Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Eleştiri Bir Nedir?

Uzun yıllar kitap tanıtım yazıları kaleme aldım. Kaleme aldığım metnin okuduğum kitabı henüz okumayanları gözeten bir tanıtım yazısı olduğunun da her daim farkındaydım. Ancak kitabını tanıttığım yazarlardan “eleştiri yazısı” için teşekkür mesajları almaya başlayınca bir şeylerin yanlış gittiğini düşünmeye başladım. Çünkü kaleme aldığım metinler birer eleştiri değildi.

 



Odak Yazar // Şebnem İşigüzel (I)

Ölü Doğan Ay

 

 



SinemaDefteri // Taşranın rüya güncesi

Ahmet Uluçay’ın geçtiğimiz günlerde Küre Yayınları tarafından okurlarla buluşturulan güncesi, çocukluğun düş dünyasından yaşamı boyunca çıkmayan, çıkmayı reddeden bir hayalcinin yaşamından izler taşıyor. Uluçay’ın öyküsüne vâkıf olanlar anımsarlar; Kütahya’nın Tepecik köyünde doğar, küçük yaşta film çekme sevdasına tutulur.



Karne: Gölgeler ve Yelkovan, Metallica: Mahşerin Dört Atlısı, Propaganda ve Toplumsal Zihin

GÖLGELER VE YELKOVAN  İbrahim Karaoğlu
Noktürn Yayınları (13 cm x 20 cm)

 

 

 

 



Bir çiçeğin soluşu

Boris Vian’ın yıllar içinde klasikleşmiş, birçok dile çevrilmiş ve hatta 2013’te Michel Gondry tarafından aynı adla sinemaya da uyarlanmış, ilham verici eseri Günlerin Köpüğü gerçeküstü arka planıyla belki gerçekten de en çok çizgi romana yakışacak bir metin. Çünkü Boris Vian’ın, adeta gördüğü rüyayı kaleme aldığı bir eser bu.



Sizin babanız hiç kitap yazdı mı?

Bir yazar, genellikle tek başına kurar dünyasını, sonra o dünyada yazdıkça yazar ve ortaya çıkardığı yapıtlar yayın piyasası üzerinden okura sunulur. Uzunca bir süredir, yayın piyasasına başvurmaksızın, bir yazar yazdıklarını metalaştırıp hayatını bu yolla kazanamıyor. Artık parti yazarı da kalmadı pek, birtakım kudretli kişilerin desteklediği yazar cinsi de...



Çizgi Roman // Dumankara'dan kara bir sona...

Aslında Türkçedeki “çizgi roman” sözcüğü çok daha geniş bir alanı kapsama kapasitesine sahip olduğu için, İngilizcedeki gibi “comics”-“graphic novel” ayrımı yapmamıza pek gerek yok gibi görünüyor.



A'dan Z'ye Oktay Akbal

Oktay Akbal’ın öyküleri günlük hayattan kesitler sunar. İnsanın duygularına, insanın hayatının geçtiği dış mekânlara odaklanır. Yaşanan mekânlarla, şehirlerle insanı bütünleştirir 28 Ağustos 2015 tarihinde kaybettiğimiz Oktay Akbal’ı İpekli Mendil yazarlarından Betül Tekeli’nin hazırladığı A’dan Z’ye Oktay Akbal sözlükçesiyle anıyoruz.



Anma // Siyahi şehrin büyücüsü

Galip Tekin’i kaybettik. İsmi çizgi romanla birlikte anılan önemli bir sanatçı, çizgili dergileri takip eden herkesin ilk aklına gelen üreticilerden biriydi. Yüzlerce çizer ve hikayeci arasında hatırlanması, sempati ve saygı görmesi birkaç haklı nedene dayanıyordu. Her şeyden önce, halihazırda çizgi roman çizmeyi, her hafta iş üretmeyi sürdüren bir emekçiydi.



Kararsız Okur: İleriden sola dönünce, hemen köşede...

Edebiyat­-mekan ilişkisi tartışıladursun, bizler bugün kelimenin en basit anlamıyla şehirlerimizde, sokaklarımızda, kahvelerimizde, meydanlarımızda, meyhanelerimizde edebiyatın izini arıyoruz.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.