Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Kurtadam edebiyatının mazisi zengin, özellikle de öykü türünde. Çağdaş kurtadam romanları ise, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başından beri ne yazık ki vampir edebiyatıyla aynı kaderi paylaşıyor. Paranormal aşk romanları ile erotik şehir fantazyaları, vampir, kurtadam ve hatta zombi gibi canavarları iliğine kadar kuruttu!

//php print_r ($fields); ?>
Eda İşler
Bana kalırsa kelimeler bir saat kararlılığında ve ölçüsünde hareket etmeli, insanın ağzından koşarcasına dökülmemeli. Önemli mevzuların anlamlı anlamsız sesler yığınında kaybolmamasını istemişimdir daima.

//php print_r ($fields); ?>
Seyrek Yağmur’daki bölümlerden birine Robert Bresson alıntısıyla başlıyordu Barış Bıçakçı: “Başarımız ne kadar büyükse başarısızlıktan o ölçüde kıl payı kurtulmuşuz demektir...”1 Sadece yaşama dair değil, Bıçakçı’nın bizzat kendi kelimeleriyle hesaplaşmasına dair bir cümle gibi gelmiştir bu bana hep.

//php print_r ($fields); ?>
Kadınlar bilir; hangi endüstride olursanız olun, hangi ülkede yaşarsanız yaşayın eşitlik için -kimisi büyük, kimisi küçük ama mutlaka- çeşitli “savaşlar” vermeniz gerekir. Günlük hayatımızın bir parçası haline gelmiştir adeta bu savaşlar. Öyle ki onları bazen görmezden geldiğimiz, “ne yapalım, hayat böyle,” deyip geçtiğimiz durumlar olabiliyor.

//php print_r ($fields); ?>
Oliver Guez, Josef Mengele’nin Kayboluşu için hatırı sayılır sayıda kitap incelemiş; makaleler, haberler okumuş, Mengele’nin dolaştığı yerlerde de dolaşmış... Josef Mengele’nin Kayboluşu romanı, bir savaş suçlusunun psikolojik buhranına odaklanıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Orta çağ çağdaş kaynaklarını antik dillerden dahi Türkçeye kazandıran Ahmet Deniz Altunbaş ile bir sohbetimizde “tarih metni çevirmeninin nitelikleri” üzerine konuşmuştuk.

//php print_r ($fields); ?>
Temmuz sayımızdaki Harry Potter dosyasına göz attıysanız, serinin ilk kitabının bundan tam 21 yıl önce, 1997 yazında çıktığını biliyorsunuzdur. J.K.

//php print_r ($fields); ?>
Hatırlayan okurlarımız olacaktır: Sabitfikir’in 99. sayısında (Mayıs 2019, “Dünya Edebiyatı”nın Hücumu Altında: Yeni Yazarlar Köksüz mü?) yeni anlamıyla “Dünya Edebiyatı” kavramı üzerine tartışan, sorular soran bir dosya yazısı kaleme almıştım.

//php print_r ($fields); ?>
KANSAS EYALETİ’NE KARŞI AÇILAN EDEBİ DAVA

//php print_r ($fields); ?>
Karlofça Antlaşması ile Balkan Savaşları arasındaki felaketler silsilesinin haddi hesabı yok. Bizim Rumeli dediğimiz diyarın Balkanlaşmasının hikâyesi ise ciltlere, kütüphanelere sığmayacak bir facialar silsilesi. Elbette bu facialar silsilesinin kolektif hafızaya sinmiş nice uzantısı var. Peki, edebiyatımız bu izlerden ne kadar yararlanabiliyor?





_4_0.jpg)











