Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Eylül ayı televizyonlar için yeni dizi sezonunun başlangıcına işaret ediyorsa da mutat Ankaralılar için Eylül, biten bir yazın ardından artık şehre dönmenin vakti. Şehre yeni dizi sezonu gelir ve kimi Ankaralılar için iklim değişir Akdeniz olur, kimisi içinse hala bozkır. Ankara sokakları edebiyat uyarlamalarının dizi olması konusunda farklı görüşlere sahip, diyebiliriz.

//php print_r ($fields); ?>
Nobel ödülleri, olanca prestijine rağmen her zaman büyük tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Ödül verilen yazarlar hep alması muhtemel olanlarla mukayese edilir. Hele Tolstoy, Kazancakis, Woolf gibi isimlerin “ödül almaya layık bulunmadığını” düşününce… Son senelerde Nobel Edebiyat Ödülleri tartışmaların merkezinden bir türlü kurtulamadı.

//php print_r ($fields); ?>
Modern hayatın üzerimize yuvarladığı ağır kayaların altında bitkin, ülkenin ve dünyanın politik ve ekolojik kıyametiyle cinnetin eşiğinde, umudumuzu sık sık yitirerek, nasıl bilmiyorum ama, bir şekilde yola devam ediyoruz. Her birimizin kendince tutunduğu dalları var; akıntıya kapılıp gitmemek ve aklıselimliğini korumak için yarattığı yalandan da olsa küçük cennetleri.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Salâh Birsel'i niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
Devrimler tarihinde devrimcilerin kendilerine yönelik aşağılamaları sahiplenip bu sözlerin anlamlarını değiştirmelerinin çok sayıda örneği vardır. Bir halk, bir hakaret sözcüğüne nasıl el koyar ve kendisinin kılar, nasıl hakaretin içeriğini değiştirip hakaret etmeye kalkışana geri gönderir bunu da ilk kez içeriden, hep birlikte deneyimlemiş olduk.

//php print_r ($fields); ?>
1963’te Kennedy suikastı ve ardından katil zanlısı Lee Harvey Oswald’ın da öldürülmesinin ABD’de masumiyet çağını bitirdiği söylenir. Karmaşık ve karanlık bir ilişkiler ağında konumları sürekli değişen gizli aktörlerin ellerinde tuttukları ulaşılmaz bir hakikatin, bireylerin hayatlarına ve ölümlerine hükmettiği yönünde köklü bir intibadır masumiyet çağını bitiren.

//php print_r ($fields); ?>
Kişisel gelişim kitapları öyle büyük bir endüstri olmuş ki, başarılı kişisel gelişim kitabı yazmanın yolları diye kişisel gelişim kitapları bile mevcut. Çarpıcı bir kitap adı, kolay mutluluk ve başarıya ulaşma egzersizleri, iyimser ve hayalleri süsleyen bir geleceğe kısa yoldan ulaşma vaadi. Aslında akıllı birer pazarlama projesi böyle kitaplar.

//php print_r ($fields); ?>
Geçtiğimiz Aralık ayında İngiliz dizi kanalı Sky Arts 1’de mini dizi olarak yayına başlayan A Young Doctor’s Notebook (Genç Bir Doktorun Notları) edebiyatseverlerin çabucak ilgisini çekerek daha yayınlanmadan büyük merak uyandırdı. Her biri 20 dakika uzunluğundaki dört bölümden oluşan bu mini dizi, 20.

//php print_r ($fields); ?>
Terry Gilliam”ın Brazil’i gibi bir atmosfer, retro futuristik tasarımlar, karanlık, boğucu bir dünya... Simon için böyle bir dünyadan daha kötüsü ise çevresindeki insanlar. Ya da kendisi. Annesi için Simon tam bir hayal kırıklığı. İşyerinde de silik bir adam. Sevdiği kadına açılamayacak kadar utangaç. Kimse tarafından fark edilmiyor.

//php print_r ($fields); ?>
Ailenizden miras ahlak anlayışının ve toplumsal normların dışına çıktığınızda, en önce en yakınlarınızdan ayrılırsınız. İğretiliği bir yaşam biçimi olarak bellemek, yalnızlık demektir, alışırsınız. İnsanların sizi bıkmadan “normalliğe” davet ettiği, hatta “deli” diye etiketlediği hayatın bu sıkışık noktalarında edebiyat bir sığınak, Tezer Özlü gibi yazarlar ise kurtarıcıdır.

















