Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Karşılaştırmalı Eleştiri // “Romantik” Venedik gezisi öncesi...

Nicholas Woodsworth’ün Bir Akdeniz Üçlemesi üst başlığını taşıyan Mayi Kıta adlı gezi kitapları serisi –sırasıyla– İskenderiye, Venedik ve İstanbul’u merkeze alan üç kitaptan oluşuyor. Bu üçlemede, hiç kuşkusuz İstanbul kitabı bizler için daha ilgi çekici belki ama bu yazının konusu, ikinci kitap Venedik...

 



Karne: Salı, Aşka Veda, Şamanlar Diyarı

Üç kitabı baskısı, kapağı ve iç sayfaları yönünden değerlendirdiğimiz Karne'nin baskı kritikleri Libris Lipum, tasarım kritikleri Bila Perve tarafından yapılmıştır.

 

 

 

Salı, Cihat Taşçıoğlu, April Yayıncılık




Baskı



Metropol ışıklarının altında çağdaş Amerikan edebiyatı

Ya otoyoldan ilerlerken görüyorsun devasa binaları ya da havaalanına doğru uçağın süzülürken ışıkları gözüne çarpıyor. Yaşadığın kasabaların ıssızlıklarına alışmışsın, birdenbire gözünün önünde açılan devasa metropol afallatıyor. Büyük hayallerin var. Gençliğinin tüm enerjisiyle metropolü fethetmeye niyetlisin.



Niçin Okumalıyız? // Bilge Karasu

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Bilge Karasu'yu niçin okuyorsunuz?



Televizyon // Bittikten sonra geriye kalanlar

Arkadaşlarınızı sizin çok sevdiğiniz bir diziyi seyretmeye ikna etmeniz bazen epey güç oluyor. Bırakın ikna etmeyi, söz konusu diziyi tarif etmek bile başlı başına bir problem halini alabiliyor. Geçenlerde başıma geldi. Kalanlar'ın (The Leftovers) sonlarına yaklaşmıştım ve hayatımda seyrettiğim en güzel dizilerden birisi olduğunu düşünüyordum.



Sahi biz neden insan yemiyoruz?

İnsanoğlu “tüm canlılar içinde bir canlı” olmaktan çıkıp, tüm canlıların ve dünyanın kendisi için var olduğu düşüncesine kapıldığından beri, çevresini kontrol altına alarak muazzam bir yayılma ivmesi yakaladı.



Hem yazdılar, hem bastılar

Kişisel yayıncılığın pek iyi bir ünü yoktu, en azından internetin olmadığı dönemlerde. "Eski zamanlar"da kişisel yayıncılık denince insanların gözünde şöyle bir senaryo canlanıyordu: Yaşlı ancak zengin bir kadın, bir bavul dolusu elyazmasını götürerek binlerce dolar öder ve hemen hemen kimsenin okumayacağı kitabını bastırır. 

 



3 Kitap 1000 Hayat

Necati Mert’in ustalığı

 



İstanbul sokaklarında bir futbol öyküsü

Her dört yılda bir futbolseverleri Dünya Kupası heyecanı sarar. İşte bu yıl da o vakit geldi çattı; dünyanın gözü kulağı Brezilya’daki maçlarda olacak. Heyecanla beklenen maçlar öncesinde, Brezilya sokaklarında, “Bizim futbol kupasına değil, eğitim ve sosyal haklara ihtiyacımız var,” yazılı pankartlarla dolaşan göstericiler de gördük. Haksız değiller.



Jane Austen'dan pullar ve öğütler

Gurur ve Önyargı romanının 200. yılı kutlamaları sürerken, Jane Austen'ın 6 romanını kapsayan pullar da satışa çıktı.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.