Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Bir vaka arşivi

Çalıştığı forklift / kamyonet üstüne devrildi. Halatı kopan asansörün / üzerine çöken duvarın / kömür yüklü vagonun altında kaldı. Elektrik arızasını giderirken / inşaata kablo döşerken akıma kapıldı. Metan gazı patlaması / toprak kayması sonucu göçüğün altında sıkıştı. Doğalgaz kaçağından / borudan sızan amonyaktan / yoğun dumandan zehirlendi.



Sinema endüstrisinin yeni İncil’i

“İnsanoğluna ilişkin iki ya da üç öykü var ve daha önce hiç yaşanmamış gibi tutkuyla kendilerini yineliyorlar”

Willa Cather



Benim adım okur

 

“Gâh kar yağıyordu, gâh karanlık” - Şeyh Galip



İkircikli bir hal

İlhami Algör romanlarından inceden bir segah geçer, kopkoyu bir hüzzam geçer, meyus suzidil geçer. Sarayburnu çayhaneleri, yuvarlak ekmek satan fırınlar, saray kalıntılarını çevreleyen metrukhaneler, podima zeminli avlular, şehir hatları vapurları, üçgen alınlıklı ahşap evler, banliyö trenleri süzülerek geçer.



Dünya bu kadar korkunç olamaz

Merak ile ilgi arasındaki farklar hakkında düşünecek kadar tereddütte kaldığınız oldu mu hiç? Merak asla masumiyetini koruyamazken, ilgi zaten zaaftan kaynaklanan bir terbiyesizlikle koyun koyunadır. Merak doğrudan müdahaleyi daima hak görür, ilgi ise strateji geliştirir. Acaba hangisi yatay, hangisi dikey hareket alanı yaratır kendine?

 



Geç kalınmış bir başyapıt

Latin Amerika edebiyatına gösterilen büyük sevgi ve ilgiye rağmen, o edebiyatın en büyük isimlerinden kabul edilen Juan Carlos Onetti, bügüne dek Türkçeye hiç çevrilmemişti. Tersane sayesinde, ilk yayımlanışından yaklaşık yarım asır sonra, nihayet bir Onetti romanı okuma fırsatı bulduk.

 



Oğuz Atay'ın hayaletleri

Akademik bir kitapla ne zaman karşılaşsam ceketimi ilikleme refleksi gösteririm. Meltem Gürle’nin doktora tezinden yola çıkarak hazırladığı Ölülerle Konuşmak isimli kitabı da pek kolay lokma gibi durmuyordu. Oğuz Atay’ın başyapıtı Tutunamayanlar üzerine yazılmış bir kitap karşısında insanda belli bir tedirginliğin hasıl olması da doğaldı tabii.



Yıldız haritası

1947 Londra doğumlu bir müzisyeni konu eden bu yazıya İngilizce bir cümleyle başlayayım: “David Bowie is not my cup tea.” Müziği sevmek, her müzisyeni sevmek anlamına gelmiyor tabii, biliyorum, ama David Bowie benim kalemim değil. Daha doğrusu öyleydi. Ama Simon Critchley’in kitabını okuduktan sonra, bir de onun gözüyle bakacağım Bowie’ye.

 



Sahip olduğu tek vatan ayakkabıları

Bizdeki Renault 12, “diğer ülke”deki Dacia marka taksinin arka koltuğundayım. Çavuşesku’nun devasa sarayı, dünyanın en büyük devlet binası; taksinin küçük camına sığmıyor. Gri gökyüzünün birbirine bağladığı caddelerden gidiyoruz. Pencerelerinde perdelerin unutulduğu, çoğunlukla naylon dantelli yırtık; içi boş, dışı kurumuş sarmaşık kanseriyle sarılı kocaman evlerin önünden geçiyoruz.



İnsanlığın yok oluşunun şerefine!

Bize, “Yaşadığınızı hatırlayın, medeni hayvanlar!” diye seslenen, öykülerindeki absürt ve eşi benzeri olmayan kahramanlarla, fantastik mekanlarla, akla hayale sığmayacak fikirlerle, hiçliğe, ölüme ve yok olmaya dair karamsar felsefesiyle bizi ters köşeye yatıran Giovanni Papini, modern insana tokat atan kurgucuların başında gelir.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.