Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Mizah unsuru çocuklar için vazgeçilmez ve ilgi çekici konuların başında gelir. Okurken kahkaha atmayı sever her çocuk. Tabii bir yazar onu güldürmeyi başarabilirse… Ülkemizde çocuklara kaliteli mizahı edebiyatla harmanlayarak sunan kitap sayısı çok fazla değil. İngiliz yazar David Walliams çocuk kitaplarına mizah katma becerisiyle dünyanın en çok okunan yazarlarından birisi.

//php print_r ($fields); ?>
Nasa’nın yıllar sonra Mars’a yolladığı uzay aracı InSight, geçtiğimiz günlerde Mars’a iniş yaptı. Birçok bilimkurgu eserine, sinema filmine konu olan, diğer gezegenlerden farklı olarak insanlığın gözünde çok daha gizemli bir konuma sahip olan Mars, ulaşılmazlığını hâlâ koruyor.

//php print_r ($fields); ?>
Tarık Tufan, Türk edebiyatının en üretken kalemleri arasında yer alıyor. Aylık edebiyat dergilerinde yayınladığı hikâyelerin yanı sıra, neredeyse her yıl çıkardığı yeni kitaplarla göz önünde bir yazar.

//php print_r ($fields); ?>
Ölüm hayatın bakiyesidir. Hayatın sonunu değil hayatın bir başka veçhesini karşılar. Elde kalan ne varsa onunla gideriz ölüme. Bu açıdan ölen bir insan için kullanılan “hayatını kaybetti” lafı bomboş bir laftır. Hayat bir başka sayfada olanca tazeliğiyle devam etmektedir çünkü. Ölüme dair anlatılarda ölüm ve ölüm sonrası başlığı öne çıkar. Ya ölüm öncesi?

//php print_r ($fields); ?>
Kitaplarla haşır neşir olanlar bilirler ki, kütüphanenizdeki kitapların sayısı arttıkça bir düzeni sürdürmek de gittikçe zorlaşır. Kitaplar raflara sığmaz olur, gittikçe üst üste yığılır ve en sonunda işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Peki bu krizi olumlu bir duruma dönüştürmek mümkün mü?

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
Hiç seyahatname okumamış birine bunun keyfini anlatmak zor. Gediklisinin, zaten rastladığı kitaba bir göz atmadan geçip gitmesi ihtimal dışı. Zira, sanki özünde, okurunu kendine çeken bir zıt kutbu taşır seyahatnameler. Hele de, zihne kentleri adamakıllı kurma imkanı verebilenler.

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
Sinik Bir Başkaldırı: Edebiyat Ehlileştirilmeye Karşı

//php print_r ($fields); ?>
İlk romanın ne olduğu Türkiye’de hayli tartışılmış bir konu. Bugün bile o tartışma devam ediyor. Gelen kabul, ilk “Türk romanının” Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ı olduğu. Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ın tefrikası 1871, kitap halinde yayımlanışı ise 1875. Oysa, ilk “Türkçe roman” dediğimizde Vartan Paşa’nın Ermeni harfleriyle Türkçe olarak yazdığı Akabi Hikâyesi’ni (1851) görüyoruz.
















