Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Şilili yazar Bolaño’nun ünlü kısa romanı Tılsım Türkçede henüz yayımlanmışken, onu Guatemalalı ödüllü yazar Rodrigo Rey Rosa’nın Sağırlar romanı takip etti. Eskiden İspanyolcadan çevrilmiş sınırlı sayıda eserle karşılaşırken, son yıllarda Türkçeye daha da fazla kan vermeye başladı Latin Amerika’nın damarları.

//php print_r ($fields); ?>
Matt Haig daha çok, çocuk ve gençlere yönelik spekülatif romanları ile tanınan bir İngiliz yazar. Bir Hamlet yorumu diyebileceğimiz hayalet öyküsü Ölü Babalar Kulübü daha önce Türkçeye çevrilmişti. Bilimkurgudan ziyade yine spekülatif olarak betimleyebileceğimiz İnsanlar ise, adı üzerinde, insanlık ve insanlar üzerine bir kurgu.

//php print_r ($fields); ?>
İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın bu yıl 18.'sini düzenlediği İstanbul Tiyatro Festivali, 10 Mayıs'ta başlıyor. 1989'dan bu yana düzenlenen festival, 2002 yılından itibaren iki yılda bir gerçekleşiyor. Yani iki yılda bir sahneler arasında mekik dokuyabiliyoruz. Yerli ve yabancı birçok konuğun yer aldığı festivalde bu yıl yurtdışından sadece beş oyun sergileniyor.

//php print_r ($fields); ?>
Kuzey ülkelerinin edebiyatı yakın zamana kadar Türkiye’de fazla tanınmıyordu. Bunun ilk nedeni çeviri güçlüğü ise, ikincisi İsveç, Norveç, Finlandiya ve Danimarka edebiyatlarının tıpkı coğrafyaları gibi Avrupa’nın kıyısında kalmasından, bir tür taşra sayılmalarından olmalı. Ancak son yıllarda polisiye edebiyatındaki hızlı gelişme, İsveç ve Norveç edebiyatlarını dünya ölçeğinde tanıttı.

//php print_r ($fields); ?>
Varoluşsal öğelerle kurduğu kitaplarına kendi yaşamından veya izlenimlerinden parçalar da katan Paul Nizon, 20. yüzyılda filizlenen yeni roman akımının Almanca edebiyattaki en önemli isimlerinden. Türkçede ilk kez yayımlanan Köpek ise yazarın dahil olduğu bu akımın hatırı sayılır kitaplarından.

//php print_r ($fields); ?>
Dedektif romanı, çevremizdeki kaosa düzen getirir Borges’e göre. Ama Borges, söylesene, üzerimize çöreklenmiş aynılaştırıcı, yekpareci, ana akımcı, neoliberal tüketim ve kültür kolonizasyonunun pazarladığı düzenin nesi kaos? Huzursuzluk, gizli bir arzu nesnesi ve değişime dair umutlandıran bir olasılık. Bu nedenle dedektif romanı, artık, gerçeğin şefkatini bulmak için kaosa doğru bir kaçış.

//php print_r ($fields); ?>
"Batılı olmayan kültürlerde, kendileri tarafından aktif olarak iletilen ama yetersiz biçimlendirilmiş bir modernleşmenin sonucunda, sekülerleşmenin ve dünyagörüşsel çoğulculuğun zorlamalarından kaçamazlar.

//php print_r ($fields); ?>
Yaşayan şairleri kapsayan bir antoloji hazırlamak risklidir. Bugün hayatta olmayanların yerini tayin etmek ise, verili tarifeye göre davranıldığından daha kolaydır.

//php print_r ($fields); ?>
Baharın ve yazın rehaveti bizim gibi sıcak memleket insanları tarafından kanıksanmış olsa da bu rehavetin çağırdığı öğle uykusuna direnebilecek insan çok azdır. Günün en sıcak saatlerinde, güzel de bir yemek yedikten sonra usul usul bastırır öğle uykusu. Belki bir cin gibi aniden yakalar sizi, içinize girer.

//php print_r ($fields); ?>
Saatlerin rikkatle vurduğu, hayatın ahenkli bir bütün oluşturduğu, her anın yekdiğerini çağırdığı bir yaşama tecrübesi edinmek bugünlerde pek zor. Belki de dünya kurulalı beri hayat tastamam böyleydi de bizler nostaljik tarih algımızdan ve altın çağlar mitinin gölgesinden kurtulamadığımız için böyle düşünmeyi yeğliyoruz.
















