Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Kişisel gelişim kitapları öyle büyük bir endüstri olmuş ki, başarılı kişisel gelişim kitabı yazmanın yolları diye kişisel gelişim kitapları bile mevcut. Çarpıcı bir kitap adı, kolay mutluluk ve başarıya ulaşma egzersizleri, iyimser ve hayalleri süsleyen bir geleceğe kısa yoldan ulaşma vaadi. Aslında akıllı birer pazarlama projesi böyle kitaplar.

//php print_r ($fields); ?>
Roald Dahl’ı daha çok Matilda, Dev Şeftali, Cadılar, Bay ve Bayan Kıl gibi çocuk kitaplarıyla tanıyoruz, ama sanırım en çok da Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nın yazarı olarak... Yine de çoğu zaman Roald Dahl isminin, özellikle Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nın gölgesinde kaldığını söyleyebiliriz.

//php print_r ($fields); ?>
1963’te Kennedy suikastı ve ardından katil zanlısı Lee Harvey Oswald’ın da öldürülmesinin ABD’de masumiyet çağını bitirdiği söylenir. Karmaşık ve karanlık bir ilişkiler ağında konumları sürekli değişen gizli aktörlerin ellerinde tuttukları ulaşılmaz bir hakikatin, bireylerin hayatlarına ve ölümlerine hükmettiği yönünde köklü bir intibadır masumiyet çağını bitiren.

//php print_r ($fields); ?>
Devrimler tarihinde devrimcilerin kendilerine yönelik aşağılamaları sahiplenip bu sözlerin anlamlarını değiştirmelerinin çok sayıda örneği vardır. Bir halk, bir hakaret sözcüğüne nasıl el koyar ve kendisinin kılar, nasıl hakaretin içeriğini değiştirip hakaret etmeye kalkışana geri gönderir bunu da ilk kez içeriden, hep birlikte deneyimlemiş olduk.

//php print_r ($fields); ?>
Modern hayatın üzerimize yuvarladığı ağır kayaların altında bitkin, ülkenin ve dünyanın politik ve ekolojik kıyametiyle cinnetin eşiğinde, umudumuzu sık sık yitirerek, nasıl bilmiyorum ama, bir şekilde yola devam ediyoruz. Her birimizin kendince tutunduğu dalları var; akıntıya kapılıp gitmemek ve aklıselimliğini korumak için yarattığı yalandan da olsa küçük cennetleri.

//php print_r ($fields); ?>
Sabah uyandığımda yanı başımda kelebek, onun gözlerinde de yaş vardı. “Düş gibi bir kitap okudum, kitabın içinde bir düşe yattım,” dedi bana. Söz konusu kitap Hacer Yeni’nin Turnalar Sıcak İklimlere Geçiyordu’suymuş. “Orada çok hüzünlü bir kadın vardı. Ne zaman hüzünlense gökyüzüne, bulutlara, yıldızlara ve bazen de gökte uçan turnalara bakıyordu. Bir de kuzusu vardı.

//php print_r ($fields); ?>
Geçtiğimiz Aralık ayında İngiliz dizi kanalı Sky Arts 1’de mini dizi olarak yayına başlayan A Young Doctor’s Notebook (Genç Bir Doktorun Notları) edebiyatseverlerin çabucak ilgisini çekerek daha yayınlanmadan büyük merak uyandırdı. Her biri 20 dakika uzunluğundaki dört bölümden oluşan bu mini dizi, 20.

//php print_r ($fields); ?>
Şimdilerde teknolojinin gelişmesi, iletişim araçlarının hiç olmadıkları kadar hızlanmasıyla unutulmaya yüz tutsa da bir zamanlar uzaklardaki sevdiklerimize ulaşmak için olmazsa olmazımızdı posta servisi. Kimi zaman ucu yanık mektuplar gönderilip cevabı bazen aylarca beklenir, kimi zaman hoşça vakit geçirilen bir tatilin anısı olarak kartpostallar gönderilirdi.

//php print_r ($fields); ?>
Ailenizden miras ahlak anlayışının ve toplumsal normların dışına çıktığınızda, en önce en yakınlarınızdan ayrılırsınız. İğretiliği bir yaşam biçimi olarak bellemek, yalnızlık demektir, alışırsınız. İnsanların sizi bıkmadan “normalliğe” davet ettiği, hatta “deli” diye etiketlediği hayatın bu sıkışık noktalarında edebiyat bir sığınak, Tezer Özlü gibi yazarlar ise kurtarıcıdır.

//php print_r ($fields); ?>
Küresel ısınma son yıllarda söyleye söyleye alıştığımız, bize getireceği felaketi gündelikleştirdiğimiz bir tamlamaya dönüştü, biliyorum. Ama yok olmadan önce önlem almak için sadece iki üç yıl kaldı önümüzde, şaka değil. En büyük yanlışı, insan kültürünü doğaya uyum sağlama düşüncesi yerine, doğayla mücadele etmek üzerine kurmuş olmakla yapmışız gibi görünüyor.
















