Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Bir Karadeniz gotiği

Ölüm deyince neden söz ediyoruz? Ani gelen bir telefonun ucundaki kötü haber. Hayatta hiç kimseniz yoksa eğer, en azından bir cenazeniz olmuş oldu. Bir arabanın enkazından fırlamış bedenlerin uçuruma asılı kalmış ruhları sizi kaza mahaline çağırıyor. Morgun soğuğu, morgun kapısının dışındaki gözü yaşlı. Kurşunun çeneden girip kafadan çıktığı cenazenin yıkanışı.



Marjinal dedektifimiz Metin Çakır karakolda…

Armağan Tunaboylu, son kitabı Karakol Cinayetleri ile Metin Çakır’ın maceralarına (Yıldız Cinayetleri, Resim Cinayetleri ve Konsey Cinayetleri’nin ardından) devam ediyor. Tunaboylu’nun Türkçede polisiyeye yeni bir soluk getirdiği bir gerçek.



Yokluğun lehimi

Herakleitos, Hegel ve Marx üçgeninde geziniyor Orhan Koçak. Diyalektiğin içiyle bire bir temas kuruyor. Herakleitos’un diyalektiğiyle tartışmacı ve dönüşüme açık, Hegel’in diyalektiğiyle 'oluş'a hareket alanı açan, Marx’ın diyalektiğiyle de maddenin görüntüsüne odaklanan bir bakış açısıyla yapıyor bunu. Eleştirinin devinimini, bu üç filozofun ortasından geçiriyor.

 



Sonsuz Bir Masal Irmağı

Masallar, halkın belleğidir; halkın korkusu, sevinci, hüznü ve endişesi masallar aracılığıyla aktarılır. Toplumsal sistemler de bu yöntemle kaydedilmiş, sonraki kuşaklara aktarılmış olur.



Mekansal modernizm - Sovyet Rusya'da ve edebiyatta

Son iki yüzyılda sanat tarihi, tüm zamanların çok ötesinde bir anlam kazandı, Batıcı bir anlayış içerisinde kanonlaşma fırsatı bulabildi. Bu batı odaklı yaklaşım, sanat tarihinin alt başlıklarında da kendini fazlasıyla hissettirdi; bu yaklaşım içerisinde, canlandırmacılıkla yükselişe geçen mimarlık tarihi çalışmaları, teorik ve pratik alanlarda hızlıca gelişme yoluna girdi.



Yazar kimin için yazar?

Romanımızın isimsiz kahramanı, lisansını Cambridge Üniversitesi’nde tamamlamış, Fransız ve Alman dili ve edebiyatı okumuştur. Çağdaş Fransız tarihi konusunda bitirme tezi yazar ve sonra doktora yapmaya karar verir. Doktora tezini de Goncourt ödüllü Fransız romancı Paul Michel hakkında yazacaktır.



"Baştan aşağı" ziyafet

Bazen, nasıl güzel bir melodi dinlemeyi özlerse insan, güzel Türkçe ile yazılmış bir metin okumayı da özler.



Başkalarını dikizleme edebiyatı

Kader anları, meydana geldikleri yaşam diliminde, kader anı olarak algılanmazlar, o anı yaşayanlar tarafından. Bir tespit edici gerekir. Raymond Carver bir tespit edicidir. Kimsenin dikkat etmediği sürekli açık bir televizyondan odaları, ev hallerini, çarşafların arasını dikizler. Evet, Raymond Carver sizi görüyor.

 



“Olanlar hep birbiriyle ilişkilidir ve aynıdır”

Hikmet Hükümenoğlu’nun son romanı Körburun büyük bir roman. Bunu söylerken, kelimenin işaret ettiği iki anlamı da kastediyorum: İlk olarak, yaklaşık 600 sayfaya yayılan bu cüsseli roman, elinize aldığınızda size uzun soluklu bir okuma vaat ediyor.



Kalbimiz ÇİZGİ hayatımız ROMAN

Beşinci sınıftan itibaren ressam babamın Cağaloğlu’ndaki atölyesinde geçti yaz tatillerim; ona yardımcı olmam için sabahın sekizinde evden birlikte çıkar, ancak akşam altı gibi kapatırdık dükkan’ı. Tüm gün klişeci, filmci dolanır dururdum Babıali’de.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.