Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



GrafikRoman // Ünlülerin hayatları ve kalpleri

Biyografik nitelikli çizgi romanlar çoğalıyor. Kimlerin hayatı anlatılıyor sorusu, bu çoğalmanın da cevabını veriyor. Popüler kültürün “oyuncusu” olan, konuşulan ve bilinen isimlerin, ünlülerin hayatı çizgi romana uyarlanıyor. Hayatı derken, anlatılan popüler şahsiyetin (hikayeleştirildiği biçimiyle) yaşadığı olaylar anlatılıyor demek daha doğru olur.



Labirent kitaplar

Guardian’da yayımlanan bir yazı, Charlotte Higgins’in labirentleri konu alan kitabından yola çıkarak, Yunan mitolojisindeki Minotaur'dan günümüzdeki görsel sanatlara kadar pek çok metinde ve sanat ürününde karşımıza çıkan labirent imgesinin neden bu



Zor Şehirlerin Zorunlu Turisti Ve Bir rehine

Çizgi romanları genelde kurguyla tanıyoruz; kahramanların fink attığı, sinemada veya edebiyatta yakalanamayan imkânların görsel ve metin kombinasyonunda kendini bulmasıyla sınırları zorlayan, mecrayı tam anlamıyla kullanan hikâyeleri çizgi romanlara daha çok yakıştırıyoruz.



Bir İntikam Şövalyesi: Quentin Tarantino

“İntikam mı yoksa gerçek mi?” Bu soruya muhatap kılar seyircisini meşhur intikam filmi Old Boy. Bir hakikat arayışçısı için yenilmek ve hatta ölmek pahasına “gerçek”tir cevap. Gerçek, intikamdan teskin edicidir çünkü. Quentin Tarantino, bu soruyu gerçeği reddetmek ve geçmişi yeniden yazmak pahasına ‘sonuna kadar intikam’la cevaplıyor gibi. Peki, geçmişten intikam alınabilir mi?



KararsızOkur // Taşradan da kentten de seslenebilenler

Sınıflar arası gerilimlerin Doğu toplumlarını, Batı toplumları kadar derinden etkileyip dönüştürememesinin nedenlerinin başında Doğu’nun kent-kır gerilimini bir türlü aşamaması geliyor.



İtalya'da Rönesans

İtalyan Rönesansı’nın Kısa Tarihi’ni görür görmez almamın sebebi, salgının başından beri “Batı Sanatı Tarihi” hakkında hayli kafa yormamdı. Kapakta Botticelli’nin çok meşhur bir resmine yer verilmiş: “Venüs’ün Doğumu”.

 



Neden Romanlara İhtiyaç Duyarız?!

Geçenlerde Tim Parks’ın Ben Buradan Okuyorum’unu karıştırırken, kitabın ilk metni olan “Öykülere ihtiyacımız var mı?” sorusunu, Türk edebiyatında yaşanan hareketliliği göz önünde bulundurarak düşündüm; neredeyse her yıl binlercesi basılan bu kadar çok kurmaca metne ihtiyacımız var mı?

 



Yazar yıldönümleri

Bir yazarın bilinmezlikle örtülü olması, geriye tek bir eser bırakması onu anmak için herhangi bir sebebimiz olmadığı anlamına geliyor mu?

 

J.D. Salinger’ın 100. Doğum Günü

 



Amerikan Çehov’u: John Cheever

John Cheever, Amerikan rüyasının başat bir anlayış olduğu zaman diliminde, bu rüyanın nasıl insani yıkımlara neden olduğunu ve her alanda bir yozlaşmayı doğurduğunu klasikleşecek yaklaşımlarla örneklemiştir.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.