Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
İnsanı soğuktan ve yağmurdan koruyan kemerleri, tuğla binaların kızıllığı ve İtalya’nın belki de en güzel yemekleri.... Bologna, çok da küçük bir şehir olmasa da, şehir merkezi hızlıca gezilebilecek bir şehir. Ama Bologna’dan gerçekten zevk almak için birkaç güne ihtiyacınız olacak.

//php print_r ($fields); ?>
Duygu Özdemir @1Kitap1mekan
“YALNIZCA OKUDUĞUM KİTAPLARI PAYLAŞIYORUM”


//php print_r ($fields); ?>
The Doors’un Shaman’s Blues şarkısını her dinlediğimde, nedense Jim Morrison’un çocukken yaşadığı bir olayı ve bu olayın şarkının yorumuna, tavrına etkisini düşünmeden edemem.

//php print_r ($fields); ?>
Çadırın önündeki dev çam ağaçları kömüre dönmüş. Söndü sönecek bir alev, kütüklerden birinin ucuna sarılmış duruyor hâlâ. Geceden küçük bir hatıra. Küçük yalım, küçücük bir ışığı gecenin karanlık tünelinden geçirip ertesi günün sabahına eriştirmiş. Biteviye salınıyor. Kepenek, eski cecim ve kalın yün yorganlarının altında gözlerimi aralıyorum.

//php print_r ($fields); ?>
"Teksas-Tommiks dönemi”nin ancak son demlerine yetişebildim… O zamanlardan, dayımın iki çizgi roman kulesi arasındaki hali gözümün önünde halen; sırt kısmı aynı zamanda kütüphane olarak da kullanılabilen o eski tip divana boylu boyunca uzanmış, bir tarafta “uç uca eklenerek” okunacak, diğer tarafta ise okuduğu ciltlerden oluşan iki kule… Sanırım daha çok Zagor görürdüm elinde; ablamın

//php print_r ($fields); ?>
Çizgi roman, gazete bayilerinden kitapçılara ve kitap piyasasına girdi gireli, sanatçıların ve diğer popüler kişiliklerin biyografileriyle daha fazla ilgilenmeye başladı. Geçmişte çocuksu ve pedagojik olma iddiası taşıyan, epeycesi niteliksiz ve sası duran biyografik çizgi romanlar, tür olarak, gördükleri ilgi ve itibarı hak edecek ölçüde başkalaşıp enformatik olmanın ötesine geçtiler.

//php print_r ($fields); ?>
Akdeniz’in ışıldayan, birleştirici, mahsuldar ve yaratıcı yüzünü önce Bronz Çağı Uygarlıkları fark etti. Bugün, Bronz Çağı’ndan, 7 devletten mal -ve bilgi- taşıyan batıklar buluyoruz.

//php print_r ($fields); ?>
Robert Walser’in Jakob Von Gunten isimli eseri yazarın yaşam öyküsüyle daha derin bir anlam kazanan türden bir anlatı olarak karşımızda duruyor. Tarihsiz yazılmış günlük biçimindeki kitap, on yedi yaşındaki Jakob’un Benjamenta Erkek Enstitüsü’nde yaşadıklarını ve bunun iç dünyasındaki yansımalarını bize sunuyor. Küçük bir şehirden gelen Jakob, Kanton meclisi üyesi bir babanın oğludur.

//php print_r ($fields); ?>
“Önümde belki bir dakika var, belki bin dakika. Belki bir gün var, belki bin gün... Geride ise yüzlerce hatayla, çok eksiklerle, dile gelmemiş suçlarla, telafi edilmemiş ihmallerle dolu bir hayat. Hangisini, ne ara düzelteceğim? Nereden başlayacağım kendi cennetimin yolunu döşemeye? Zamanla yarıştan galip çıkan var mıdır? Kader, insanın başına gelen değil midir?

//php print_r ($fields); ?>
Harfler mi notalar mı? Kitap okumanın sessizliği mi yoksa bir orkestranın çok sesliliği mi? Peki hem iyi bir dinleyici hem de iyi bir okuyucu iseniz ve böyle bir seçim yapmak istemiyorsanız? O halde Şilili yazar Isabel Mellado son romanı Titreşim’i sizin için yazmış diyebiliriz çünkü Titreşim, size her ikisini de vaat ediyor.

















