Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Radyo oyunlarıyla tanıdığımız Zeynep Rade’nin “Boğaz’da yitip giden her hatıraya” ithaf ettiği ilk romanı Yeniköy’de Bir Yalı, Boğaz'ın bir asır önceki pitoreskini sergileyerek açılıyor. Şirket-i Hayriye vapurları mavi yeşil sularda nostaljinin tadını çıkarırcasına süzülüyor… İyot kokusu burnumuza dolarken, yalıların gıcırdayan tahta döşemesini duyuyoruz.

//php print_r ($fields); ?>
Yaşar Nabi’nin yayımladığı ilk kitaptı Otuz Beş Yaş

//php print_r ($fields); ?>
Modern Japon edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilen Tanizaki’yi Naomi’yle tanımıştım. Belli yönleriyle Nabokov’un Lolita’sına benzetilen (ki ondan çok önce kaleme alınmış) kitap, beni Tanizaki’nin kendine özel edebiyat diliyle ilk kez tanıştırmış ve daha fazlasını okumak üzere iştahımı kabartmıştı.

//php print_r ($fields); ?>
Thomas Bernhard’ın, geçmişiyle hesaplaşırken nefes alma (kendisini bulma) gayreti, fonda ailesinin ve Avusturya’nın bulunduğu anlatı, deneme ve romanlarında açığa çıkıyor; Amras-Watten, Beton, Bitik Adam, Don, Düzelti, Eski Ustalar, Goethe Öleyazıyor,

//php print_r ($fields); ?>
“Ölümü hatırlatan ne var bu resimde” diye sormuştu Melih Cevdet Anday, Fotoğraf şiirinde. Dört kişi parkta bir banka oturmuş. Soldan sağa Orhan Veli, Şinasi Baray, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet. Orhan Veli sağ elini sol elinin üzerine koymuş. Ağzı açık ama gülmüyor. Pardösüsünün yakaları tünemiş bir göçmen kuşun kanatları gibi. Fotoğrafçı deklanşöre basar basmaz pırr diye uçup gidecek.

//php print_r ($fields); ?>
Yazarak delirenler, yazmadan delirenler, yazmasa delirecekler, yazdıkça delirmeyenler… Edebiyat ile delilik arasındaki ilişki, her çağda ve koşulda dikkati çeken konuların başında geliyor. Edebiyat deliliğin, delilik de edebiyatın katmanlarında usul usul dolaşıyor. Kafka, yazdığı bir mektupta, “Edebiyat, içimizdeki donmuş denizin buzlarını kıracak bir baltadır,” demiş mesela.

//php print_r ($fields); ?>
“Gereken tek şey,” dedi Flurya, “tek bir neslin yok edilmesi. Herhangi bir şeyin tek neslinin. Böceklerin, ağaçların, mikropların, bilim adamlarının, Fransızca konuşanların, herhangi bir şeyin. Önceki ve sonraki nesil arasındaki bağlantıyı koparırsan oyunu sonsuza kadar bitirirsin.”
Antilop ve Flurya

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
İtalyan edebiyatının önemli klasiklerinden birisi olarak gösterilen Duvarcı Ustası Don Gesualdo'da tam da Sicilya'ya özgü bir hikaye anlatmış Giovanni Verga. Sicilya'nın kaderinin roman kahramanının kaderiyle birleştiği, yani yenilginin kaçınılmaz olduğu bir hayatın hikayesi...

//php print_r ($fields); ?>
Hiç tanımadığımız insanlarla yan yana geldik. Bunun üzerine inşa edildi uygarlık ve onun en büyük göstergesi sayılabilecek kentler. Önce küçük nüfusun verdiği “herkesin herkesi biliyor olması” güvencesi, yerleşim yeri kalabalıklaştıkça “kimsenin kimseye inanmaması gereği” paranoyasına dönüştü.















