Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Yazmak ya da yazar olmak kimileri için bir heves, kimileri için hayal. Fakat kimileri için de bir yaşam biçimi, hatta bir tutku. Yazmayı yaşam biçimi haline getiren, bu tutkunun peşinden koşanlar için hayat kimi zaman epey zorlu olabilir. Yaratıcı bir hayat sürmek, dahası günlük hayat ve geçim derdi içinde yaratıcılığınızı ortaya koymak zordur. Fakat her zorluk kalbinde bir hikaye taşır.

//php print_r ($fields); ?>
Yeni bir fenomen ile tanışın: transmedya hikayecilik. İçinde hikaye sözcüğü geçtiğine bakmayın, edebiyat bu olgunun yüzde yüz sahibi değil. Edebiyat, hikayenin gücünü aklınıza gelebilecek her türlü pazarlama ve iletişim platformuna transfer ediyor.

//php print_r ($fields); ?>
Vampir edebiyatı, ya da edebiyatta vampir teması o kadar bereketli ki neredeyse alt grubu olduğu Gotik edebiyattan bile büyük bir külliyatla karşı karşıyayız. Vampir, kötücülükle pişmanlık, günahkarlıkla nefsi terbiye etme, akıl çelmekle avlamak arasında gidip gelen cıva ruhlu son derece çekici ve soylu bir karakter. Kurban ile canavar ruhunda hep kavga ediyor.

//php print_r ($fields); ?>
Kişisel yayıncılığın pek iyi bir ünü yoktu, en azından internetin olmadığı dönemlerde. "Eski zamanlar"da kişisel yayıncılık denince insanların gözünde şöyle bir senaryo canlanıyordu: Yaşlı ancak zengin bir kadın, bir bavul dolusu elyazmasını götürerek binlerce dolar öder ve hemen hemen kimsenin okumayacağı kitabını bastırır.

//php print_r ($fields); ?>
Önümüzdeki günlerde The Monacelli Press tarafından yayınlanacak Kurt Vonnegut Drawings adlı kitap, Mezbaha No: 5, Şampiyonların Kahvaltısı gibi kitaplarıyla ünlenen Kurt Vonnegut'un sadece bir yazar olmadığını, çizimleri de bulunduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
Her dört yılda bir futbolseverleri Dünya Kupası heyecanı sarar. İşte bu yıl da o vakit geldi çattı; dünyanın gözü kulağı Brezilya’daki maçlarda olacak. Heyecanla beklenen maçlar öncesinde, Brezilya sokaklarında, “Bizim futbol kupasına değil, eğitim ve sosyal haklara ihtiyacımız var,” yazılı pankartlarla dolaşan göstericiler de gördük. Haksız değiller.

//php print_r ($fields); ?>
Ya otoyoldan ilerlerken görüyorsun devasa binaları ya da havaalanına doğru uçağın süzülürken ışıkları gözüne çarpıyor. Yaşadığın kasabaların ıssızlıklarına alışmışsın, birdenbire gözünün önünde açılan devasa metropol afallatıyor. Büyük hayallerin var. Gençliğinin tüm enerjisiyle metropolü fethetmeye niyetlisin.

//php print_r ($fields); ?>
Bu ay içinde sona erecek üçüncü sezonuyla, Amerikan televizyonlarının en beğenilen korku dizisi ilan edilen Hannibal’ın yayından kaldırılacağı haberi izleyicilerden çok eleştirmenleri üzdü. Dizinin “en iyi yazılmış sezonu”nun reytingleri, aldığı olumlu eleştiriler ile coşkulu yorumları karşılayamayınca, her güzel şey gibi, Hannibal’in de sonu gelmiş gibi görünüyor.

//php print_r ($fields); ?>
“Ben Mayk Hammer’ı bilen bilir, bilmeyen de bilenlerden elbette dinleyip öğrenmiştir!” Bilenlere de sorduk, hakkındaki rivayetler çok çeşitli! “Yumruklarıyla dövüşen, dudaklarıyla sevişen çapkın bir hafiye” olduğunu söylüyorlar. Üstelik türünün en sert örneklerinden diyorlar... Uyguladığı şiddetin dozunu artırdıkça artıran, adaleti genellikle kendisi sağlayan bir özel detektif.
