Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Edebiyatın Güçlü Kadın Kahramanları: Mrs. Dalloway, Bayan Macauley Ve Feride

Hep yeniden başlayan kadın:Mrs. Dalloway



Barut Kokan Öyküler: Saraybosna Marlborosu

20. yüzyıl hiç şüphesiz tarihteki en trajik yüzyıl olarak yerini aldı. Bu yüzyılda iki büyük dünya savaşının yanı sıra sıcak ve soğuk birçok çatışma yaşandı. Dünyada o zamana kadarki belki de en fazla sayıda masum insan katledildi, madden ve manen sakat bırakıldı, yurtlarından edilip sürgüne uğratıldı.



Satrançta kim yener? Bertolt Brecht mi yoksa Walter Benjamin mi?

Tiyatro kuramını en çok etkileyen isimlerin başında gelen Bertolt Brecht ile, edebiyat eleştirisi ve kuramının dev ismi Walter Benjamin’in yolu pek çok kez kesişmişti. Almanya’da 1920’lerde başlayan bu dostluk, Nazizmin yükselişine şahit olmuş, sürgünlerin ardından Benjamin’in intiharıyla trajik bir şekilde sonlanmıştı.



ÇizgiRoman // Rembrandt’ı çizerken Rembrandt olmak

Çizgi roman, gazete bayilerinden kitapçılara ve kitap piyasasına girdi gireli, sanatçıların ve diğer popüler kişiliklerin biyografileriyle daha fazla ilgilenmeye başladı. Geçmişte çocuksu ve pedagojik olma iddiası taşıyan, epeycesi niteliksiz ve sası duran biyografik çizgi romanlar, tür olarak, gördükleri ilgi ve itibarı hak edecek ölçüde başkalaşıp enformatik olmanın ötesine geçtiler.



Heybetli görüntüleriyle içine gireni büyüleyen kütüphaneler

Richard Silver, dünyayı gezerek heybetli manzaraları ve mimarisiyle onu etkileyen büyük, abidevi yapıları ölümsüzleştiren bir fotoğraf sanatçısı.  Çalışmaları başta Metropolitan Sanat Müzesi olmak üzere ABD’de pek çok galeride sergilenen Silver, aynı zamanda bir kütüphane tutkunu. Silver’a göre, kütüphaneler, iç mimarileri, süslemeleri ve renkleriyle, objektifi için biçilmiş kaftan.



Yıldız Ramazanoğlu'nu Tanımak

Alpay Doğan Yıldız’ın Yıldız Ramazanoğlu Hikâyeciliği adlı kitabı yazarın hikâyelerini; insaf, merhamet, adalet, karşılıklı af temaları ile işleyen bir kitap. Kitaptaki “Sessizlerin Sesi” başlığı da dikkate değer bir nokta olarak yer alıyor kitapta.

 



Vitrindekiler // Nisan 2018: Son ayların kitapları hakkında kısa kısa...

Son aylarda yayımlanan, "yeni çıkan" raflarının kalabalığı içinde gözden kaçabilecek metinlere dair izlenimlerimizi artık bu yeni köşemizde topluyoruz.

 

Vitrindekiler; son ayların kitapları hakkında kısa kısa...

 

 



Biraz 'Coşkun' Olmak

Genellikle körkütük yaşıyoruz. Karşılaştığımız insanlara manevi anlamlar yüklediğimizde belki ayılıyoruz...

 

Akdeniz zannımca felsefenin denizi. Orada uhrevi bir ‘kendine gelme’, bir ‘uyanma’ hadisesi vuku bulmakta. “Rastlantı zorunluluktur” demişti bazı Batılı filozoflar. Biz tevafuk diyoruz, tesadüf yoktur, her anın bir mânâsı vardır anlamında.

 

***



Geçmişiyle karşılaşan adam

Giovanni Papini (1881-1956), İtalyan edebiyatının melankolik yaklaşımlarıyla bilinen ve siyasi anlayışı tartışmalı yazarlarından biri. Öykülerinde çağ, ölüm, kişilik temalarını odak alarak insan doğasına, yaşadığı döneme ilişkin yorumlar yapıp gelecekler öngörür. Papini, “gerçek hayat” sorunu etrafında kahramanlarıyla birlikte bir yolculuğa çıkar ve çağa ağır eleştiriler getirir.



Gelenekselci Biçimleri Reddeden Bir Kitap: Mırıldandığım Öyküler

Mırıldandığım Öyküler’in ilk baskısı 1985’te Tomris Uyar çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıkmıştı. Tomris Uyar bu baskıda çevirdiği Cortázar’la ilgili şu değerlendirmeyi yapar: “Cortázar, öbür Latin Amerikalı yazarlara benzemiyordu. Arjantin’in ‘turistik’ özellikleri hiç ilgilendirmiyordu onu. Çağdaş bir Edgar Poe sayılabilirdi, biraz da Borges’in emmioğlu gibi biri.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.