Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Ülke itiş kakışla, gazla, yalan dolanla, nefret söylemleriyle ağzından salyalar fışkırtan insanlarla dolu. Ne yapsanız, ne yazsanız olmuyor. Okuyun o zaman… Hatta dilerseniz bu sayfayı sonuna gelmeden kapatıp gidin bir Sait Faik kitabı okuyun. Yok, çok merak ettiyseniz, buyurun.

//php print_r ($fields); ?>
2014’te Nick Cave’in filmi çekildi. Hayatındaki bir günün kurgusal olarak anlatıldığı dramatik bir belgeseldi bu. Sinemadan çıktığımda, onu sevenlerin, yani benim gibilerin filmden çok hoşlanacağını düşünmüştüm. Tamam, psikanalistiyle konuşma sahneleri ve “fazla canlı” konser görüntüleri sahiciliği törpülüyordu ama yine de güzeldi.

//php print_r ($fields); ?>
Yunan çizgi romancı Soloúp’un Ayvali isimli grafik romanı ayrıntılı bir çeviriyle, nitelikli bir baskıyla çıktı. 2015 yılında Yunanistan’da ödüller kazanan ve konuşulan bir albümün kısa sürede Türkçede yayımlanması sevindirici, pek çok yabancı grafik roman bu denli şanslı olamıyor, sinemaya uyarlanmadıkça veya özgün dilinde çok satıp İngilizceye çevrilmedikçe buralara pek ulaşamıyor.

//php print_r ($fields); ?>
İnsanlık mirasında yer alan tablolar; sırtladıkları fikirleri, duyguları, bazen atmosfer ve tavırları içlerinde bulundukları kültüre yedirirler. Artık bu tabloların adını anmak bile tablolardaki fırça darbelerine işlemiş zihni değerleri masaya sermeye yetmeye başlar.

//php print_r ($fields); ?>
14. İstanbul Bienali’nin kavramsal çerçevesinin açıklandığı basın toplantısında, Nanni Balestrini’nin Carbonia romanından bir bölüm okunmuştu üç dilde... Basın toplantısından bir hafta evvel Soma’daki madende yüzlerce işçi hayatını kaybetmişti.

//php print_r ($fields); ?>
Tarihî bir dönemi olağanüstü bir hikâye ile buluşturmak elbette macera seven her çocuğun ilgisini çeker. Hele bu tarih tam olarak 1899 yani 1900 yılının hemen öncesinde olursa daha da ilgi çekici bir hâle gelebilir.

//php print_r ($fields); ?>
Yakın bir zaman önce, Twitter üzerinden paylaşımlar yapmaya başladı Tanpınar Merkezi. 22 Ocak tarihli ilk mesajlarında şu bilgi yer alıyordu: “Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hayatını, eserlerini, hakkında yazılanları ve arşivini araştırmacılara sunmak amacıyla hazırlanmış bir sitedir.” Ve ikinci paylaşım olarak da web sitesinin adresi sunulmuştu.

//php print_r ($fields); ?>
Kierkegaard, apokaliptik bir senaryoda, palyaçoya kurtarıcı mesih rolü verecektir. Palyaçoluğunda ne kadar inandırıcı ise, o kadar büyük bir açmazda gerçeği dillendiremeyen bir tutsaktır. Tiyatronun sahne arkasında yangın çıkar. Palyaço, seyircileri uyarmaya sahneye fırlar. Şaka sanıp alkışlarlar. Palyaço daha büyük bir telaşla uyarır, yangın var diye. Daha çok alkışlanır.

//php print_r ($fields); ?>
Günümüz çizgi romanı, sadece komedi ve/veya macera unsurları barındıran anlatılar olmaktan uzun bir süre önce çıkmış durumda. Bağımsız sinema anlatılarını anımsatan kısa hikâyelerden interaktif fantezilere, çizgi roman, bir mecra olarak kapasitesini her geçen gün daha da ileriye taşıyor.

//php print_r ($fields); ?>
“Naziler her tarafta insanları katlederken, Almanlar nasıl bir kenara çekilip oturabildiler ve sonra da haberleri olmadığını söyleyebildiler? Bunu nasıl yaptılar?” Bu sorular, tarih dersinde İkinci Dünya Savaşı dolayısıyla Naziler işlenirken, o dönemde neler yaşandığını öğrenen bir lise öğrencisinin sorduğu sorular... Haksız değil elbette.

















