Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Düş kırıklığı nasıl da mikrobik; Marilyn Manson ve Ozzy Osbourne konserlerinin yarısında alanı terk ederken beklentilerimi şekillendiren, bana ayrıntılardan bir hayat / farklılıklardan bir korunma mekanizması teklifinde bulunan bu insanların ihanetine uğradığım hissine kapılmıştım durup dururken. Filmler, kitaplar da öyle değil mi?

//php print_r ($fields); ?>
Hakan Bıçakçı 2002 yılında Romantik Korku ile başladığı yazarlık hayatını Rüya Günlüğü (2003), Boş Zaman (2004), Apartman Boşluğu (2007), Karanlık Oda (2010) romanları ve iki hikaye kitabıyla sürdürmüştü.

//php print_r ($fields); ?>
Televizyon dizileri, hayatımıza böylesine etkili bir şekilde girdiğinden beri, sıklıkla rastladığımız bir uyarıyı burada da yapmak gerekiyor: Dikkat, bu yazı spoiler içerir! Ama yine de bir çeşit “izin alınmış” bir spoiler bu; “ağır” bir spoiler diyemeyiz!

//php print_r ($fields); ?>
biliyorsunuz, yeni kabinenin aileden ve sosyal politikalardan sorumlu devlet bakanı fatma şahin göreve gelir gelmez ilk açıklaması feminizmin faydasızlığı üzerine oldu ve epeyce tepki topladı. açıkçası şahin’in hızının parmak ısırttığını düşünsem de bu açıklamasını şaşırtıcı bulmuyorum.

//php print_r ($fields); ?>
Yeraltı edebiyatı hem içeriği hem de biçimiyle çok tartışılan bir tür olmuştur.

//php print_r ($fields); ?>
Bir okur olmaya uğraşırken Mario Vargas Llosa'nın kısa süren siyaset yaşamından hep memnuniyet duydum. Yayımlanan her romanını, ağzından çıkan her lafı ve giriştiği pek çok eylemi büyük bir dikkatle takip ettim. Ne mutlu ki Llosa bunların hiçbirinde beni hayal kırıklığına uğratmadı.

//php print_r ($fields); ?>
Geride bıraktığımız yıl boyunca tecrübe ettiklerimiz neredeyse bir distopyayı andırsa da post apokaliptik / distopik hikâyelere duyduğumuz ilgi hâlâ canlılığını koruyor. Bu tür aşırı koşulların, insan doğasının gizli kalmış bazı yanlarını ortaya çıkarmasıyla güçlü hikâyeler doğurmaya yatkın olduğuna kuşku yok.

//php print_r ($fields); ?>
Ramazan ayının gelmesiyle, yazılı ve görsel basında bildik oruç muhabbetleri, tekrardan öteye geçemeyen ve kendine ait hiçbir yaratıcı fikri olmayanların dini vecibeler üzerine sığ ve tamamıyla teknik konuşmaları yeniden alevlendi.

//php print_r ($fields); ?>
Sevgilinize nasıl çıkma teklifi yapardınız? "Bu akşam seninle Allahu Ekber Dağlarına çıkalım mı?" Ya aynı sevgiliye iltifat etmek isteseydiniz şu cümleler aklınıza gelir miydi? "Reyhan sen dünyadaki bütün eczanelerden alınabilecek en şifalı kapsül, en tatlı tablet en kıvamlı şurupsun." Peki şöyle bir sessizlik tarifi nasıl olur?

//php print_r ($fields); ?>
Kimileri yaz aylarını kitapla bir vicdan sorunu haline getirir ve bütün bir yılın günahını üstünden atarmışçasına okumaya başlar; çünkü zaten alışılagelmiş bir şeydir ‘boş vakitlerinde kitap okumak’. Kimse boş vakitlerinde çalışmaz, sevişmez, öğrenmez; boş vakitler, sanata ayrılmasıyla stratejik önem taşır nedense.














