Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Edebiyatta erkeklik halleri

Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, kadın-erkek eşitsizliği gibi sorunlar, son yıllara kadar ağırlıklı olarak odağa kadın konularak tartışıldı, incelendi, çözülmeye çalışıldı. Yakın zamanda ise bu konuların yeni bir odakta, sorunların faili olan erkekleri tartışma konusu yaparak incelendiğini görüyoruz.



Ünlü yazarlardan yaratıcılık, üretkenlik ve başarı üzerine düşünceler

Yazarların tanrı vergisi bir yetenekle, kendiliğinden ortaya çıkan esrimeler neticesinde yazdıklarına dair oldukça yanlış bir inanış mevcut. Oysa gerçek çoğu kere bunun tam tersidir. Bir solukta ve hayranlık duyarak okuduğumuz birçok kitap esasında yoğun bir emek, çaba ve dirayet neticesinde yazılmıştır.



Hasta ruhlu yazardan edebi açıdan değersiz bir kitap: Sınıf

İkinci Dünya Savaşı’nın son yılları ve Almanların savaşı kaybetmesi neredeyse garanti olmasına rağmen 10 yıla yakın süredir Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı yakıp kavuran Faşist ideolojiden Türkiye’de nasibini alıyordu. Ana akım medyanın o dönemde de güçlü olan isimlerinden Hürriyet, İsmet İnönü’nün Hitler ile görüşmesini manşetten “Büyük bir iş başarıldı” edasıyla veriyordu.



‘Kenar süsü’: Füsun Akatlı

 



Pir Aşık: Mahzuni Şerif

Taksim’den Sıraselviler Caddesine girdiğinizde, solda Belçika Konsolosluğunun yanında bir otel vardır, adı 15 yılda o kadar çok değişti ki, son olarak ne oldu bilmiyorum. Ama orasının adı benim için her zaman Keban Oteli’dir. Eskiden TRT’ciler kalırdı çünkü, şair arkadaşım Adnan Azar, TRT’de çalıştığı için orada kalırdı, en çok ondan hatırlıyorum.

 

 



Hata Ayıklayan Şiirler: Eskiden Buralar

Günlük yaşantıdaki kurallar çoğu zaman, yazılan eserler için de geçerlidir. Zorla gerçekleşen, kendine biçilen rolden fazlası istenen veya aşırıya kaçan her şey güzelliğini yitirir. Şair Eyyüp Akyüz, son kitabı Eskiden Buralar’da, adeta bu bilginin ışığında şiirlerini uzun tutmadan bitiriyor ve akılda kalan mısraları bize yadigâr kalıyor.

 



Geçmişte Kaybolan Adam; Bruno Schulz

Bruno Schulz, Lehçe Edebiyatın en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilmesinin yanında özellikle son yıllarda postmodern metinlerin rağbet görmesiyle birlikte Avrupa’da adı yeniden anılmaya başlayan bir yazar. 1892 yılında Drohobycz’da doğan yazar, dönemin şartları göz önünde bulundurulduğunda Yahudi kimliğinin de getirdiği birtakım sorunlar nedeniyle zorlu bir çocukluk geçirmiş.



Keyifli okumalar, iyi seyirler

Türkiye tiyatro sahneleri de, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi edebiyat uyarlamalarını izleyiciyle buluşturmaya devam ediyor. Bu sezon izleyici karşısına çıkan ve geçtiğimiz yıllardan devam eden edebiyat uyarlamalarının sayısı bir elin parmaklarının geçmese bile yerli, yabancı yazarlardan çağdaş ve klasik metinleri, gerek ödenekli gerekse özel tiyatro sahnelerinde görmek mümkün.



Kitap kurtları daha nazik ve anlayışlı

Kitaplara hayatında daha önemli bir yer veren, boş vaktinin çoğunu kitap okuyarak geçiren insanların sosyal becerilerinin düşük olduğu yaygın bir inanıştır. Fakat bilimsel araştırmalar bunun tam tersini söylüyor!

 



Edebiyatın yalnızları

Okumak da, yazmak da çoğunlukla tek başınayken yapılır. Yalnızlık dediğimiz meretse konu edebiyat oldu mu rahatlıkla kabul edilebilir, hatta yüceltilebilir. Hatta yalnızlık kimi yazarların evreninde başlı başına bir karakterdir. Aynı zamanda yazarların en yakın durduğu temalardan biridir yalnızlık. Yazarlar yalnız kalmayı da, yalnız kalmış karakterleri de severler çoğu zaman.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.