Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Rönesans denince akla gelen ilk figür Leonardo Da Vinci olur çoğunlukla. Da Vinci, her ne kadar güzel sanatlardaki maharetiyle dünya çapında nam salmış olsa da, o, vaktinin çoğunu bilimsel çalışmalara ve mühendislik projelerine adamıştır. Yalnızca bir ressam, heykeltıraş ya da mimar değil, aynı zamanda bir mucit ve bilim insanıdır.

//php print_r ($fields); ?>
“Annemin ölümü beni en vahşi halim olan kişiliğimle tanıştırdı. Beni ihtiyacım olan bir şeyden mahrum bıraktı. Annem hayatımın köküydü. Sonra birden yok oldu.” Cheryl Strayed, Yaban adlı biyografik eserinde anlattığı 1800 kilometrelik yabani yolculuğuna atılmadan önceki halini, bu şekilde dile getiriyordu. Annesiyle derin, oldukça yakın bir ilişkisi vardı.

//php print_r ($fields); ?>
Küçürek öykü bir tür olarak şiirdeki haiku yahut rubai ile kıyaslanabilir. Öykü alabildiğine daraltılmış ve sınırlandırılmış bir andan yahut kesitten ibarettir. Çoğu zaman başı ve sonu net değildir. Öncesi ve sonrası olduğunu ama metinde yer almadığını okura “ihsas” ettirir.

//php print_r ($fields); ?>
“Şiir masumluğun yeniden ele geçirilmesidir” der Octavio Paz. Bunun için başlangıca yani söze gideriz. Üstü örtülmüş bir güzelliği yeniden görünür kılmak için sözün hakkı bizi beklemektedir. Mustafa Köneçoğlu’nun sekiz yıl sonra yeniden basılan ilk kitabı Söz Hakkı, bir şairin gerçeklikle ve dünyayla kurduğu bağın hem oluş hem de eriş sancılarına odaklanan bir şiirler toplamı.

//php print_r ($fields); ?>
Jeff Vandermeer’ın Southern Reach üçlemesinin Türkçeye çevrilmesi ve ardından bu serinin ilk kitabı Yok Oluş’un (Annihilation) sinemaya uyarlanmasıyla, tartışmalarımızı China Miéville’in eserleriyle kısıtladığımız bir türün, “yeni tuhafkurgu”nun Türkçedek

//php print_r ($fields); ?>
İngilizce edebiyatın en yüksek kademeden edebi nitelik bahşedicisi ödülü Man Booker, saygıdeğer bir otoriteye sahip olduğu kadar, edebiyatta endüstrileşmenin muhafızlığını da yapar. Bu yıl, 50. yılı şerefine “Altın Man Booker” veren ödül, zaten her dokunduğu romanı altına çeviren bir tür simyacıydı.

//php print_r ($fields); ?>
Yıllar evvel, kendi küçük yörüngesinde dönen küçük bir benken keşfedilmeyi bekleyen incelikleri tanımlama hevesiyle yola çıkmış; kâşifi olduğumu sandığım şeylerin başka dillerde karşılığı olduğunu öğrenmiş, üzülmüştüm.

//php print_r ($fields); ?>
Polisiye edebiyatın okuru cezbeden en önemli yönlerinden biri, cümleler, satırlar, sayfalar boyu körüklenen merak duygusuysa, bir diğeri de yazarın zekasına saygı duyulmasını sağlayan, zeki dedektiflerdir.

//php print_r ($fields); ?>
Kusur: Türkçede herhangi bir konuda yaptığımız yanlışı anlatan ya da hatamızı belirten bir kelime. Toplumsal yaşayışımızda ve bireysel ilişkilerimizde de bu sözcükle daima karşılaşırız. Aslında, günlük yaşamımız içinde sıkça kullandığımız biçimi ise, “Kusura bakma”dır. Bu, negatif bir anlam içeriyor gibi görünse de, ilişkilerde kişiye özel bir alan açar.

//php print_r ($fields); ?>
Japonya’nın gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından olan Natsume Sôseki, Klasik ile Modern Japon Edebiyatı’nı ayıran ince çizginin ta kendisidir.

















