Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



''İnce Şeyler''in Annesi; Gülten Akın

Türk şiiri içinde “arada” kalmış bazı şairler vardır. Bu şairler içinde bazıları da yalnızca arada kalmakla yetinmezler, başka büyük şairlerin veya akımların periferisinde kalırlar. Ercüment Behzat Lav’dan Sabahattin Kudret Aksal’a doğru bir eğri çizebiliriz böylece. Edebiyat tarihçilerinin işine geliyor sıralamalar, ayrımlar yapmak.



Dosya // Edebiyat festivalleri

Edebiyat ve festival kelimeleri nedense pek çokları için uzlaşmaz bir niteliğe sahip. Edebiyatın zihinlerdeki ilk çağrışımından olsa gerek bu: inzivaya çekilip kendi içine dönmüş biri, kalabalığa karşı bir koruma kalkanı olarak kitabın açtığı dünyalara gömülmüş, hazdan ve şimdiden uzak, geçmişin bilgisinin ve geleceğin tahayyülünün peşinde...



Bir dünya polisiye

Merak, insana bahşedilen en temel duygulardan biri olarak benlikteki mevcudiyetini beşikten mezara dek sürdürür. Bebekken gördüklerini, duyduklarını, dokunduklarını merak ederek çıktığı keşif yolculuğunda, insanın bu dünyadan ayrılırken hissedeceği son “şey” de pekâlâ merak ile ilintili olabilir; “demek artık ben de ölüyorum, peki sonra ne olacak?”

 



Milli Kültürün Temeli, Masallar

Modernleşme dönemi Türk edebiyatının en zayıf şubesi ço­cuk edebiyatıdır desek



Bazı Romanlar Yataktan Çıkmak İstemez, Bazısı da Gezmeyi Sever

“Yatağımda uzanırken dağ tırmanışıyla ilgili bir kitap okumak hoşuma gidiyor” diye yazıyor Jeanette Winterson. Nan Shephard’ın The Living Mountain (Yaşayan Dağ) adlı biyografik-coğrafi keşif kitabından söz ediyor.

 



Anne Carson’dan yazarlara tavsiyeler

Şair, denemeci, romancı, çevirmen, edebiyat profesörü... Kanadalı yazar Anne Carson’ı Kırmızının Otobiyografisi adlı, antik Yunan destanlarını hatırlatan romanıyla da tanıyor olabilirsiniz, en başta saydığımız diğer kimlikleriyle de.



Üyesi olmak isteyeceğiniz 10 hayali kütüphane

Kitap tutkunları için, dikkat dağıtıcı her şeyden ve herkesten azade bir şekilde, kitaplarıyla aralarına hiçbir şey girmeden geçirdikleri zaman kadar kutsal olan bir şey varsa, o da kütüphanelerdir herhalde.



Editörden // Ay’a çıkmak ile yaya kalmak arasında!

Tatil sona erdi, okullar açılıyor; şehirler eski nüfuslarına kavuştu, yeni dizilerin ilk bölümleri görücüye çıkıyor, iddialı filmlerin fragmanları birer birer dönmeye başladı… Yayınevlerinden kitapçı raflarına doğru olan akışın hızı da “normale” dönmeye başladı; ne de olsa eylül ayı, yayıncılık sektörü için de bir “yeni sezon” başlangıcı kabul edilir.



Şarjı Bitti, Kabloyu Bulamıyorum!

İki yıla yakın bir süre elimde ve cebimde e-kitapla dolaştım…

 

Cebimde diyorum, çünkü gerçekten cebimdeydi. Yıllardır hayalini kurduğum bu boyut ve hafiflik beni kendine bağımlı kılmıştı.

 

Havam da yerindeydi doğrusu! Beni küçümsemeye kalkan kâğıt fetişistlerine “cebimde kitap değil, kütüphane taşıyorum” diyordum.

 



Geçmişiyle karşılaşan adam

Giovanni Papini (1881-1956), İtalyan edebiyatının melankolik yaklaşımlarıyla bilinen ve siyasi anlayışı tartışmalı yazarlarından biri. Öykülerinde çağ, ölüm, kişilik temalarını odak alarak insan doğasına, yaşadığı döneme ilişkin yorumlar yapıp gelecekler öngörür. Papini, “gerçek hayat” sorunu etrafında kahramanlarıyla birlikte bir yolculuğa çıkar ve çağa ağır eleştiriler getirir.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.