Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Gerçeğin halkaları

Bir tiyatro oyununu sahneleyen aktörü konu edinen bir film düşünün. Şimdi de buradaki gerçeklik katmanlarını: Oyunun, filmin ve izleyicinin olmak üzere en az üç katmanımız olur. Bunun içine rüyalar, hayaller ve hatıralar da dahil edildiğinde giderek çoğalan ve içinden çıkılamaz bir hal alan bir gerçeklik karmaşasıyla karşı karşıyayızdır.



Çılgın Kalabalığın Uzağında Bir Ada

Babasını yıllar önce aldığı bir arazide yaşayacağını söylüyor Alec. Arkadaşları ve herkes gülüyor bu “inanılmaz” fikir karşısında. Ona en fazla altı hafta biçiyorlar. Altı hafta dayanamazsın. Hay Bin Yakzan geliyor akla.



Tekinsiz Düşlerin -Unutulan- Öykücüsü: Kenan Hulusi Koray

2019 yılının kitap yayıncılığı camiası ve okurlar açısından en gözde konusu, Sabahattin Ali’nin eserlerinin telif haklarının kamulaşmasıydı, hiç şüphesiz. Bilindiği üzere eser sahibinin ölümünden 70 sene sonra telif hakkı koruma süresi bitiyor ve eseri kamulaşıyor; daha genel geçer bir ifadeyle, “telifi düşüyor”.



Yazmamayı Tercih Ederim

Bartleby ve Şürekâsı, adını “Yapmamayı tercih ederim” düsturuna sığınmış Melville’in unutulmaz karakteri Bartleby’den alıyor. Şürekâ, yazılmamış romanların, yazmayan yazarların romanı olarak değerlendirilebilir.

 



Mutlu Kemiller-3

Her gün diri olmanın vermiş olduğu sorumluluk ve insanlar arasında bulunmanın ufak tecrübesi ve trajedisi ile...



Bitmeyen can pazarı

Gerilim türünü sevenlerin alışık olduğu belli ritimler vardır. Sayfalar boyu süren kovalamaca ve/veya gizemi, bulmaca misali çözme süreci. Sürekli yüksek seviyede tutulan adrenalin duygusu; hikayenin en önemli yerlerinde okuru bekleyen ters köşeler; olay nihayete vardığı zaman yaşanan rahatlama...



BirKlasik // Daha basit, ama daha hareketli

Dünyanın hemen her diline çevrilen -67’si roman, 17’si hikaye kitabı, 21’i tiyatro oyunu olmak üzere- yüzden fazla eseriyle Agatha Christie, polisiye tarihinin -hiç kuşku yok- en tanınan ve muhtemelen de en çok okunan yazarı.



Wolfgang Borchert: Ama Fareler Uyurlar Geceleyin

Bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biri de Wolfgang Borchert’in (1921-1947) Ama Fareler Uyurlar Geceleyin kitabıdır. Borchert yirmi altı yıllık küçücük hayat serüveninde ölüm ile en gerçek yüzleşmeyi yapmış (ölümle yargılanmak, ölümcül hastalık ve savaşta/cephede yaralanmak) bunun sonucunda da ölüm ve hayat ikilemini öykülerine ustalıkla yansıtmıştır.



Yazarın Terapist Olarak Portresi: Gölgeler Ve Romanlar

Psikiyatrist Engin Geçtan, denemelerinin yanı sıra, Kırmızı Kitap, Dersaadette Dans, Tren, Kızarmış Palamutun Kokusu, Kuru Su, Mesela Saat Onda gibi başta karmakarışıklıklarıyla insanın başını döndüren ama ilerleyen sayfalarda kaosun, yerini daima kendine has bir düzene bıraktığı romanların da yazarıydı.



Kitaba Ulaşmak

Kâğıthane köyünde hiç kitapçı yok. Her zaman takım elbise giyen Bahri Bey züccaciye işini bırakıp gazete bayii açtı. Ona gelen yayınların tamamı çizgi romanlardan oluşuyor. Sonradan bir tane dergi geldiğini öğreniyorum. Geldiği gibi geri gidiyormuş. Artık her ay düzenli olarak aldığım bir dergi var: Türk Edebiyatı. Önce şiirleri okuyorum.

 

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.