Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Arap harfli metinlerin dünyası bizi şaşırtmaya devam ediyor. Son zamanlarda arka arkaya “yeni” eserler gün ışığına çıktı ve görünen o ki, çıkmaya da devam edecek. Bu eserler arasında ilgi çekici olanlardan ilki Recaizade Mehmet Celâl’in Hayal-i Celâl adlı romanı.

//php print_r ($fields); ?>
14. İstanbul Bienali’nin kavramsal çerçevesinin açıklandığı basın toplantısında, Nanni Balestrini’nin Carbonia romanından bir bölüm okunmuştu üç dilde... Basın toplantısından bir hafta evvel Soma’daki madende yüzlerce işçi hayatını kaybetmişti.

//php print_r ($fields); ?>
Yunan çizgi romancı Soloúp’un Ayvali isimli grafik romanı ayrıntılı bir çeviriyle, nitelikli bir baskıyla çıktı. 2015 yılında Yunanistan’da ödüller kazanan ve konuşulan bir albümün kısa sürede Türkçede yayımlanması sevindirici, pek çok yabancı grafik roman bu denli şanslı olamıyor, sinemaya uyarlanmadıkça veya özgün dilinde çok satıp İngilizceye çevrilmedikçe buralara pek ulaşamıyor.

//php print_r ($fields); ?>
İnsanlık mirasında yer alan tablolar; sırtladıkları fikirleri, duyguları, bazen atmosfer ve tavırları içlerinde bulundukları kültüre yedirirler. Artık bu tabloların adını anmak bile tablolardaki fırça darbelerine işlemiş zihni değerleri masaya sermeye yetmeye başlar.

//php print_r ($fields); ?>
2014’te Nick Cave’in filmi çekildi. Hayatındaki bir günün kurgusal olarak anlatıldığı dramatik bir belgeseldi bu. Sinemadan çıktığımda, onu sevenlerin, yani benim gibilerin filmden çok hoşlanacağını düşünmüştüm. Tamam, psikanalistiyle konuşma sahneleri ve “fazla canlı” konser görüntüleri sahiciliği törpülüyordu ama yine de güzeldi.

//php print_r ($fields); ?>
“Naziler her tarafta insanları katlederken, Almanlar nasıl bir kenara çekilip oturabildiler ve sonra da haberleri olmadığını söyleyebildiler? Bunu nasıl yaptılar?” Bu sorular, tarih dersinde İkinci Dünya Savaşı dolayısıyla Naziler işlenirken, o dönemde neler yaşandığını öğrenen bir lise öğrencisinin sorduğu sorular... Haksız değil elbette.

//php print_r ($fields); ?>
Teknolojinin gelişmesiyle basılı kitap diye bir şey kalmayacak, deyişini eminim siz de duymuşsunuzdur. Başta bu savı öne sürenlerin haklı olduğuna ben de inanmıştım. Ama görünen o ki, zannedilenin tersi oldu. Yakın bir zaman önce, dünya çapında toplanan verilere göre e-kitap satışlarında yüzde 4’lük bir düşüş görülürken, basılı kitap satışlarında da yüzde 4’lük bir artış görüldü.

//php print_r ($fields); ?>
Kierkegaard, apokaliptik bir senaryoda, palyaçoya kurtarıcı mesih rolü verecektir. Palyaçoluğunda ne kadar inandırıcı ise, o kadar büyük bir açmazda gerçeği dillendiremeyen bir tutsaktır. Tiyatronun sahne arkasında yangın çıkar. Palyaço, seyircileri uyarmaya sahneye fırlar. Şaka sanıp alkışlarlar. Palyaço daha büyük bir telaşla uyarır, yangın var diye. Daha çok alkışlanır.

//php print_r ($fields); ?>
Günümüz çizgi romanı, sadece komedi ve/veya macera unsurları barındıran anlatılar olmaktan uzun bir süre önce çıkmış durumda. Bağımsız sinema anlatılarını anımsatan kısa hikâyelerden interaktif fantezilere, çizgi roman, bir mecra olarak kapasitesini her geçen gün daha da ileriye taşıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Jack Kerouac, Allen Ginsberg ve William S. Burroughs, tarihteki en önemli karşı kültür hareketlerinden biri olan Beat Kuşağı’nın en önemli temsilcileri olarak öne çıkıyorlar. 45 yıl önce bugün aramızdan ayrılan Kerouac ise bu başkaldırıya, Yolda adlı kitabında ABD’deki siyasal, toplumsal ve ekonomik düzene gösterdiği tepkiyle öncülük ediyor.








.jpg)








