Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



İnancın peşinde “Tuhaf” öyküler

Gazeteci yazarların kitapları genellikle daha önce yayınlanmış yazılardan oluşur. Yılboyunca hemen her gün yazdıkları köşe yazılarından bazen belli bir mantıkla, bazen de kronolojik sırayla seçmeler yaparlar. İnternet icat edilmeden önce bu tip derlemeler önemliydi ve ilgi çekiyor, çok okura ulaşıyor, yazarına da yayıncısına da para kazandırıyordu.



Onlar ve bizler diye kırk parçaya ayrıldık

Oysa, analardan doğmadan önce, ilk olanımızı kimin, nasıl var ettiği konusunda bile anlaşamadık. Var idik bir şekilde, türlü farklı şekilde. Çoktuk. Aynı değildik. Geldiğimiz yerler, anamızdan öğrendiklerimiz, dilimiz, dinimiz, derimiz, rengimiz, cinsiyetimiz, hayat kurallarımız farklı. Kurduğumuz hayatlar benzemez.

 



BaşkaDünyalar // “Öteki”nin tercümesi

Ted Chiang, çağdaş spekülatif kurgu alanında Neil Gaiman ve China Miéville’den sonra adından sıkça söz ettiren yazarların başında geliyor. Onun alametifarikası ise öykücü olması. Chiang, çağdaşları gibi kalın romanlara imza atmak yerine kimi zaman kısa öyküler, kimi zaman kısa roman da denebilecek uzun öyküler kaleme alarak, özellikle bilimkurgu türünde kendine ait bir konum edinmiş durumda.



Aşina Bir Evren: Kaza Süsü

Kendi anlatı evrenini kuran, hikâyelerini birbirine teyelleyip size aşina bir karakteri başka bir öykünün kıyısından geçiren yazarlara pek meftunum. Bunun nedeni kültürel kodlarımıza kazınan Binbir Gece tarzı anlatılar olabileceği gibi Borges’i pek sevmemize neden olan oyuncu tavır ya da postmodern estetiğin parçalanmış gerçeklik fikri de pekâlâ olabilir.



Anday vakası

Sanat ortamında en çok konuşulan disiplin şiir ise en çok konuşanlar da şairlerdir. Bu durumu bir tanıma, kalıba sığmaz verili şiire karşı çıkışlar kadar yeni tarifler önerilmesi ya da giz dolu şiirin şifrelerini çözme, açıklama çabası şeklinde açıklayabiliriz. Peki bunca yazı, deneme, tanıtımdan geriye ne mi kalıyor?



Edebi zevkler ve toplumsal idrak fırsatları

Yazıya bir anekdotla başlayacağım. Fen edebiyat fakültesinin İngiliz dili ve edebiyatı anabilim dalında öğrenim görürken, bölümden Şırnaklı bir dostum vardı. Bir bahar günü kampüsün çimleri üzerinde uzanıp birlikte keyif çatarken, elinde Fawaz Husên’in Amidabad kitabını görünce kafama dank etmişti.



Güneşin yeni ışıklarıyla gelen öyküler

Genç kuşak Türk edebiyatına yakından bakacaksak "tür edebiyatı" yaratma konusunda çaba gösteren yazarların yapıtlarına özellikle dikkat etmek gerekiyor çünkü onlar 1950'lerde boy atan modernist eğilimlerin etkisiyle yola devam eden; Sait Faik, Yusuf Atılgan, Oğuz Atay gibi yazarların "paltosundan çıkmakla" övünen bir edebiyatçı kalabalığının "ciddiyet ve yüksek edebiyat" talebiyle kolaylıkla gö



Zengin kız, fakir oğlan

Türk sineması içinde apayrı bir dünyadır Yeşilçam. Güzel ve masum kızları, yakışıklı ve mağrur delikanlıları, zalim ve zengin babaları, sevecen ve telaşlı anneleri ve çoğu bir filmden diğerine değişmeden gelen mahallelisiyle, her daim hoş geldiğimiz bir komşu evi gibidir.



Çocukluğun tali yollarında...

Hayatın içinde çocukluğun tali yolları gizlenmiştir. Bazen bir şey olur. Sen sokakta yürürken mesela, civardaki bir mutfaktan dışarıya kızarmış biber kokusu sızar, gelir burnuna değer ve sen bir anda dört yaşına ışınlanırsın. Annen tavanın başında, yağda cızırdayan biberleri çevirirken gizli gizli ağlıyor.



Tüccarlar

Fransız tiyatrosu ve çağdaş yazarları günümüz dünyasının hem tektipleşmiş gündelik yaşamının hem de evrensel ‘saçmalık’larını ne kadar eleştiriyorlar buradan takip etmek oldukça güç ama bir yazar var ki her yazdığı o saçmalığa iyice bir dokunuyor. İşin doğrusu, yazmadıkları asıl dokunan.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.