Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
Kâmil Yeşil, ilk öykü kitabı Ankebut’u 1998’de yayınlamıştı. 2018 itibariyle sekizinci öykü kitabı olan Yazdım Öykü Oldu’yu neşretti. Germanist Gürsel Aytaç’ın Alman edebiyatı literatüründen aktardığı “sanatçı romanı” kavramı, Yazdım Öykü Oldu’yu anlamamızı kolaylaştırabilir.

//php print_r ($fields); ?>
Bütün öyküleri Can Yayınları tarafından Ötekinin Rüyası ve Ayak İzlerinde Adımlar adıyla kitaplaşan Julio Cortázar’ın, Ötekinin Rüyası’nda yer alan Hayvan Hikâyeleri bu sefer müstakil olarak basıldı.

//php print_r ($fields); ?>
İngilizce edebiyatın en yüksek kademeden edebi nitelik bahşedicisi ödülü Man Booker, saygıdeğer bir otoriteye sahip olduğu kadar, edebiyatta endüstrileşmenin muhafızlığını da yapar. Bu yıl, 50. yılı şerefine “Altın Man Booker” veren ödül, zaten her dokunduğu romanı altına çeviren bir tür simyacıydı.

//php print_r ($fields); ?>
Kütüphanelere dair yapılan her çalışmada kendine ilk sıralarda yer bulan İskandinav kütüphaneleri son olarak, Amerika’nın aylık popüler kültür dergisi Wired tarafından hazırlanan, “dünya üzerindeki en güzel görünüme sahip 10 kütüphane” listesinde karşımıza çıktı. Listenin birincisi yalnızca ülkesi Danimarka’nın değil tüm İskandinavya’nın en büyük kütüphanesi olan Dokk1.

//php print_r ($fields); ?>
Kitapların dünyasına yaptığımız yolculukları düşünmeye başlayalım. Önce kitapların oluşma sürecini sanki ilk defa öğreniyormuşuz gibi hatırlamamız iyi olabilir. Zihnimizde beliren düşünceler olgunlaşınca onları harflerle kelimelere dönüştürürüz. Kelimeler sözcükler halinde ağzımızdan dökülür, uzun bir konuşma halini alır.

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
“Annemin ölümü beni en vahşi halim olan kişiliğimle tanıştırdı. Beni ihtiyacım olan bir şeyden mahrum bıraktı. Annem hayatımın köküydü. Sonra birden yok oldu.” Cheryl Strayed, Yaban adlı biyografik eserinde anlattığı 1800 kilometrelik yabani yolculuğuna atılmadan önceki halini, bu şekilde dile getiriyordu. Annesiyle derin, oldukça yakın bir ilişkisi vardı.

//php print_r ($fields); ?>
Jeff Vandermeer’ın Southern Reach üçlemesinin Türkçeye çevrilmesi ve ardından bu serinin ilk kitabı Yok Oluş’un (Annihilation) sinemaya uyarlanmasıyla, tartışmalarımızı China Miéville’in eserleriyle kısıtladığımız bir türün, “yeni tuhafkurgu”nun Türkçedek
















