Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Antoine de Saint-Exupéry'nin orijinal Küçük Prens çizimleri

Antoine de Saint-Exupéry ömrü boyunca yalnızca bir çocuk kitabı kaleme almıştı ama o kitap hem çocukların hem de yetişkinlerin yüreğinde yer etmeyi başardı. Tabii ki Küçük Prens'ten bahsediyoruz.

 



Mağaranın nemli duvarları

2014’te Nick Cave’in filmi çekildi. Hayatındaki bir günün kurgusal olarak anlatıldığı dramatik bir belgeseldi bu. Sinemadan çıktığımda, onu sevenlerin, yani benim gibilerin filmden çok hoşlanacağını düşünmüştüm. Tamam, psikanalistiyle konuşma sahneleri ve “fazla canlı” konser görüntüleri sahiciliği törpülüyordu ama yine de güzeldi.



Grafik roman, mağdurun dilini söyler

Yunan çizgi romancı Soloúp’un Ayvali isimli grafik romanı ayrıntılı bir çeviriyle, nitelikli bir baskıyla çıktı. 2015 yılında Yunanistan’da ödüller kazanan ve konuşulan bir albümün kısa sürede Türkçede yayımlanması sevindirici, pek çok yabancı grafik roman bu denli şanslı olamıyor, sinemaya uyarlanmadıkça veya özgün dilinde çok satıp İngilizceye çevrilmedikçe buralara pek ulaşamıyor.



Azılı Dostlar Ve Sıkı Düşmanlar: Batı’nın Doğu’sunda Bitmeyen Savaşların Hikâyesi

Günümüz çizgi romanı, sadece komedi ve/veya macera unsurları barındıran anlatılar olmaktan uzun bir süre önce çıkmış durumda. Bağımsız sinema anlatılarını anımsatan kısa hikâyelerden interaktif fantezilere, çizgi roman, bir mecra olarak kapasitesini her geçen gün daha da ileriye taşıyor.



Karşılaştırmalı Eleştiri // İki deney, aynı sonuç

“Naziler her tarafta insanları katlederken, Almanlar nasıl bir kenara çekilip oturabildiler ve sonra da haberleri olmadığını söyleyebildiler? Bunu nasıl yaptılar?” Bu sorular, tarih dersinde İkinci Dünya Savaşı dolayısıyla Naziler işlenirken, o dönemde neler yaşandığını öğrenen bir lise öğrencisinin sorduğu sorular... Haksız değil elbette.



OdakYazar // Ayfer Tunç (II)

“Hayatın Kendisi Bir Alıntıdır” *

 



Güncel // Yeni bir kitap türü olarak sanal gerçeklik

Teknolojinin gelişmesiyle basılı kitap diye bir şey kalmayacak, deyişini eminim siz de duymuşsunuzdur. Başta bu savı öne sürenlerin haklı olduğuna ben de inanmıştım. Ama görünen o ki, zannedilenin tersi oldu. Yakın bir zaman önce, dünya çapında toplanan verilere göre e-kitap satışlarında yüzde 4’lük bir düşüş görülürken, basılı kitap satışlarında da yüzde 4’lük bir artış görüldü.



Aman, roman duyulmasın!

Dan Brown'ın son romanı Inferno'nun çevirileri esnasında, iki ay boyunca kimseyle iletişim halinde olmadan, son derece yüksek güvenlik önlemleri altında çalışan çevirmenlerin yaşadıklarını öğrendik bu hafta. Ancak bu, geçtiğimiz yıllarda başka "çok satar olması muhtemel" romanların yayımlanmasından evvel alınan önlemlerin yanında çok aykırı durmuyor.



Güncel // Post-gerçek: Artık hiçbir şey komik değil

Kierkegaard, apokaliptik bir senaryoda, palyaçoya kurtarıcı mesih rolü verecektir. Palyaçoluğunda ne kadar inandırıcı ise, o kadar büyük bir açmazda gerçeği dillendiremeyen bir tutsaktır. Tiyatronun sahne arkasında yangın çıkar. Palyaço, seyircileri uyarmaya sahneye fırlar. Şaka sanıp alkışlarlar. Palyaço daha büyük bir telaşla uyarır, yangın var diye. Daha çok alkışlanır.



DündenYarına // Geçmişi güncel kılmak için

Arap harfli metinlerin dünyası bizi şaşırtmaya devam ediyor. Son zamanlarda arka arkaya “yeni” eserler gün ışığına çıktı ve görünen o ki, çıkmaya da devam edecek. Bu eserler arasında ilgi çekici olanlardan ilki Recaizade Mehmet Celâl’in Hayal-i Celâl adlı romanı.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.