılık, kölelik bağlamında ele alırsak mı anlam kazanır? Yerel inanışlarla, karabüyüyle, okültle, doğaüstüyle mi açıklanmalıdır, yoksa bilimin veya akılcılığın alanına da çekilebilir mi?

//php print_r ($fields); ?>
Ayrılık, dünya hayatının en son kelimesidir. Nihayetinde, sevdiğimiz, bize ait olduğunu düşündüğümüz her şeyi geride bırakacak ve ayrılık atına binip gideceğiz.
Fâni dünyada birçok ayrılık yaşarız. Birlikte olduğumuz insanlardan, bulunduğumuz yerden, çalıştığımız adresten ayrılırız.

















