Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Kargo ilk defa Mersin’den geliyor bana. Mersin’de kimsem yok üstelik. Hızlıca açıyorum paketi. Ellerimde Kuşlu Süveter. Ne güzel isim. Ben ona, o bana bakıyor. Artık az önceki halimizden eser yok. İlk kitap telaşlıdır. Hemen yerine ulaşmak ister. Anlarım. Hemen okunmak ister. Pek tabii. Aldım kabul ettim ve bu ilk telaşa katılıp vakit kaybetmeden okumaya başladım.

//php print_r ($fields); ?>
Kusur: Türkçede herhangi bir konuda yaptığımız yanlışı anlatan ya da hatamızı belirten bir kelime. Toplumsal yaşayışımızda ve bireysel ilişkilerimizde de bu sözcükle daima karşılaşırız. Aslında, günlük yaşamımız içinde sıkça kullandığımız biçimi ise, “Kusura bakma”dır. Bu, negatif bir anlam içeriyor gibi görünse de, ilişkilerde kişiye özel bir alan açar.

//php print_r ($fields); ?>
Buz ve Ateşin Şarkısı serisi (televizyon uyarlaması adıyla Taht Oyunları) en sabırsızlıkla beklenen, üzerine en çok konuşulan popüler kültür ürünü olarak, gelecekte, dönem tanımlamakta kullanılacak eserlerin başında geliyor. Ortaçağ temalı ya da zeki kırılmalarla dolu pek çok eser arasında Buz ve Ateşin Şarkısı’nın başarısını yazarı George R.R.

//php print_r ($fields); ?>
Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından Juniçiro Tanizaki, edebi serüvenine modern Batı edebiyatını model alarak başlar. Bu ilk dönemde Batı’ya takıntı derecesinde hayran, gelenekle yeni arasında sıkışmış bireyleri hikaye eder.

//php print_r ($fields); ?>
Modernizm sadece biz doğuluların “başına gelmedi”. İngiltere’de taşra hoyratça sökülüp kirli şehirlere taşındı; Batı’dan (Fransa’dan) gelen Modernizm’in yarattığı doğa özlemi Alman Romantiklerini doğurdu… Batılı toplumlarda mavi yakalı uzmanlaşma, yaptığı işe yabancılaşan ve mekanikleşen yığınlar yarattı.

//php print_r ($fields); ?>
Herhangi bir romanın yazarının zihnindeki yaratım sürecini inceleyecek olsak elbet bir seviyede otobiyografik unsurlara rastlarız. Ancak çoğu standartlara göre, bir romanın otobiyografik sayılabilmesi için yazardan uyarlanan bir başkahramana sahip olması veya yazarın hayatındaki bir olay örgüsünün romanın omurgasına oturması beklenir.

//php print_r ($fields); ?>
Yazar, şair, fotoğrafçı, akademisyen, koleksiyoner... Merkezde her daim fotoğraf yer almasına karşın, “çok kimlikli” bir isim Merih Akoğul. Çeşitli yayınlarda fotoğraf kuramı, plastik sanatlar ve müzik üzerine yazılarını da okuduğumuz bir eleştirmen aynı zamanda örneğin.

//php print_r ($fields); ?>
Nasa’nın yıllar sonra Mars’a yolladığı uzay aracı InSight, geçtiğimiz günlerde Mars’a iniş yaptı. Birçok bilimkurgu eserine, sinema filmine konu olan, diğer gezegenlerden farklı olarak insanlığın gözünde çok daha gizemli bir konuma sahip olan Mars, ulaşılmazlığını hâlâ koruyor.

//php print_r ($fields); ?>
Balzac, 1831 yılında Evliliğin Fizyolojisi’nden on yıl sonra yazar Çalışanın Fizyolojisi’ni. Bu küçük kitap, yazımından yaklaşık 180 yıl sonra, ilk kez Münif Sair tarafından Türkçeye çevrildi.

//php print_r ($fields); ?>
Sinik Bir Başkaldırı: Edebiyat Ehlileştirilmeye Karşı

















